|
Peygamberimizin Mucizeleri Ýnsanlarýn bazýlarý Allah’ýn elçilerinin söylediklerini hemen kabul... |
|
| |
|
Çocuklar Ýçin Hadis Kitabý UÐURBÖCEÐÝ YAYINLARI, çocuklarýn manevi dünyalarýný zenginleþtirmeyi... |
|
| |
|
Kesilen Gitar Okuyucularýn uzun yýllardýr HAYATIN ÝÇÝNDEN HÝKAYELER’i ile tanýdýðý... |
|
| |
|
www.zaferyayinlari.com Zafer Yayýn Grubu'nun bütün kitaplarýný inceleyebileceðiniz ve satýn... |
|
| |
|
Hazýr Cevaplar 2.Kitap Öyle insanlar vardýr ki, çoklarýný keder ve hüznün kuytularýna çeken... |
|
| |
| Diðer Kitaplar |
|
Çocuk, Bayram ve Oruç
ÇOCUKLAR küçük yaþtan itibaren Ýslâm adýna ilk defa onun bayramlarýyla karþýlaþýrlar. Onlar için din, babalarýnýn aldýðý cici cici elbiseler veya bayramda büyüklerin kendilerine verdikleri hediyeler veya bayram yerinde tatlý tatlý vakit geçirmek için baþvurduklarý oyun ve eðlencelerdir. Böyle kendilerine neþe, þefkat ve hediye getiren, fakat kendilerinden hiçbir þey istenmeyen bayrama ve dolayýsýyla dine müteþekkir olurlar. Ýslâm'ýn namaz, oruç gibi ibadetlerle deðil de, öncelikle bayram vasýtasýyla temasa geçmesi ve daha sonra yaþlarý ilerledikçe hallerine göre daha baþka mükellefiyetlerden onlarý mesul tutmasý geliþi güzel, tesadüfi deðildir. Bu, onlara bir þey teklif etmeden, onlardan bir þey istemeden önce, onlara bir þeyler vermenin lüzumunun bir ifadesidir. Bu münasebetle Ýslâm, onlarýn seviyesine inerek, onlarýn anlayacaðý dilde, hoþlanacaðý þekilde, kendini onlara takdim etmiþtir. Ayrýca bu sayede Ýslâm, çocuklarýn çocukluk hatýralarýna karýþarak bütün bir ömür boyu onlardan ayrýlmaz, daha doðrusu onlarýn bir parçasý haline geliyor. Þu halde, ister kendi çocuklarýmýz, ister akraba, eþ-dost çocuklarý, isterse de fakir fukara çocuklarý olsun, elden geldiði kadar onlara, bütün bir ömür boyu unutamayacaklarý tatlý hatýralarla dolu günler geçirtmeye çalýþmalýyýz ki, bu sayede bayrama, dolayýsýyla Ýslâm'a kendilerini daha yakýn hissetsinler, bayram ve Ýslâm'ý sevsinler. Kiþinin çocukluðu, büyüklüðünün babasýdýr. Oruç çocuða maddi deðerlerin üzerinde manevi deðerleri öðretir BAYRAMLARI tanýyýp sevdikten sonraki yýllarda çocuklar oruçla da tanýþýr. Çocuklarýn, her türlü yemek, meyve ve soðuk sularýn karþýsýnda hiçbir maddi karþýlýk olmaksýzýn ve ummaksýzýn aç susuz kalmalarý onlara, gözle görünen, elle tutulan maddi âlemi, yani maddi deðerlerin, para ve rütbenin üstünde birtakým manevî deðerlerin var olduðunu kabul ettirir. Böyle yetiþen gençlerin kafalarýnda, madde üstü bir takým manevi deðerler belirginleþir. Çünkü ne kendi ne de kendi gibi baþkalarý, ne para ne de baþka menfaatler için aç kalmaktadýr. Öyle ise paranýn bile yaptýramayacaðýný yaptýran bu manevi güç, paradan ve onun gibi her þeyden yüksek, hem çok yüksektir. Böylece gençler paraya, þehvete tapmaz, deðer vermez olurlar. Yani para için yaþamazlar. Onu gaye deðil, vasýta kabul ederler. Oruç çocuða hareketlerinden mesul olacaðýný öðretir ORUÇ sayesinde çocuklarýmýz hiç kimse yokken kendini gören ve bütün hareketlerini takip eden, fakat kendisinin göremediði bir varlýðýn mevcut olduðunu derk edince, bütün hareketlerinde tedbirli, temkinli olmasý gerektiðini, aksi takdirde yaptýðý hareketlerden mesul olacaðýný da kavramaya baþlar. Bu da çocukta kendi kendini kontrol altýnda tutma, yaptýðý, daha doðrusu yapacaðý bütün iþlerde kendi kendini hesaba çekme alýþkanlýðýný doðuracaktýr. Böylece çocukta, her türlü maddi baskýdan uzak, saðlam bir þahsiyetin geliþmesi mümkün olacaktýr. Yani, hareket ve faaliyetlerinde zahiren serbest, fakat aslýnda bir takým manevî müeyyidelere baðlý, onlara göre hareket eden insanlar olarak yetiþeceklerdir. Oruç çocuðu yetiþkin olmaya özendirir ÇOCUKLARIN ve gençlerin oruç tutmalarý, yani büyüklerin yaptýðýný yapmýþ olmalarý, ayný zamanda, onlarý büyüklerin safýna geçirecek ve diðer konularda da büyüklere benzeme arzusuyla hareketlerinde daha olgun, daha aðýrbaþlý olmalarýna sebep olacaktýr. Böylece memleketin geleceði olan gençler, küçükten itibaren yaptýklarýndan mesul olma, sorumluluk hissiyle büyürler. Baþka bir deyiþle, yaptýklarý her harekette ondan doðacak sonuçlarý düþünen, karþýlaþtýðý müþkül meselelerde mensup olduðu dinin deðer ölçülerine göre þahsen, kendi kendine karar verebilen insanlar olarak toplumdaki vazifelerine hazýrlanýrlar. '” Ali Murat Daryal, Dini Hayatýn Psiko-sosyal Temelleri
|