|
Peygamberimizin Mucizeleri İnsanların bazıları Allah’ın elçilerinin söylediklerini hemen kabul... |
|
| |
|
Çocuklar İçin Hadis Kitabı UĞURBÖCEĞİ YAYINLARI, çocukların manevi dünyalarını zenginleştirmeyi... |
|
| |
|
Kesilen Gitar Okuyucuların uzun yıllardır HAYATIN İÇİNDEN HİKAYELER’i ile tanıdığı... |
|
| |
|
www.zaferyayinlari.com Zafer Yayın Grubu'nun bütün kitaplarını inceleyebileceğiniz ve satın... |
|
| |
|
Hazır Cevaplar 2.Kitap Öyle insanlar vardır ki, çoklarını keder ve hüznün kuytularına çeken... |
|
| |
| Diğer Kitaplar |
|
Satırarkası | Eylül 2007
Gün boyu açık büfe Ramazan keyfi! YOK HAYIR, hayalî bir cümle değil bu. Çok bilinen dindar bir gazetenin sayfaları arasında yer alan bir ilân. Ramazan ilânı. İlânın ana başlığı 'Tatilde Ramazan Keyfi.' İçeriğinde ise şunlar yazılı: 'Davulcusu, şerbetçisi, meddahı, sema gösterileri, fasıl dinletileri, tasavvuf müziği konserleri, film gösterileri, ramazana özel animasyon şovları, Geleneksel Türk Mutfağından eşsiz lezzetteki iftar ve sahur yemekleri, günboyu açık büfe yemek servisi ve sahura kadar hizmet veren açık ve kapalı havuzları ile bu yıl ramazan keyfini, size özel oluşturacağımız ramazan atmosferi içerisinde tatille birlikte yaşayın.' Bu satırlar hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki. Ramazan'ı '˜kültürel bir zenginlik' olarak okuduğunuzda, gelip toslayacağınız duvar işte burası. 'Nerede o eski Ramazanlar' denilerek yıllarca sadece direklerarası eğlenceleri, ya da nefsin çok hoşuna giden zengin iftar menüleri nazara verilince, Ramazan'ın ibadet ruhundan soyunup çırılçıplak kalması elbette kaçınılmazdı. Özünde aç kalmak yoluyla nefsi dizginlemek ibadeti olan Ramazan, sathî bir kültür olarak görüldüğünde, nefsin daha da azgınlaştırılacağı bir zaman dilimine dönüşebiliyor. Ayrıca Ramazan'da elbette bir lezzet vardır, ama bu asla bir '˜keyif' değildir. Ruh, mide ve diğer uzuvların tuttuğu oruçla melekleşir ki, lezzeti de buradan alır; yoksa eşsiz lezzetteki iftar ve sahur yemeklerinden değil! İlânda vurgunun nefsî lezzetlere olduğu o kadar belli ki! Ramazan cümle ortasında geçtiği halde küçük harfle yazılmış, buna karşılık 'Geleneksel Türk Mutfağı' ifadesi, âdeta Ramazan'ın kurumsallaşmış ana unsuru, ayrılmaz bir parçası gibi büyük harfle yazılmış. Bir anlığına Hazreti Peygamber'in bazen tek bir hurmayla iftar ettiğini hatırladığımızda, iftar yemeklerinin sanki gün boyu acıkmanın intikamı alınırcasına geleneksel Türk mutfağının eşsiz lezzetlerinin yardıma çağrılarak bir nefis şölenine dönüştürülmesi ne kadar acınası bir manzara arz ediyor. Bir zamanlar sırf Ramazan'a saygısından ötürü meyhaneler bile bir ay boyunca kapılarına kilit asardı. Bugün beş yıldızlı otellerimize düşen, belki kapılarını kapatmak olmasa bile, herhalde 'Ramazan keyfi' 'Ramazan tatili' gibi uçuk kaçık ifadelerle Müslümanları ruhen en büyük kazançları elde edecekleri bir aydan mahrum etmeye yeltenmemeleri. ... Ayşe Şasa: 'Ne büyük bir kayıpmış oruçlu olmamak!'' ÇOCUKLUĞUMDA, yetiştiğim çevrenin dinle diyanetle bir alakası olmadığı için, oruca dair bir çocukluk hatıram da yok. Bayramdaki el öpme ziyaretlerinden nefret ettiğimi, bayramın benim için bir şey ifade etmediğini hatırlıyorum. Çünkü bayram, ancak oruç yaşandığı, insanın o Ramazan ikliminde manevi sevinci, manevi derinleşmeyi gerçekleştirdiği, dini bir hayatı yaşayıp tefekkür ettiği zaman anlam kazanıyor. Bu yüzden benim çocukluğumun bayramları, Ramazan'ı ve orucu olmadığı için bir anlam taşımıyordu. İlk orucumu kolejdeyken, deneme kabilinden tuttum. Kolejde sessiz sedasız oruç tutan bir azınlık grup vardı. Bu orucum nasıl bir tecrübeydi, hatırlamıyorum. Allah'ın rızasını taşımayıp aç kalmaktan ibaret olunca bir anısı da kalmamış demek ki. Ben ilk Ramazan oruçlarımı 1988'de tuttum, geçen kırk yılda hayatın o aydınlık ve derin yanını yaşayamadığımı, gençliğimde nasıl olup da yaya kaldığımı fark ettim. Bakıyorum da ne büyük bir kayıpmış oruçlu olmamak; bomboş ve acılı bir hayatmış yaşadığım. ... Piskoposun önerisi: 'Gelin '“Allah diyelim' HOLLANDA'NIN Breda kentinin Piskoposu Tiny Muskens, İslâmiyet dışındaki dinlerde de tanrının adının Arapça'daki gibi Allah olarak ifade edilmesinin gerektiğini söyledi. Muskens, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada, her dinde tanrının başka bir isimle tanımlandığını anımsatarak, Allah sözcüğünün bu tanımlamalar içinde en güzeli olduğunu belirtti. Tanrının adının bütün dinlerde tek bir isimle '˜Allah' olarak anılması halinde, dinler arasında heyecana yol açan kimi yanlış anlamalar ve olumsuz gelişmelerin de önlenebileceğini ifade eden Piskopos Muskens, günümüz koşullarında böyle bir isteğin yaşama geçme şansını çok düşük gördüğünü de kaydetti. Hollandalıların dışında Almanlar Allah'a Gott, Fransızlar Dieu, İtalyanlar Dio, İspanyollar Dios, İngilizler God, Portekizliler ise Deus diyor. ... Bu bir emirdir! 'Kralın karşısında esnemek görgü kurallarına aykırıdır, esnemeni yasaklıyorum' dedi Kral. 'Ama buna engel olamıyorum' dedi Küçük Prens şaşkınlıkla. 'Uzun bir yoldan geldim ve hiç uyumadım.' 'O halde esnemeni emrediyorum' dedi Kral, 'yıllardır esneyen birini görmedim. İnsanların nasıl esnediğini merak ediyorum. Haydi şimdi yeniden esne. Bu bir emirdir.' Küçük Prens kıpkırmızı olmuştu. 'Beni korkutuyorsunuz. Artık esneyebileceğimi sanmıyorum' dedi. '”Saint Exupery, Küçük Prens'ten
|