|
Peygamberimizin Mucizeleri Ýnsanlarýn bazýlarý Allah’ýn elçilerinin söylediklerini hemen kabul... |
|
| |
|
Çocuklar Ýçin Hadis Kitabý UÐURBÖCEÐÝ YAYINLARI, çocuklarýn manevi dünyalarýný zenginleþtirmeyi... |
|
| |
|
Kesilen Gitar Okuyucularýn uzun yýllardýr HAYATIN ÝÇÝNDEN HÝKAYELER’i ile tanýdýðý... |
|
| |
|
www.zaferyayinlari.com Zafer Yayýn Grubu'nun bütün kitaplarýný inceleyebileceðiniz ve satýn... |
|
| |
|
Hazýr Cevaplar 2.Kitap Öyle insanlar vardýr ki, çoklarýný keder ve hüznün kuytularýna çeken... |
|
| |
| Diðer Kitaplar |
|
Evrim mi, Akýllý Tasarým mý?
ABD’de Ulusal Bilim Eðitimi Merkezi’nde çalýþan evrimci Nicholas Matzke ile Akýllý Tasarým teorisini savunan Mustafa Akyol arasýnda online olarak yapýlmýþ müthiþ tartýþma. Bir yanda evrim, diðer yanda Akýllý Tasarým savunmasý… Amerika’da okullarda kâinatýn yaratýlmýþ olduðunu savunan teorilerin okutulup okutulamayacaðýnýn tartýþýldýðý dönemde, seyircilerin de sorularýyla katýldýðý bu tartýþma, epey ses getirmiþti. Þimdi, oldukça ufuk açýcý olan bu tartýþmanýn önemli bölümlerini siz deðerli okurlarýmýza sunuyoruz. söylüyor. Ama aslýnda bu konuda yüzlerce makale yayýnlandý. Kenneth Miller’in dediði gibi, “Behe’yi inandýrmaya hiçbir þey yetmiyor.” AKYOL: Bir yanda gerçekler var, bir yanda Darvincilerin söyledikleri… Evvelâ, standart Darvin öyküleriyle hemfikir olmayan sadece AT savunucularý deðil. Kuþlarýn kökeni tartýþmalý bir konudur. Medyada çok popüler olan dinazor teorisi, uydurma bir teoridir. Bunu, dünyanýn en ünlü kuþbilimcisine Alan Feduccia’ya sorun. Kendisi AT’yi savunmaz, evrimcidir, ama kuþlarýn dinazorlardan gelmediðini ve bu düþüncenin büyük bir efsane olduðunu söylüyor. Ýlk bilinen kuþ Archaeopteryx’in atasý olduðu iddia edilen dinazor, ondan çok daha genç. Böyle bir þey olabilir mi? Ayrýca, Darvincilerin evrimin nasýl meydana geldiði konusunda hesap veremediðini bir tek Behe söylemiyor. Evrimci biyokimyacý Franklin M. Harold da ayný düþünceyi paylaþýyor: “Kabul etmek zorundayýz ki, biyokimyevî veya hücrevî sistem evrimine iliþkin halihazýrda Darvin mantýðýna uygun detaylý bir açýklama yok, sadece birtakým hayalî spekülasyonlar söz konusu…” (2) Günümüzdeki evrim teorisi, Darvin’in orijinal teorisiyle ayný mý, yoksa geniþletilmiþ þekli mi? MATZKE: “Evrimleþmiþ þekli.” 1930’lu yýllarda tabiî ayýklanma teorisi, Mendel genetiðiyle birleþip “neo-Darvin sentezi”ni ortaya çýkardý. Burada, genlerin yeni nesil içinde ayýklanma prensibine uygun biçimde nasýl yayýldýðý dikkate alýnýyordu. Bugün, temel Darvin teorisinde hayal bile edilemeyecek bir noktaya gelindi. AKYOL: Günümüzdeki evrim teorisi ile Darvin’in teorisi ayný deðil. Darvin genetiði bilmiyordu. Bugün karþýmýzda neo-Darvinizm var. Buna, eski teorinin modern genetikle güncellenmiþ olan versiyonu diyebiliriz. Fakat Darvin’in temel görüþü olan tabiî ayýklanma, hâlâ devam etmektedir. Neo-Darvinizm, yeni bir evrim mekanizmasý olarak ‘‘tesadüfî mutasyonlarý’ eklemiþtir. Mustafa Akyol, evrimi destekleyen bilimsel delillere neden inanmýyor? Biyolojik sistemlerin kökenine iliþkin daha ne kadar adým ortaya çýkarýlmalý ki, Akyol evrime inansýn? AKYOL: Beni inandýracak olan adýmlar, Darvin’in kendisinin tanýmlamýþ olduðu adýmlar: “sayýsýz, peþ peþe gelen pürüzsüz modifikasyonlar.” Bana, hayatýn prebiyotik bir çorbadan meydana gelebileceðini gösterin, ben de Akýllý Tasarým’dan vazgeçeyim, bu iþlerin ilim sahibi bir varlýk tarafýndan takdir edilmiþ olduðunu düþünmeyi býrakayým. Doðrusu, yeryüzündeki hayatýn takdir edilmiþ gibi göründüðünü herkes kabul ediyor. Richard Dawkins The Blind Watchmaker (Kör Saatçi) kitabýnda söylüyor bunu. Fakat o buna “aþikâr tasarým” diyor ve bunun yanýnda kompleks canlýlarý meydana getiren doðal mekanizmalarýn da olmasý gerektiðini belirtiyor. Tamam, o halde, bana o doðal mekanizmalarý gösterin. Darvinciler bu yolu tercih etmek yerine, doðal mekanizmalarýn var olduðunu kesin sayarak, bu inançlarýný bilimin ayrýlmaz bir parçasýymýþ gibi sunuyorlar. Hayýr, bilimin böyle bir parçasý yoktur. Evrim teorisinde en büyük sorun, “eksik halka”dýr. Evrim teorisi bu sorunu nasýl izah ediyor? MATZKE: Kamuoyunda bilinen haliyle “eksik halka,” bir þehir efsanesidir. Bir kere, evrim bir zincir deðildir, bir aðaçtýr; ve tek bir eksik halkadan çok daha fazla bir þeydir. Bu noktayý açýklýða kavuþturduktan sonra, yaratýlýþçýlarýn canlýlarýn ara formlarýna ait fosillerin olmadýðý iddiasýna gelelim. Bu iddia sayýsýz kez dile getirildi. Fakat yaratýlýþçýlarýn kendisinden yanlýþ bir þekilde alýntý yaptýðý Gould’un da dediði gibi, “ara formlar tür düzeyinde genellikle eksiktir, ama büyük gruplar arasýnda son derece boldur.” (3) AKYOL: Eksik halka önemli bir tartýþma konusudur. Darvinciler bazý eksik halkalarýn olduðunu ve zamanla ortaya çýkaracaklarýný iddia ediyorlar. Diðerleri ise, bunu reddediyorlar. Darvin savunucularý bu iþin içinden çýkamayacaklarýný anlayýnca, halka yerine “dakik denge”yi önerdiler. Gould ve Eldredge, 70’lerin sonlarýndan itibaren, “evrim o kadar hýzlý meydana geldi ki ardýnda hiç ara form býrakmadý.” demeye baþladýlar. Eðer gerçek buysa, arkada hiç iz kalmadýysa, bunun meydana geldiðini siz nereden biliyorsunuz? Her neyse… Gould, evrim sürecini halka halka izah eden bir mekanizma ortaya koymadýðý için Dawkins tarafýndan eleþtirildi. Gould ise, cevaben, görüþünün fosillerce desteklendiðini öne sürdü. Yani bir tarafta fosiller var, diðer tarafta sözde mekanizma. Fakat aralarýnda herhangi bir örtüþme yok. Evrimciliðin ardýnda ideoloji var mý yoksa sadece bir bilim mi? Eðer sadece bir bilim ise, neden farklý inançlardan insanlarla bu kadar çatýþma halinde? MATZKE: Bazýlarý evrimi ideolojileri desteklemek için kullandý. Meselâ güneþ merkezli âlem fikri, atomculuk, psikoloji bunlara örnek olarak verilebilir. Richard Dawkins gibi ateistler ise, tasarým iddiasýný çökerterek tanrýnýn varlýðýný tartýþmalý hale getirmeye çalýþýyorlar. Böylelikle, iki kamp oluþuyor ve tartýþma metafizik alana kayýyor. Oysa, bilim doðal dünyayý araþtýrmakla sýnýrlýdýr. Allah’ýn varlýðý veya ilahi varlýklarýn tabiata müdahale edip etmedikleri bilimin sýnýrlarýnýn dýþýndadýr. AKYOL: Evrimciliðin, daha doðrusu Darvinizmin, ardýnda elbette bir ideoloji var. Fakat bu teorinin savunucularý size ideolojik bir yanlarý olmadýðýný ve sadece yeryüzünde hayatýn nasýl meydana geldiðini ortaya koymaya çalýþtýklarýný anlatýrlar. Oysa, gerçek bu deðil. Teori, yeryüzünde hayatýn kökenini izah etmede sadece doðal sebeplere baþvurur. Doðal olmayan, yani aklî sebeplere hiçbir zaman baþvurmaz. Halbuki, bilim hakikatin emprik araþtýrmasý anlamýna gelir. Bu hakikatin tabiatçýlýkla örtüþüp örtüþmediðine, tabiat incelenmeden karar verilemez. Peki Darvin savunucularý ne yapýyor? Hayatýn bütünüyle sebepler tarafýndan evrimleþtiði ve bundan asla þüphe edilemeyeceðini savunuyorlar. Emprik bir bilgi deðil bu, sadece bir inanç! Ünlü Darvinci Richard Lewontin’in dürüstçe söylediklerine bakýn: “Biz daha baþtan materyalizme adanmýþýz. Bilimin metodlarý ve kurumlarý bizi dünyayý maddi düzlemde izah etmeye zorluyor deðil aslýnda. Tam tersine, maddi sebeplere baðlýlýðýmýz, bizi, maddi izahlar üreten kavramlarý kullanmaya zorluyor. Bütün bunlar, tanrýnýn yeryüzüne adým atmasýný istemediðimiz için oluyor.” (3) Darvinizmin ardýndaki ideoloji, materyalizm ve tabiatçýlýktýr. Ve maksat, “tanrýnýn yeryüzüne adým atmasýna izin vermemektir.” Niçin evrimden hala teori diye bahsediliyor? AKYOL: Gerçekler, bizim gözlediðimiz þeylerdir. Yerçekimi bir gerçektir. Bütün elmalar aðaçla baðlantýsý kopunca yere düþer. Bunu gözlemleyebilirsiniz. Fakat, Darwinizmin büyük anlatýlarýný þimdiye kadar hiçkimse gözlemlemedi. Cansýz bir madde olan basit kimyasallardan canlý bir hücre ve sonra bu hücrenin geliþip yeniden organize olup yeryüzündeki tüm hayatý oluþturduðunu gözleyen yok. Bir Darvin savunucusu, “Elbette gözlemiyoruz, çünkü bu süreç milyarlarca yýl alýyor” diyecektir. Ama eðer gerçek buysa, o evrim süreçlerinin küçücük parçacýklarýný gözleyebilir olmamýz gerekmez miydi? Bunu da görmüyoruz. Ve Darvin savunucularýnýn sürekli bahsettiði ünlü “gerçekler” hakkýnda en iyi ifade, belki de, biyolog Jonathan Wells’in makalesinin baþlýðýdýr: The Survival of the Fakest (En Sahtekârýn Hayatta Kalýþý)(4). Hasýlý, evrim tarihi, bir sahtekârlýðýn bilim adý altýnda yýllarca insanlarýn zihninde kurduðu hegemonyanýn diðer adýdýr. DÝPNOTLAR: 1. Simpson 1967, s. 345 2. Franklin M. Harold, The Way of the Cell: Molecules, Organisms and the Order of Life 205 (New York, Oxford University Press 2001) 3. “Evolution as Fact and Theory,” Hen’s Teet Stephen Jay Gould, “Evolution as Fact and Theory,” Hen’s Teeth and Horse’s Toes: Further Reflections in Natural History, New York: W. W. Norton & Company, 1994, s. 260. 4. http://www.discovery.org/ articleFiles/PDFs/survivalOfTheFakest.pdf
|