|
Peygamberimizin Mucizeleri Ýnsanlarýn bazýlarý Allah’ýn elçilerinin söylediklerini hemen kabul... |
|
| |
|
Çocuklar Ýçin Hadis Kitabý UÐURBÖCEÐÝ YAYINLARI, çocuklarýn manevi dünyalarýný zenginleþtirmeyi... |
|
| |
|
Kesilen Gitar Okuyucularýn uzun yýllardýr HAYATIN ÝÇÝNDEN HÝKAYELER’i ile tanýdýðý... |
|
| |
|
www.zaferyayinlari.com Zafer Yayýn Grubu'nun bütün kitaplarýný inceleyebileceðiniz ve satýn... |
|
| |
|
Hazýr Cevaplar 2.Kitap Öyle insanlar vardýr ki, çoklarýný keder ve hüznün kuytularýna çeken... |
|
| |
| Diðer Kitaplar |
|
Hoþlaþmadýðým Laflar-2 / Hüdai Kalender
MUHTEREM okuyucularým! Fi tarihinde* “Hoþlaþmadýðým laflar” adýnda bir yazý kaleme almýþ ve sizlerle paylaþmýþ idim. Bir kýsým okuyucumuz, bu yazýyý fevkalade beðenmiþ ve türlü türlü internet sitelerinde, efendime söyleyelim, blog sayfalarýnda ve dahi forum adreslerinde halkýmýzýn istifadesine sunmuþ idi. Allah cem-i cümlesinden razý olsun! Bu cem-i cümlesi içine, yazýmýzý beðenip takdirlerini ifade edenler bulunduðu gibi; “býrak bu iþleri devlet su iþleri” kabilinden tenkidler edip, Hüdaî kardeþinize boyunun ölçüsünü hatýrlatanlar da dahildir. Allah oncaðýzlardan da razý olsun! Ýmdi, beðenmeyenlerden kat-ý nazar edip—zira, söylemesi ayýp sayýca pek bir azdýrlar—beðenenlerin hatýrlarý için bu ay bize ayrýlan sahifemizde, iþte bu “hoþlaþmadýðým laflar” faslýnýn ikincisine yer vereceðiz. Rabb Teala’nýn izin ve inayeti ile... Ýþte iþittiðimde ensemden tepe baþýma doðru bir üþümek ve ürpermek hissine kapýldýðým laflardan bir kaç tanesi de þunlardýr, buyrun: “TABÝATIN MUCÝZESÝ” EN fenasý budur! Bakýnýz Allah, kiþioðlunun aklýna bir körlük verdiðinde, ne acýklý hallere düþmekte ve ne mânâsýz sözler sarfetmektedir, görünüz: Vakti zamanýnda bir zeytinyaðý reklâmý var idi. Bendeniz zeytini ve zeytinyaðýný fevkalâde severim. Ol sebeple, bu mübarek nimet ile ilgili her ne var ise, alâkamý çeker. Söz konusu reklâmda bir haným kýzýmýz—kendisini görmeyiz ama sesini duyarýz— “Zeytinyaðý, tabiatýn mucizesi. Yeyin için saðlýktýr, bizden söylemesi!” demekte idi. Þimdi muhteremler bakýn! Mucize demek, olaðanüstü, fevkalâde, sýradan olmayan, acayip, tabiatüstü.. demektir. Haným kýzýmýzýn dediði gibi zeytinyaðý mucizedir. Ve bir þey mucize ise “tabii” deðildir, fevkalâdedir, tabiatýn fevkindedir. Hülasa: Bir þey mucize ise, tabiatýn olamaz; tabiatýn ise mucize olamaz! Öyleyse, “Tabiatýn mucizesi” gibi bir laf, en hafifinden boþ laftýr! Kullanmayýnýz, rezil olmayýnýz. Allah’ýn mucizesi deyiniz. Hem sevaba giriniz... “SÝZDEN ÝYÝ OLMASIN” CANIM efendim, iyiye ve özellikle insanýn iyisine bu kadar ihtiyacýmýz olan bir zamanda, böyle bir temenni ne kadar boþ bir laftýr, izaha gerek var mýdýr? Bana, sohbet muhabbet meclislerinde, “sizden iyi olmasýn, falanca yerde bir ahbabýmýz var, maiþetini kokoreççilik ile temin eder” dediklerinde, fevkalâde mahcub olurum. Bazen dayanamam: “Olsun efendim olsun! Bizden de iyi olsun, sizden de iyi olsun! Fena mý? Ýyiler çoðalsýn ki, kötülerin adý silinsin gitsin” demekten kendimi alamam. “Sizden iyi olmasýn..” Niyçin olmasýnmýþ? Ne zararý var? O muhterem yahut muhtereme iyi olunca benim iyiliðim mi azalacak? Hepimiz elden avuçtan geldiðince iyi olalým. Ve iyilikte birbirimizle yarýþalým. Rabbimiz, “Hayýrda yarýþýn” buyurmaktadýr. Eþ dost ve akrabalarýmýza iltifat edeceksek, böyle acaib-ül garaib ve hikmetsiz temennileri býrakalým derim. Bu laflar dalkavuk mirasý laflardýr. “Ýyi insanlar, iyi atlara binip gitti” diyen þairi bütün bütün haklý mý çýkaracaðýz yahu!.. “HAYATINI YAÞA” PEH! Ýþte bu söz dahi, bendenizi fevkalâde rahatsýz eder. Genellikle, eli ayaðý yerinde durmayan, gözleri fýldýr fýldýr dönen bazý kimselerin, halim selim, aklý baþýnda, mazbut çocuklara þöylesinden laflar ettiðini iþitmiþliðim vardýr: “Ya, arkadaþým, biraz da hayatýný yaþa! Gel gezelim tozalým. Þu bahar mevsiminde okumak yazmak senin neyine gerek!” Ey ona buna hayatýný yaþa diyen arkadaþ! Senin hayatýný yaþamaktan anladýðýn bu gezip tozmalar, iþret etmeler—safi zihinleri bulandýrmamak için tasvire girmiyorum—ise, yuh sana! Bir bu kadar daha yaþamak ihtimali giderek azalan bu Hüdai kardeþine azýcýk kulak ver! Ona buna “hayatýný yaþa” diye öðütler vereceðine, kendi ömürcüðünün aðacýna bir bak! Kendi tarihçe-i hayatýný bir gözden geçir! Sen meraklanma, herkes hayatýný öyle ya da böyle yaþar. Mesele, nasýl yaþadýðýdýr! Bu meyanda bir öðüdün var ise, söyle de tutalým! (Bu fasýlda neþter, yara derinde olduðu için pek bir derinden gitti, mazur görünüz..) “ALLAH’IN DAÐI” ÝÞ bu söz de, lafýz doðru olmakla birlikte, söyleyenin muradý genelde sakat olduðu için, faslýmýzýn içine dahil edilmiþtir. Efendim, bendeniz vatanî vazifesini yapmak için, bir hudud karakoluna yollandýðýmda, bir takým eþ, dost ve ahbab arkamdan: “Allah’ýn daðý’na gidiyorsun be ya!” deyivermiþler idi. Ben vatanýmýzýn o güzide beldesine tayyare ile bir an önce vasýl olmak için yola çýktýðýmda, hep bu “Allah’ýn daðý” lafýný düþündüm durdum. Bana bu sözü söyleyen gafilun tabakasýndan kimseler olduðu için onlarýn birinci derecede muradlarý: “Oðlum yandýn! O dýmdýzlak daðlarda ne yapacaksýn. Bitmez senin askerliðin..” gibi menfi mânâlar idi. Ancak, halt etmiþlerdi. Zira, Allah’ýn olduðunu bildikten sonra dað da makbuldü, bað da... Mümin kimse için, her yer mesciddi. Öyle buyurmuyor muydu Cenab-ý Hak, “yeryüzü bir mesciddir” demiyor muydu? “Allah’ýn daðý” demek suretiyle, Allah’ýn daðýný küçümsemek, veyahut kötülemek mümin kimselerin aðzýna yakýþýr mýydý? Ben o tayyare uçaðýnda, “Allah’ýn daðlarýndan bir daða gittiðimi düþündüm durdum. O’na tevekkül ettim ve o dað, bana bað oldu. Hamdenlillah... Ey azizler, iþte geldik faslýmýzýn sonuna. Hüda ne vakit takdir eylemiþ ise, o vakit görüþmek üzere hoþça kalýnýz, Allah’a emanet olunuz.. * Söz konusu tarih Ocak 2008’dir.
|