Peygamberimizin Mucizeleri
İnsanların bazıları Allah’ın elçilerinin söylediklerini hemen kabul...
 
Çocuklar İçin Hadis Kitabı
UĞURBÖCEĞİ YAYINLARI, çocukların manevi dünyalarını zenginleştirmeyi...
 
Kesilen Gitar
Okuyucuların uzun yıllardır HAYATIN İÇİNDEN HİKAYELER’i ile tanıdığı...
 
www.zaferyayinlari.com
Zafer Yayın Grubu'nun bütün kitaplarını inceleyebileceğiniz ve satın...
 
Hazır Cevaplar 2.Kitap
Öyle insanlar vardır ki, çoklarını keder ve hüznün kuytularına çeken...
 
Diğer Kitaplar

Rehberlik Terapileri - Boşanmış Anne ve Kızı

Sayı: 383


İYİ BİR PSİKOLOJİK danışman, her an bir görüşme yapmaya hazır olmalıdır elinden geldiğince. çünkü Rehberlik Servisi'nin odasını her an biri çalabilir ve o biri, iç dünyasında taşıdıklarını içtenlikle paylaşmak isteyebilir. Ve asgari talebi, aynı içtenliği sizden de görmektir. Psikoloji literatüründe iyi bir danışmanın özelliği, bu yüzden, Ã’ayna temsiliÓyle izah edilir. Tıpkı bir ayna gibi, danışmanın iç dünyası da olabildiğince pürüzlerden arınmış ve başka bir iç alemi kendi üzerinde herhangi bir çarpıklığa mahal vermeden gÅ¡sterebilme hususiyetini haiz olmalıdır. DŸşÅ¸nŸn bir kere: Eğer danışman, karşısında oturan kişi canını sıkan bir konuyu anlatmaya başlamışken kendi sıkıntılarıyla boğuşuyorsa ve ne bileyim ödemesi gereken faturaları düşünüyorsa, danışana ne kadar faydalı olabilir ki? İşte bu nedenle, danışmanlık yapan uzmanlarda aranan en önemli nitelik, iyi bir Ã’dinleyiciÓ olmalarıdır. İyi dinleyemeyen birinin iyi bir danışman olması da beklenemez bu yüzden. Az önce Rehberlik Odası'na giren bayanı içeri buyur ederken de, zihnimden bu dŸşÅ¸nceler bir şimşek hızıyla geÂti. Ve kendimi yokladığımda bu aralar zihnimi fazlasıyla meşgul eden bir dŸşÅ¸nce olmadığını farkettiğimde, nasıl sÅ¡yleyeyim, mutlu oldum. Evet, karşımdaki bayanı rahat rahat dinleyebilirim şimdi. Ama asıl konuya geÂmeden Å¡nce, karşımdaki kişide ilk dikkatimi Âeken şeyin giyimi olduğunu belirtmeliyim. ' zerindeki deri ceketiyle oldukÂa şık giyimli bir bayan. Acaba nasıl bir Å¡ykŸsŸ var benimle paylaşmak istediği? Âdet olduğu Ÿzere, kendisine nasıl yardımcı olabileceğimi sorduğumda Å¡nce biraz durakladı ve sonra şunu sÅ¡yledi: Ã’Kızımda ruh' bir problem olup olmadığını merak ediyorum '¦mer Bey!Ó Bu cŸmleyi ne zaman duysam, iÂimden bir ses hemen Ã’Eyvah!Ó der. 'šÅ¸nkŸ bu cŸmle sahibi, sorunun tamamen kendisi dışında birisine ait olduğunu dŸşÅ¸nŸyor. Başka bir ifadeyle, bahsedeceği sorunla ilgili kendisinde en ufak bir kusur bulmuyor. Mantıklı dŸşÅ¸necek olursak, şÅ¡yle bir durumla karşı karşıya olduğumu siz de takdir edersiniz: Kızında bir ruh' problem olup olmadığı mevhum, yani henŸz belli değil. Ama karşımda oturan bayan daha en baştan sinyal veriyor. Zihnim bunu bir kenara not ettikten sonra gÅ¡rŸşme normal mecrasında devam etti: Ã’NiÂin bÅ¡yle dŸşÅ¸ndŸğŸnŸzŸ sorabilir miyim? Sizi bÅ¡yle dŸşÅ¸nmeye sevk eden nedir?Ó Ã’Nasıl sÅ¡yleyeyim '¦mer Bey, kızım benimle konuşmuyor. Ben onunla bŸtŸn dertlerimi, dŸşÅ¸ncelerimi paylaşmak istiyorum. Ama o bana yanaşmıyor. Gidip arkadaşlarıyla konuşuyor. Kendisiyle ilgili konuları onlarla paylaşıyor. Buna Âok ŸzŸlŸyorum. Ha bu arada sÅ¡ylemeyi unuttum. Altı ay Å¡nce boşandım ben.Ó Ã’Demek boşandınız...Ó BU SON cŸmle, Å¡ykŸnŸn belki de anahtar cŸmlesi olabilir. Bu Å¡yle bir cŸmle ki, Å¡ykŸdeki psikolojik dinamiklerin her birini yerli yerine oturtabilir. Nasıl mı? Kafamdaki muhtemel senaryo şÅ¡yle: Boşanmış eşlerin hepsinde gÅ¡rŸldŸğŸ Ÿzere, boşanma kişi Ÿzerinde ciddi bir yıpranma meydana getirir. Kadın da olsa erkek de olsa, hayatlarında bir anda bŸyŸk bir boşluk oluşur. Zaten başlı başına ciddi bir travma olan boşanma depreminin yaralarını sarmak iÂin eşler, meydana gelen boşluğu yeni ve sağlıklı ilişkiler kurarak kapatmak isterler. Bu gibi travma zamanlarında en Âok ihtiya duyulan ise, anlayışlı bir Ã’dert ortağıÓndan başkası değildir. Muhtemelen karşımda oturan bayan da, bÅ¡ylesi bir dert ortağına ihtiya duydu ve etrafında konuşabileceği başka kimse olmadığı iÂin bu rolŸ kızının oynamasını istedi. FAKAT gÅ¡zden kaÂırdığı bir nokta var: Kızı, yavaş yavaş ergenliğe doğru adım atmakta. Ve bu yaşlarda, kız olsun erkek olsun genÂler, aileleri ile kendi aralarında bir mesafe koyarlar. Onlar iÂin arkadaşları ve dahil oldukları gruplar, ailelerinden daha fazla Å¡nem kazanır. Ve bu normaldir. Kaldı ki kızının boşanmayla ilgili olarak annesini ne derece suÂlu gÅ¡rŸp gÅ¡rmediğini de bilmiyoruz. Eğer bÅ¡yle bir şey de varsa, o zaman anne ile kız arasındaki diyaloğu aksatacak ekstra nedenlere de sahibiz demektir. 'šizdiğim bu senaryonun en azından kaba hatlarıyla ne derece geÂerli olduğunu sınamak iÂin anneye şunu sordum: Ã’Peki kızınızın ders durumu nasıl? Ciddi bir dŸşÅ¸ş oldu mu?Ó Ã’Biraz oldu. Ama Âok fazla olmadı. Zaten kendimi bildim bileli kızım iyi bir Å¡ğrenci olmuştur.Ó Cevabın Âizdiğim senaryoya ilişkin beni iyice yŸreklendirmesinin de etkisiyle, anneye şunları sÅ¡ylemekten alamadım kendimi: Ã’Bakın hanımefendi, gÅ¡rebildiğim kadarıyla kızınızda herhangi bir ruh' sıkıntı veya problem yok. Ama galiba sizin iyi bir dert ortağına ihtiyacınız var. 'š' NK'  boşanmanın ertesinde yaşadığınız travmatik durumu henŸz tam olarak atlatamamış gÅ¡rŸnŸyorsunuz. Ve ihtiya duyduğunuz dert ortağı, yaşadığı dÅ¡nem itibarıyla kızınız olamaz. Onun şu anda kendi kişiliğini ayağa dikmek gibi Âok bŸyŸk bir sorunu var zaten. Belki siz onun bu sorununa, onun kararlarına saygı gÅ¡stererek, onu dinleyerek yardımcı olursanız, o da sizinle iyi bir iletişim kurmaya zaman iÂinde gÅ¡nŸllŸ olabilir. Ama Å¡nce sizin adım atmanız lazım.Ó Meseleye bu tarafından bakmayan anne iÂin bu sÅ¡zler elbette acıtıydı. Ama aynı zamanda isabetli de olmalıydı ki, annenin gÅ¡zlerinden bir anda yaşlar boşanmaya başladı. Belki de epey bir sŸredir arayıp da bulamadığı dert ortağı ben olmuştum. Annenin gÅ¡zleri ağlıyordu ama galiba kalbi iyileşme emareleri gÅ¡stermeye daha şimdiden başlamıştı. n


BİR ÖĞRENCİNİN İNTİHAR MEKTUBU
  Sayı: 385   Yazan: Ömer Baldık
BİR ÖĞRENCİNİN İNTİHAR MEKTUBU
  Sayı: 385   Yazan: Ömer Baldık
HER İSTEDİĞİ YAPILAN ÇOCUK
  Sayı: 384   Yazan: Ömer Baldık
Rehberlik Terapileri - Boşanmış Anne ve Kızı
  Sayı: 383   Yazan: Ömer Baldık
EKONOMİ DEĞİL, AHLAK KRİZİ!
  Sayı: 383   Yazan: Ömer Baldık
Rehberlik Terapileri - Suskun Kız Çocuğu
  Sayı: 382   Yazan: Ömer Baldık
BEREKTTE SAKLI SIRLAR
  Sayı: 382   Yazan: Ömer Baldık
PEYGAMBER ve ÇOCUK TERBİYESİ
  Sayı: 381   Yazan: Ömer Baldık
Arz Halifesini Arıyor
  Sayı: 380   Yazan: Ömer Baldık
Kişisel Gelişim Virisü
  Sayı: 378   Yazan: Ömer Baldık
 
 
Zafer Yayınları © 2009