Peygamberimizin Mucizeleri
İnsanların bazıları Allah’ın elçilerinin söylediklerini hemen kabul...
 
Çocuklar İçin Hadis Kitabı
UĞURBÖCEĞİ YAYINLARI, çocukların manevi dünyalarını zenginleştirmeyi...
 
Kesilen Gitar
Okuyucuların uzun yıllardır HAYATIN İÇİNDEN HİKAYELER’i ile tanıdığı...
 
www.zaferyayinlari.com
Zafer Yayın Grubu'nun bütün kitaplarını inceleyebileceğiniz ve satın...
 
Hazır Cevaplar 2.Kitap
Öyle insanlar vardır ki, çoklarını keder ve hüznün kuytularına çeken...
 
Diğer Kitaplar

Öykü (Sen Uyurken)

Sayı: 313


W. L. Larned BÜTÜN bunları, ancak sen uyurken yazabiliyorum. Az önce oturmuş tek başıma kitabımı okuyordum. Birden içimi bir pişmanlık dalgası kapladı. Kendimi çok suçlu hissediyordum. Kalkıp odana, senin yanına geldim. Küçük ellerinden biri yanağına dayanmış ve bukleli saçların terle ıslanan alnına yapışmıştı. Bu sabah, sen okula gitmek için giyinirken, yine seni azarlamıştım. Yüzünü iyi yıkamamıştın, ayakkabıların da kir pas içindeydi! Bir de yerlere eşyalarını atıp ortalığı dağıtman var ya, büsbütün sinirlendirmişti beni. Kahvaltı masasında da seni azarladım. Masanın üzerine birşey devirdin, dirseklerini masaya dayadın ve ekmeğine gereğinden çok tereyağı sürdün. Bu davranışlar beni çileden çıkarmıştı. Ben işe, sen okula gitmek üzere evden çıktık. Sen bana “Güle güle babacığım” diyerek el salladın. Ben karşılık bile vermedim ve sana “Omuzlarını dik tut, kambur yürüme!” diye çıkıştım. Akşam işten eve gelirken, seni sokakta dizlerini yere dayamış halde, toz toprak içinde çocuklarla oynarken gördüm. Ayakkabıların perişan haldeydi. Önüme katıp seni eve getirdim, arkadaşlarının yanında küçük düşürdüm. Sonra, “Bu ayakkabıların parasını sen kazansaydın, bakalım böyle kullanır mıydın?” diye azarladım. Akşam yemekten sonra ben çalışma odama çekilince, sen ürke ürke odama geldin. Ben ise, gazetemin üzerinden sana sert bir bakış fırlatarak, “Gene ne istiyorsun?” diye sordum. Sen hiçbir şey söylemedin, koşarak yanıma geldin ve kollarını boynuma dolayıp, beni öptün. Allah’ın kalbine verdiği sevgiyi, benim ilgisizliğim solduramamıştı. Sen, bu sevgi ile, o küçücük kollarınla beni sarıp sarmalamıştın. İşte böyle, yavrum. Sen yattıktan az sonra gazetem ellerimden kaydı. İçimi bir pişmanlık sardı. Sana karşı yaptığım hataları görmek, beni tarifi imkânsız bir şekilde üzdü. Galiba kusur aramak, azarlamak alışkanlık haline gelmişti bende. Seni seviyordum. Fakat, senin küçük bir çocuk olduğunu unutup, büyük insan davranışları bekliyordum senden. Ancak uzun yıllar sonunda biriktirilebilecek bir yığın hayat tecrübesine şimdiden sahipmişsin gibi davranmanı istiyordum. Oysa, senin ruhunda ne kadar gerçek, ne kadar doğru, ne kadar temiz şeyler var! Küçücük kalbin ne kadar da büyük! Benden yüz bulamadığın halde beni gelip öpmenle, bunu öyle güzel açıkladın ki... Korkarım ki, seni kocaman bir adam sandım bugüne kadar. Şimdi sana bakıyorum da, ne kadar küçüksün! Bebeğim bunu ancak şimdi anlıyorum. Meğer senden çok fazla şey istemişim oğlum!. Çok fazla şey... (Yayına hazırlanmakta olan Aile Öyküleri adlı kitabımızdan alınmıştır.)


Bir yıldız hikâyesi
  Sayı: 375   Yazan: Belirtilmemiş
Allah’ın Tayin Ettiği Ölçü: ALTIN ORAN
  Sayı: 372   Yazan: Belirtilmemiş
...
  Sayı: 371   Yazan: Belirtilmemiş
Hz Zeyd'den Mesaj
  Sayı: 366   Yazan: Belirtilmemiş
Katilin Tövbesi
  Sayı: 347   Yazan: Belirtilmemiş
Cömert Peygamber ile fakir bedevî
  Sayı: 327   Yazan: Belirtilmemiş
Hidayet Haberleri: “HAYATIMIN EN MUTLU GÜNÜ”
  Sayı: 325   Yazan: Belirtilmemiş
Esma-i Hüsna Yazıları: Yoktan Yaratılışta İki Safha: Bedî’ ve Fâtır
  Sayı: 325   Yazan: Belirtilmemiş
Mutluluk Çağı’ndan: “İlim Şehrinin Kapısı”
  Sayı: 325   Yazan: Belirtilmemiş
Düşündüren Öyküler: Paraya güvenmek
  Sayı: 325   Yazan: Belirtilmemiş
 
 
Zafer Yayınları © 2009