Peygamberimizin Mucizeleri
İnsanların bazıları Allah’ın elçilerinin söylediklerini hemen kabul...
 
Çocuklar İçin Hadis Kitabı
UĞURBÖCEĞİ YAYINLARI, çocukların manevi dünyalarını zenginleştirmeyi...
 
Kesilen Gitar
Okuyucuların uzun yıllardır HAYATIN İÇİNDEN HİKAYELER’i ile tanıdığı...
 
www.zaferyayinlari.com
Zafer Yayın Grubu'nun bütün kitaplarını inceleyebileceğiniz ve satın...
 
Hazır Cevaplar 2.Kitap
Öyle insanlar vardır ki, çoklarını keder ve hüznün kuytularına çeken...
 
Diğer Kitaplar

Akıl Öyküleri (Sadaka)

Sayı: 317


KARAKIŞIN bütün ağırlığıyla şehrin üzerinde egemen olduğu günlerden birinde yol kıyısında yaşlı bir dilenci, gelip geçene sadaka için avucunu açıyordu. Tipi bütün hızıyla esiyor, yoldaki hiçkimse yüzünü, havada uçuşan kar tanelerinden saklayamıyordu. Paltosunun kaldırdığı kürklü yakası ve şapkası arasında başını korumak isteyen bir genç, hızla evine doğru giderken, yaşlı kadını gördü. İçinden sadaka vermek geçti. Ama hava o kadar soğuktu ki, eldivenlerini çıkarıp kadına para uzatmaya üşendi. Ama kadına da çok acıdı. Bu dondurucu soğukta birkaç kuruşa muhtaç olup, yol üzerinde dilenmek zorunda kalmanın ne kadar dehşetli birşey olduğunu düşündü. “Zavallı sevgili ihtiyar” diye seslendi kadıncağıza. “Senin işin çok zor. Allah kolaylık versin sana!” Yaşlı nineye bu iki candan söz bile yetti. Delikanlının içten sözleri içini ısıttı. Sadaka alamadığı halde, genç adama teşekkür etti. Biraz sonra, yol üzerinden geçen atlı arabada oturan zengin bir adam da ihtiyar kadını farketti. Uşağına işaret edip, arabayı durdurttu. Zavallı dilenciye hediye vermek istedi. Cebinden para kesesini çıkarıp pencereyi açtı. Ama dışarıdaki fırtına sıcak arabaya öylesine hızla hücum etti ki, zengin adam kesesinden çıkardığı parayı hızla dilenciye doğru fırlattı, ancak attığı paranın bir peni değil, bir altın olduğunu son anda fark edebildi. Ama olan olmuştu... Zengin adam, evine döndüğünde, hâlâ dilenciye fırlattığı altını düşünüyordu. Dikkatsizliği yüzünden o kadar büyük bir para verdiğini düşünüp, kendi kendine kızıyordu. Oysa, bir altın onun için üzerinde düşünülmeye değmeyecek kadar küçük bir miktardı. Aynı gece, fakir delikanlı da, kadını düşünüp durdu. Mütevazi akşam sofrasını kurarken bile, kadının sefil görüntüsü hep gözünün önündeydi. Sonunda dışarı fırlayıp yaşlı kadının durduğu sokağa doğru koştu. Kadın hâlâ oradaydı ve yarı donmuş elleriyle karlar arasında zenginin fırlattığı altını arıyordu. Genç adam nineyi evine getirdi. Beraberce sofraya oturup, birlikte yemek yediler. O gece, Dünya İyilikler Defteri’ne zenginin fırlattığı bir altın yazılmadı bile. Ama ilk sıraya, iyi kalpli gencin iyiliği kaydedildi...


Bir yıldız hikâyesi
  Sayı: 375   Yazan: Belirtilmemiş
Allah’ın Tayin Ettiği Ölçü: ALTIN ORAN
  Sayı: 372   Yazan: Belirtilmemiş
...
  Sayı: 371   Yazan: Belirtilmemiş
Hz Zeyd'den Mesaj
  Sayı: 366   Yazan: Belirtilmemiş
Katilin Tövbesi
  Sayı: 347   Yazan: Belirtilmemiş
Cömert Peygamber ile fakir bedevî
  Sayı: 327   Yazan: Belirtilmemiş
Hidayet Haberleri: “HAYATIMIN EN MUTLU GÜNÜ”
  Sayı: 325   Yazan: Belirtilmemiş
Esma-i Hüsna Yazıları: Yoktan Yaratılışta İki Safha: Bedî’ ve Fâtır
  Sayı: 325   Yazan: Belirtilmemiş
Mutluluk Çağı’ndan: “İlim Şehrinin Kapısı”
  Sayı: 325   Yazan: Belirtilmemiş
Düşündüren Öyküler: Paraya güvenmek
  Sayı: 325   Yazan: Belirtilmemiş
 
 
Zafer Yayınları © 2009