39 Yazı İsmail Çolak
Tarihçi, Araştırmacı

Yazar Profili »

Amerika'ya Dikilen İlk İslam Sancağı II

Aralık 2017, 492 1787 Görüntülenme Eklenme Tarih: 25 Ocak 2018 17:15 İsmail Çolak

 

Geçen ay Kristof Kolomb’un 1492’de Amerika’ya gerçekleştirdiği keşfin ilk olmadığını; son yapılan ilmi araştırmalarda ortaya çıkan bilgi ve bulguların, Müslümanların daha 7-8. yüzyıllarda burayı keşfedip yerleştiklerini, geride bıraktıkları kalıntılardan hareketle dikkatlerinize sunmuştuk. Keşif hadisesinin hakikatini keşfetme serüvenimizi bu sayıda da sürdürüyoruz.

 

Kolomb’un Anılarındaki ‘Siyah Adamlar’

Kristof Kolomb’a, ikinci yolculuğu sırasında Espanola’daki (Haiti) yerliler, kendisinden önce adaya gelen siyah insanlardan bahsetmişlerdir. Delil olarak da Afrikalı Müslümanların bıraktığı mızrakları göstermişlerdir.  

Bu dönemde ABD’de yaşayan Müslümanlar, bugünkü Iroquois, Algonquin, Anasazi, Hohokam ve Olmec yerli kabileleri olarak tanınmaktadır.

 

Kolomb’un Gördüğü Cami Kalıntısı

Dahası Kolomb, Küba’nın kuzeydoğu kıyısındaki Cibara civarında yelken açarken güzel bir dağın üzerinde bir cami gördüğünü 21 Ekim 1492 tarihinde kayıtlarına geçirmiştir.

Hakikaten de daha sonraları yapılan araştırmalar neticesinde Küba, Meksika, Teksas ve Nevada’da minarelerinde Kuran ayetleri bulunan cami kalıntılarına rastlanmıştır.

 

Kolomb’un Esas Keşfi: Almayzar 

Kristof Kolomb, 1498’de Güney Amerika’daki yerlilerin simetrik örülmüş “Almayzar” olarak adlandırılan pamuklu ve renkli mendillerden de söz etmiştir. 

Kolomb daha sonra, bu mendillerin aslında Gine’deki başörtülere ve bel kuşaklarına renk, stil ve kullanım olarak çok benzediğini fark etmiştir. 

Almayzar, Arapça örtü, önlük veya etek anlamına geliyor. “Moors” diye tanınan ve 8. yüzyılda İspanya’yı fetheden Arap ve Berberi kökenli Kuzey Afrika halkının yerel giysisi olarak bilinmektedir.

Kolomb, yerli evli bayanların pamuklu çamaşırlar giydiğini görmüş ve “namus” kavramını nereden öğrendiklerine şaşırdığını yazmıştır.

 

Bulunan Sığınaklar Arabistan’dakilerle Aynı!

Ayrıca Araştırmacı Arkeolog Jamia Simpson, 1894 yılı sonunda New Jersey’den başlayıp New York’un kuzeyine kadar devam eden araştırmalarında, orman içlerinde yapılmış 300’e yakın sığınma yeri bulmuştur.

Simpson, bunların, Arabistan’ın güneyindeki Jabal Agabih’teki yapılarla aynı olduğunu tespit etmiştir. Kayaların yanında Endülüs Müslümanlarına ait muskalara da rastlamıştır. 

 

İlk bahseden Birunî...

Amerika kıtasından 1000 yıllarında bahseden ilk defa ilim adamı Birunî’dir (973-1051). Eserlerinde, Hind ve Atlas Okyanuslarının ötesinde büyük kara parçaları bulunması gerektiğini belirterek, Japonya’yla birlikte Amerika’nın varlığından da söz etmiştir. Avrupa ile Asya arasında bir ‘okyanus’un var olduğunu ve ortasında da bir ‘kıta’ olabileceğini iddia etmiştir. 

11. Yüzyılda yaptığı haritada, bu okyanusa dair bulgulara yer vermiştir. Eserleri üzerinde yapılan çalışmalarda, varlığından bahsettiği okyanusun Atlas Okyanusu; büyük kara parçasının da “Kuzey Amerika” olduğu ortaya çıkarılmıştır. (Günay Tümer, ‘Birunî’, DİA, c.6, s.214; Zeki Velidi Togan, ‘Birunî’, MEB, İA, c.2, s.642; Birunî’nin Denizler Haritası, Berlin Devlet Kütüphanesi, No: 5666.) 

 

Kaynakça: 

1. Barry Fell, 1983. Saga America, A Startling New Theory on the Old World Settlement of America before Columbus, Times Book, 1980.

2. Salih Yücel, “Islam and Muslims in America before Columbus”, Fountainmagazine, Issue 58/April-June 2007.

3. Kristof Kolomb, Seyir Defterleri, Keşif Yolculukları Günlüğü, Çeviren: Sait Maden, Çekirdek Yayınları, İstanbul, 1999.

4. Muhammed Hamidullah, “Kristof Kolomb’dan Önce Müslümanların Amerika’yı Keşfi”, İlk İslam Devleti (Makaleler), Çeviren: İ.Süreyya Sırma, İstanbul, 1992.

5. Mauricio Obregon, The Columbus Papers, The Barcelona Letter of 1493, The Landfall Controversy and The Indian Guides, New York, 1991, McMillan Co.

6. Salvatore Michael Trento, The Search for Lost America, Toronto, 1978, Penguin Books

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Hollanda'da Osmanlı İzleri / "Papacı Olmaktansa Türk Olmak Daha Evlâdır!"

Osmanlı, yüzyıllarca sadece askeri-siyasi sahada üstünlüğünü kabul ettirmekle kalmadı; kültür-medeniyet sahasında da varlığını benimsetti. Yaşam tarzı, kıyafeti, örf ve âdetiyle Avrupalıları hayran bıraktı. Hayatlarına ve gönüllerine girdi. Zamanla bütün kıta Avrupa’sında Osmanlı’nın hayat tarzı ve kültürü geniş bir yelpazede varlığını hissettirdi. Bu yazıda konuyu, yalnızca Hollanda özelinde incelemekle yetineceğim.

Devamı »

Çanakkale'nin Kahraman Hemşiresi Safiye Hüseyin

Dr. Besim Ömer’in (Akalın) kurduğu Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’nin (Kızılay), İstanbullu kadınlar için 1911 yılında açtığı hemşirelik ve ebelik kursundan mezun olan ilk hasta bakıcılardan biri de Safiye Hüseyin (1881-1964) idi.

Devamı »

Osmanlı'da İlginç Vakıflar II

Geçen sayıda başladığımız, Osmanlı’da insanı hayrette bırakan yardım vakıflarına örnekler vermeye devam ediyoruz. Bu ay ise daha çok hamallara, yaşlılara, hastalara, esirlere, mahkûmlara, kazazedelere ve mağdurlara hizmet amacıyla tesis edilen vakıflara yer vereceğiz.

Devamı »

Osmanlı'da İlginç Vakıflar

OSMANLI ÜLKESİ, akla hayale gelmedik envai çeşit vakıfla bezenmiş bir Vakıf Cenneti gibiydi. Yedi iklim, üç kıtaya adeta çil çil serptiği, nakış nakış işlediği on binlerce hayrat müessesesiyle diğerkâmlığın zirvesini yakalayan Osmanlı insanı, cümle mahlûkata hizmet etmeyi kendisine ulvî bir gaye edinmişti. Prof. Ziya Kazıcı’nın kanaatine göre bu durum; “Müslümanların fazilet, cömertlik, diğerkâmlık ve vatanperverlik gibi millî ve manevî ruh ile heyecanın kuvvetli tezahüründen başka bir şey değil

Devamı »