ARAMA SAYFASI

İpiyle Kuyuya İnilmez

İpiyle Kuyuya İnilmez

Deyim öyküsü

BİR ZAMANLAR, kendir ve keten liflerinden çul, yular, ip, urgan, palamar, halat gibi şeyleri imal eden ‘Boytablık’ denilen bir sanat varmış. Bu esnafa, halk arasında ‘Mutaf’ denilirmiş.

Her esnaf arasında olabildiği gibi, mutaf esnafı içinde de, hileli malzeme ile çürük ip imal eden birisi varmış. Bu mutaf, malının bozukluğu ile bilinirmiş. Hatta bir lâkabı da ‘İpi Çürük Veli Usta’ imiş. 

Veli Ustanın, gelişigüzel seçtiği malzemelerle yaptığı ip ve urganlar pek sağlam olmaz, olmadık yerde koparmış. Ama piyasaya göre biraz ucuz sattığı için de geçinir gidermiş.

Bir gün, Veli Ustanın kasabasında, bir evin bahçesindeki derince bir kuyuya koyun düşmüş. Koyunun sahibi kuyuya inmek için, ev sahibinden urgan istemiş. Ev sahibi bir urgan getirmiş ama koyunun sahibi ipi beğenmemiş, “Bu urgan, İpi Çürük Veli Ustanın malıdır. Onun ipi ile kuyuya inilmez” demiş.

İpi getiren ev sahibi ise şakayla cevap vermiş:

“Haksızlık ediyorsun komşu,” demiş, “Veli Ustanın ipi ile kuyuya inilir, ama aynı iple çıkılır mı, çıkılmaz mı, orasını bilmem!..”

Daha sonra iki komşu sağlam bir iple kuyudan koyunu çıkarmışlar. Ondan sonra da bu kuyu işini anlatır gülüşürlermiş. Ve bu anıdan günümüze “ipiyle kuyuya inilmez” deyimi yadigâr kalmış.

•••

Bu deyim, “ona güvenip de bir işe girişilmez” anlamında bir kişinin hiç güvenilir olmadığını anlatmak için kullanılır.