31 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Yapraklar Niçin Dökülüyor?

Aralık 2018, 504 1497 Görüntülenme Eklenme Tarih: 01 Aralık 2018 14:06 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

Şimdilerde işten güçten vakit ayırıp, parklara, bahçelere, ormana gittiğinizde yazın yeşil elbiselere bürünmüş olan ağaçların yapraklarının sonbaharla birlikte sararıp bir bir toprağa düştüğünü görürsünüz.

Yaprakların dökülmesi, ilk bakışta oldukça sıradan bir hadise gibi görünse de bu olay ekolojik sistemde önemli bir değişimin habercisidir aslında. Kâinattaki hiçbir şey amaçsız değildir. Bu noktada Kur’an-ı Kerîm’deki “Onun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez” (En’am 59) ayeti, dökülen tek bir yaprağın dahi bir plan dahilinde olduğunu, bir amacının bulunduğunu bizlere hatırlatmaktadır.

 

Yaprak dökümü yeryüzünde hayatın devamı için ekolojik bir zorunluluktur

 

Sonbaharın gelişiyle dalından yere düşen, ayaklar altında ezilen ve sağa sola savrulan, rengârenk, pırıl pırıl yaprakları bundan sonra ne beklemektedir?

Bir yaprağın dökülmesi tesadüfen meydana gelen basit bir olay değil, aksine planlı gerçekleşen ve hâlâ tam olarak açıklanamayan bir seri fizyolojik ve biyokimyasal olaylar zinciridir.

Dökülen yapraklardaki mineraller toprağa karışarak madde çevrimine katılırlar. Her işini nice hikmetlerle yapan Hakîm olan Yaratıcının kâinatın her yerinde hüküm süren “Maksimum iktisat prensibi” yapraklar için de uygulanır. Böylece dökülen yaprakla birlikte toprağa karışan mineraller, gelecek yılın baharında yeni filizlenecek bitkiler için gıda kaynağı olurlar.

Ayrıca düşen yapraklar orman tabanında bir humus tabakası oluşturarak yağmuru tutmaya ve emmeye yardımcı olurlar.

Dökülen yapraklardan oluşan bu örtü, toprağın üzerini bir yorgan gibi sararak donmaya mâni olur. Böylece bitki ve ağaç köklerinin kışın o sert soğuklarından zarar görmesi de engellenmiş olur.

 

Sadece kışın değil, her mevsimde faydaları vardır

 

Dökülen yapraklardan oluşan örtü, sıcak ve kurak mevsimlerde de, toprağın kurumaması ve neminin muhafazası için önemli vazifeler görür.

Aynı zamanda düşen yapraklar, ormandaki birçok organizma için besin kaynağı olur.

Bu gerçeğe Risale-i Nur’da dikkat çekilir ve şöyle izah edilir: “Güz mevsiminde yaz-bahar âleminin güzel mahlûkatının tahribatı, idam değil. Belki vazifelerinin tamamıyla terhisatıdır. Hem yeni baharda gelecek mahlûkata yer boşaltmak için tefrişattır ve yeni vazifedarlar gelip konacak ve vazifedar mevcudatın gelmesine yer hazırlamaktır…”

 

Yaprak dökümünün manevi bir yönü de var

 

Her sonbaharda şahit olduğumuz yaprak dökümü bizlere ihtiyarlığı ve ölümü hatırlatır; yeryüzünün yeni bir bahara hazırlandığı gibi bizim de ihtiyarlık sonbaharı ve ölüm kışının ardından, ebedi bahara ulaşacağımızı müjdeler.

Bir yaprağın ölümü bile hikmetli ve amaçlı ise, Allah’ın muhatabı ve şerefli bir misafiri olan insanın dünyadan göçmesi elbette yokluğa değil, ebedî cennet baharına doğrudur. Demek şu fani bedenimiz görevini bitirip toprağa düşse de çekirdekler gibi güzel amellerimiz ebedi âlemde ebedî hayat olarak bize verilecekler.

Evet yaprak dökümü, yeryüzündeki hayatın devamlılığı açısından da ekolojik ve biyolojik hikmetler taşıdığı gibi ve hiçbir şeyin gayesiz olmadığını düşündürmektedir.

 

Kaynaklar:

Kocaçalışkan, İ. Bitki Fizyolojisi, Nobel Yayınevi, 2008.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Sordum Sarı Çiçeğe Derde Derman Sende midir?

Sarı kantaron bitkisi ve sağlık açısından faydaları...

Devamı »

Annemizden Aldığımız Hediye / Enerji Kaynağımız Mitokondri

Bu yazımda şefkat kahramanları olan annelerimizle aramızdaki özel biyolojik bağa dikkat çekmek istiyorum.

Devamı »

Baharın Müjdecisi Melek Gibi Badem Ağaçları

Yağmurların ardından, hava sıcaklığının artması ve güneşin sıcak yüzünü göstermesi ile birlikte baharın ilk müjdecileri olan Badem ağaçları çiçeklerini açmaya başladılar.

Devamı »

Orta Asyalı Bitkiye İade-i İtibar: Kenevir

Kenevir, 18. yüzyılda Amerika’da zorunlu olarak yetiştirilmeye başlanmıştır. Hatta o dönemde kenevir üretmeyen çiftçi hapse bile atılıyordu. Ne gariptir ki bugün bu bitkiyi üreten hapse atılıyor!.. Son günlerde Kenevir bitkisinin yeniden gündeme gelmesi ile birlikte bitkiye olan bakış açımız da bir anda değişiverdi ve bitki eski itibarına kavuştu.

Devamı »