19 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

'Ruhumdan Üfledim' Ne Demek?

Aralık 2018, 504 736 Görüntülenme Eklenme Tarih: 02 Aralık 2018 00:31 Ömer Sevinçgül

 

“Allah insanı yaratmış, ona ruhundan üflemiş. Ruhu mu var yani, üflemesi ne demek?”

 

Yok, öyle anlama. Onun ruhu var, birazını bize vermiş, demek onu hiç tanımamak anlamına gelir.

Üfleme meselesi bir unvanı mülahaza, bir temsil dürbünü. Mucize Kitabın üslubuna uygun bir örnekleme. Görünmeyen, özü kavranamayan bir olayı, bilinen bir fiille dile getiriyor. Birazcık da olsa anlayasın diye.

Mesela, bir ressam dese: “Bu tabloya sanatımdan üfledim.” Bu sözle, “Ben onu sanatımla yaptım, sanatımı ona yansıttım, onda benim sanatımdan izler var, resme bakarak benim sanatımı, ilmimi anlayabilirsiniz” demek ister. İnsan da yaratıcının sanat eseridir. Bedenini topraktan yaratan da odur, ruhunu var eden de.

Bizi yaratan zat, kendisini tanıyabilelim diye kendi sonsuz isim, sıfat ve şanlarından birer gölgecik vermiş bize. Bir bakıma kendi niteliklerini yansıtmış. “Ruhumdan üfledim” sözünden, “kendimde olanın minicik bir timsalini insanda yarattım” manasını anlayabiliriz.

İnsanda ‘ene’ vardır, yani ‘benlik’ hissi. ‘Ben’ diyebiliyor, ‘benim’ diyebiliyor. Diyemeseydi ‘sen’ ya da ‘senin’ de diyemezdi. Kendini idrak edemeyen idrak edemez başkasını.

“Ben biliyorum, ben istiyorum, ben yapıyorum, ben evimin sahibiyim” der, buradan yola çıkarak, “Rabbim de biliyor, istiyor, yapıyor, yaratıyor, o da bu evrenin sahibi” diyebilir. Fakat kendisinin bir yaratılmış, Rabbininse yaratıcı olduğunu unutmamalı.

Sonra, “Bana ilmi, iradeyi, kudreti veren de o, öyleyse her şey onun” der, elindekileri hakiki sahibine teslim eder, sonsuz derecede fakir olduğunu anlar. Kendi benlik duygusundan vazgeçer. “Ben de onunum. Benim, dediklerim de onun” der. Kendini Rabbinde fani eder. Kibirden, gururdan, benlikten vazgeçer. Böylece kâmil (olgun) insan olur.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Süslü Suretler Sergisi

Kuşa nasıl iki kanat gerekiyorsa mana âlemine yükselmek isteyen insana da iki kanat gerek. Bunlar kalp ve akıl kanatlarıdır. Kişi, kalbiyle yaratıcısını severken aklıyla da yaratılışın ince sırlarını, hikmetlerini, maslahatlarını tefekkür eder, kavrarsa hakiki marifeti kazanır, kâmil insan olur.

Devamı »

Ruh Rabbini Arıyor

Devamı »

''Tesadüftür Canım''

Bir araştırmacı, bir yerde arkeolojik kazı yaparken üst üste konmuş beş on tane taş görse “Burada bir medeniyet varmış. Birileri bina yapmışlar” diyor. Fakat milyar çarpı milyarlarca atom taşının planlı bir biçimde örülmesiyle inşa olunan bir bitkinin, bir hayvanın, bir insanın ustasını, sanatkârını, mimarını “Kendi kendine oldu” söylemiyle görmezden gelebiliyor.

Devamı »

Safsata Bunlar, Anlamıyor musun?

Ona dedim ki: Biri sana 'tanrıtanımazım' derse inanma, mutlaka 'tanıdığı' bir tanrısı vardır... Modern dünyada bir sürü tanrı var ve insanlar bunlardan birine iman etmişler: tesadüf, doğa, madde, servet, kariyer, şöhret, bilim, benlik vesaire… Kimi de bir şahsı tanrı edinmiş, onun sözlerini amentü kabul etmiş.

Devamı »