60 Yazı Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yazar Profili »

Her Şey Güzeldir

Mart 2019, 507 780 Görüntülenme Eklenme Tarih: 03 Mart 2019 14:08 Prof. Dr. Alaaddin Başar

 

HÜSN-Ü BiZZAT ve HÜSN-Ü BİLGAYR

 

Hüsn-ü bizzat: Zâtında güzel olan. Güzelliği bir başka şeye nispetle olmayan.

Hüsn-ü bilgayr: Görünürde çirkin, fakat neticesi (sonucu) güzel ve hayırlı olan.

 

“Kâinattaki her şey, her hâdise, ya bizzât güzeldir, ona hüsn-ü bizzât denilir. Veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir.” (Bediüzzaman, Sözler)

 

Hüsn-ü bizzat, zâtında güzel olan, yani güzelliği bir başka şeye dayanmayan ve bir başka sebepten medet almayan demektir. Meselâ, iman bizzat güzeldir; hiç küfür olmasa da iman yine güzeldir. Bu güzellik küfre nispetle değildir.

İlim de bizzat güzeldir. Herkesin âlim olması hâlinde, bir kimsedeki ilmin güzelliğinde bir noksanlaşma olacağı düşünülemez.

Takva ve salih amel de bizzat güzeldirler. Diğer insanların bu güzellikten nasip almaları yahut almamaları fark etmez. Onların güzellikleri ne ise yine odur.

İstikamet, itidâl, şefkat, merhamet, adalet, tevazu, cömertlik gibi güzel ahlâkın bütün şubeleri de bizzat güzeldirler.

Bazı hadiseler ise görünürde şer ve çirkin zannedilirler. Ama onların arkalarında nice gizli güzellikler saklıdır. İşte bu ikinci tip güzelliklere hüsn-ü bilgayr denilir.

Meselâ, hayatın bizzat güzel olmasına karşılık ölümün güzelliği hüsn-ü bilgayrdır. İman ehli için, ölüm, “Cennet bahçelerinden bir bahçe” olmakla dünya güzelliklerini gölgede bırakan bir güzelliğe sahiptir.

Bunun gibi, sağlık bizzat güzel olmakla birlikte hastalıklar netice itibariyle güzeldirler. Zira, hastalık insanı günahlardan temizler, manevi derecesini artırır ve insan için ebedî bir sermaye olur.

Nur Külliyatı’ndan bir hikmet ve ibret dersi:

“Pek çok zahirî intizamsızlıklar ve karışıklıklar var ki, pek muntazam bir  kitabet-i kudsiyedir.” (Sözler)

Demek oluyor ki, hiç çile çekmeden, hiçbir zahmete katlanmadan, hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadan geçen bir ömür, düz bir çizgiyi andırır ve ondan, fazla  bir mânâ çıkmaz.

Çizgiyi yazı yapan o eğri büğrüler, o iniş çıkışlardır.

Hayatın iniş-çıkışları da böyle, hayata anlam katar ve sonuçları açısından güzeldir.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Küfür Neden En Büyük Zulümdür? / Emanet III

Önceki yazılarımızda ayet-i kerimede geçen emanetin mahiyeti üzerinde durmuştuk. Bu yazıda, emaneti yüklenen insanın neden çok zalim ve çok cahil olarak nitelendiği konusu üzerinde duracağız.

Devamı »

Emanet II / Cansız Varlıklara 'Emanetin Teklifi' Konusunu Nasıl Anlamalıyız?

“Biz o emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. O gerçekten çok zâlim ve çok cahildir.” (Ahzâb Suresi, 72)

Devamı »

Emanetin Bir Yönü

“Gök, zemin, dağ, tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddit vücuhundan bir ferdi, bir veçhi ene’dir.” (Bediüzzaman, Sözler)

Devamı »

Bizi Geri Bırakan İslâm mı?

Müslüman olsun kâfir olsun, her kim ulaşmak istediği sonucun ön şartlarını yerine getirir, sebeplerine, vesilelerine tam riayet ederse, başarı onun olacaktır. Hangi üründen, hangi şartlarda, hangi tekniklerle ve nasıl bir planlama ile verim alınacağı bellidir. Bu şartlara kim uyar, bu vesileleri kim yerine getirirse başarı onundur.

Devamı »