ARAMA SAYFASI

Beyefendi

Beyefendi

Hayat Öyküsü

 

Bir dostumdan dinlemiştim. Çocukluk ve gençlik yıllarında babası Karamürsel’de bakkal dükkânı işletiyormuş. Bu hatırayı anlatan arkadaşımın öğrenci olduğu zamanlar; babasına müsait oldukça yardım ediyormuş.

O günlerde dükkanlarının yakınına; İstanbul’dan beyefendi birisi taşınmış. Yeni emekli olmuş ve Karamürsel’e yerleşmiş. Yakın olunca da arkadaşımın bakkalından alış veriş yapıyormuş.

Alış veriş için geldiğinde arkadaşım ona çok kibar davranıyormuş, ilgileniyormuş, hürmette kusur etmiyormuş.

Fakat arkadaşımın bir şey dikkatini çekmiş; babası bu beyefendi adama hep mesafeli duruyormuş.

Ve babasına sormuş: “Baba bu adam takım elbisesiz, tıraşsız, kıravatsız adım atmıyor, belli ki önemli biri idi. Sen normalde herkese hürmet edersin ama bu adama neden hep mesafeli davranıyorsun?..”

Babası demiş ki: “Bak oğlum, bu adam bencil. Geliyor kartonu kaldırıp altından yumurtanın irisini seçiyor, üzüm alıyor en iyilerini seçiyor, kiraz alıyor en güzellerini topluyor… Hep iyisini, hep irisini sen seç, başkalarına kötüsü.. bu ahlâksız davranıştır, iyi bir insanın işi değildir… Bizim ahlâkımızda böyle bencillik yok evladım. Peygamberimizden (asm), ecdadımızdan gördüğümüz bu değil… Onun için ben adamın kıyafetine değil, yaptığı işe bakarım…”