6 Yazı Dr. Baturalp Batmanoğlu

Yazar Profili »

Çanakkale Boğazı’nı Lodosta geçmiştik

Mart 2017, 483 28 Görüntülenme Eklenme Tarih: 18 Eylül 2019 15:43 Dr. Baturalp Batmanoğlu

 

1988 yılının bahar aylarıydı. Öğrencilik yıllarımda, hem askerlik yapan bir yakınımı, hem de ilk defa gideceğim Çanakkale’yi ziyaret etmek istedim. Bu sırada Balıkesir’de aynı yurtta kaldığımız, Fatih isminde çok kabiliyetli bir kardeşime de “Çanakkale’ye beraber gidelim” teklifini yaptım, kabul etti ve beraber gittik.

Çanakkale merkezde Kurşun Camii arkasında yer alan dershanede bir akşam misafir olduk.

Ertesi gün feribotla karşıya geçtik, önce biraz dinlendik. Askeriyeye gidip yakınımı ziyaretten sonra, dönüş için otobüs bileti aldık.

Fakat lodos vardı ve feribotlar çalışamıyordu. Otobüs bizimle beraber yaklaşık on yolcusunu Çanakkale’ye bırakmak durumunda olduğu için küçük bir tekneyle anlaşarak bizi teslim etti.

Bizim, ne olduğuna, yolculuğun nasıl olacağına dair bir fikrimiz yoktu; şaşkındık. Bir de sahildeki insanların, “Bu havada karşıya geçilir mi, bunlar canlarını yolda mı buldular…” diye söylendiklerini duyunca içimi bir korku sarmıştı…

Derken tekne boğazın sularına açıldı. Alkollü olduğu anlaşılan teknenin kaptanı sarhoş cesaretiyle dalgalarla dalga geçmeye başlamıştı!.. Daha yolculuğun başındaydık ama bizim içimiz dışımıza çıkmıştı bile. Tekne bir gökyüzüne çıkıyor, bir denizin dibine giriyordu…

Bütün yolcular, “Aman Allah’ım, aman Allah’ım, kurtar yâ Rabbi!..” diye dua ediyorduk tüm kalbimizle!.. Bir yandan da hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçiyordu.

Bu vaziyette karşı sahile selametle çıktık çok şükür. Bu sefer de oradaki insanların bizi gösterip konuştuklarını duyuluyordu: “Bu havada boğaz geçilir mi, canlarının hiç mi kıymeti yok bunların!..” diye söyleniyorlardı insanlar.

Tüm yolcuların şakülü kaymış, beti benzi atmış ve yüzleri kireç gibi bembeyaz olmuştu. Elbette kaptan hariç. Üstelik dopingli cesareti yüzünde okunuyor ve zafer kazanmış müstehzi bir kumandan edasıyla tekneden inen yolcuları izliyordu.

Fatih kardeşim ile müthiş adrenalin dolu ve maceralı bir Çanakkale seferi yapmıştık.

Fatih kardeşim şimdi akademide profesör oldu. Ve Zafer’de yazıyor.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Takım Olmanın Avantajı

Belli bir amaç ve hedef için bir araya gelen insanlar, bunu başarmak için etkin bir takım ruhu oluşturmak durumundadır. Çünkü başarı ve zafer ancak birlikte kazanılır. Takım/grup sinerjisi denilen bir güç vardır. Takım anlayışında “ben” değil, “biz” kavramı hükmeder. Takımın başarısı, şerefi, maddi veya manevi başarısı tüm üyelere aittir.

Devamı »

Başarıda Balans Ayarı

Başarı nedir? Neyi, nasıl başarmak lazım? Matematik sınavından yüz puan almak başarılı olmak mıdır? Veya çok zengin olmak, iyi bir makam-unvanı olmak başarılı olmak mıdır? Akademik başarı mı, yoksa hayat başarısı mı?..

Devamı »

Helal Yaşamın İpuçları

Bir şeyi kim icat etmiş ise veya kim yaratmış ise, elbette ki onu en iyi bilen o olacaktır. İcat ettiği şeyin kullanma kılavuzunu da o yazacaktır. İnsanın muciti, yaratanı Âlemler Rabbi, bizim kullanma/yaşama kılavuzumuzu gönderdiği semavi kitaplarda beyan ettiği gibi, gönderdiği elçilerle de kılavuzu anlamamızı ve tatbik etmemizi bize öğretmiştir. Allah’ın (cc) elçileriyle beyan ettiği kılavuza göre yaşadığımızda hem insanlığımız gelişecek, hem de maddi-manevi arızalardan kurtulacağız.

Devamı »

GZFT Analizi İle Kulluğun Nabzını Tutmak

Yönetim bilimlerinde kullanılan bu araçlardan biri GZFT analizidir. Firmalar mevcut durum analizinde kendi içindeki faktörleri dışardan gelecek dış faktörler ile sistemli bir şekilde karşılaştırır. Biz de kulluğumuzun nabzını tutma adına kendimize bazı sorular sorabiliriz.

Devamı »