22 Yazı Prof. Dr. Osman Çakmak

Yazar Profili »

Kâinat Okyanusunun Adaları: GALAKSİLER

Aralık 2016, 480 279 Görüntülenme Eklenme Tarih: 19 Eylül 2019 15:45 Prof. Dr. Osman Çakmak

 

Geceleyin feza yüzünde bir tül gibi uzanan Samanyolu hep sabitmiş gibi durur. Semadaki galaksilere daha yakından bakabilseydik, milyarlarca yıldız ve gezegenin her birinin müthiş manevralarına şahit olurduk.

Bu satırları okurken, Dünya’nın, Güneş’in ve galaksinin çeşit çeşit hareketlerinin ve dönüşlerinin farkında bile değiliz. Tıpkı atomların içindeki o muazzam uçuşmaları ve olağanüstü hızları ve hareketleri farketmediğimiz gibi…

Bakışımızı kendi galaksimiz olan Samanyolu’na çevirdiğimizde, onu gökyüzünde yıldızlardan oluşmuş bir bant şeklinde görürüz. Halbuki gördüğümüz Samanyolu’nun tamamı değil, spiral bir kolun sadece bir kısmınıdır. Aslında Samanyolu, dönen spiral şeklinde dev bir disktir ve yedi adet kolu vardır. Yedi kollu galaksimiz 200 bin ışık yılı kadar genişliğe sahiptir. İçinde aynen bizim güneşimiz gibi sayabildiğimiz kadarıyla 400 milyar yıldıza ev sahipliği yapıyor.

Samanyolu Galaksisi, uzayda sayabildiğimiz kadarı ile değişik büyüklüklerdeki 125 milyar galaksiden sadece bir tanesi!

 

Galaksimiz bir fabrikanın dişlisi gibi kendi ekseninde ağır ağır dönüyor. Üstelik çevresindeki küçük galaksilerle birlikte…

 

İlahi kanun gereği, dönen her sistem etrafında uyduları ile birlikte dönmekte. Koskoca galaksiler de bu kanundan hariç değil. Kâinatı yaratan ve idare eden öyle bir kudret ki; Güneş Sistemi’ni, galaksinin merkezi etrafındaki yörüngesi boyunca, 250 km/sn gibi büyük bir hızla seyahat ettiriyor…

Yani sadece Dünyamız güneş etrafında gezmiyor. Bütün yıldızlar da galaksi merkezi etrafında seyahat ediyor.

 

İnsanın aklına şu soru da geliyor: Acaba Güneş, bu seyahatında Samanyolu galaksisi içinde yakınlarından geçtiği gök sistemlerinin müthiş çekim etkilerinden nasıl korunuyor ve de milyarlarca gök sistemleri arasında çarpmadan bir kazaya sebebiyet vermeden bu seyahatını nasıl sürdürebiliyor?

 

İncelemeler gösteriyor ki, Dünya’nın hayatın üzerinde tebessüm ettiği yegâne bir gezegen haline gelebilmesi için sadece Dünya üzerinde alınan tedbirler yeterli olmuyor. Benzer tedbirlerin Güneş Sistemi için, hatta Galaksi için de alınması gerekiyor. Evet Güneş’in galaksimiz içinde diğer gök sistemleri ile hayret verici incelikte ilişkileri var. Bütün yıldızlar içinde alınan tedbirler sayesinde Güneşimiz özel bir yıldız halini alıyor.

Aslında kâinatı kocaman bir okyanusa benzetirsek, galaksiler de bu gök denizinin adaları gibidir… Ya da kâinatı bir tarlaya benzetirsek galaksiler, uzay tarlasında açan açılan devasa çiçeklerdir…

Fezanın, birbirinden uzaklaşan küme küme galaksilerini, yıldızların etrafında dönen gezegenlerini, birbiri etrafında dönen yıldızlarını ve yıldız kümelerini, galaksi merkezi etrafında dönüp duran yıldızlarını hatırlayınca hayretimiz ve hayranlığımız bir kat daha artar. Âlemler Rabbi, kâinatı ne güzel yaratmış ve idare etmektedir.

 

 


Aralık 2016, 480 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Prof. Dr. Osman Çakmak ile Kuantum Dolanıklık Üzerine Bir Röportaj / Dolanık Elektronlar Neyi Gösteriyor?

Bugünlerde Bilim Dünyası yeni bir keşfin heyecanını yaşıyor. İki parçacığın uzakta olsalar bile zaman ve mekân sınırlamalarına bağlı olmaksızın birbiri ile bağlı olduğu ilk kez fotoğraflandı. Dolanıklığın keşfi ne anlama geliyor ve gelecekte hangi bilinmezleri anlamamıza vesile olabilir? Aslınur Bahar sordu, Osman Çakmak Hocamız cevapladı.

Devamı »

Her Şey Nefes Alabilmemiz İçin

Atmosfer basıncının şu anki değerinden bir kat daha yüksek olması durumunda ise, atmosferin su buharı nispeti öylesine azalacaktı ki, Dünya üzerindeki karaların tamamına yakını çölleşecekti...

Devamı »

Güneş Dünyaya Yaklaşacak! II

Önceki yazımızda Güneşin “doğuşunu” ele almıştık. Şimdi de her fani gibi “Sonu nasıl olacak?” sorusuna cevap arayacağız. Akla ilk gelen soru şu: Güneş stoktaki mevcut hidrojeni yakarak ışıldadığına göre stok bitince ne olacak?

Devamı »

Güneş Dünya'ya Yaklaşacak! I

Alacakaranlığın yavaş yavaş eriyişi, ağaran tanyeri ve pembeleşen bulutlar, Güneşin haşmetli doğuşunu müjdeliyor. Aynı Güneş batarken de, kırmızıya çalan sarılardan ışıklı morlara kadar, âhenkli renk cümbüşü ile biz seyirci misafirlere Sahibi’nin izniyle gökyüzü sahifesinde harika tabloları sunar. Şehrin karmaşası ve yükselen binalar bu muhteşem tabloları örtüyor olsa da…

Devamı »