61 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Yeşil Terapi / Ağaçlara Sarılmak Pozitif Enerji Veriyor!

Kasım 2019, 515 95 Görüntülenme Eklenme Tarih: 21 Ekim 2019 18:06 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

 

Yaşam şartlarının ağırlaşması, geçim derdi ve trafik karmaşası gibi problemler insanları ciddi streslere sokuyor. Bu nedenle, ruh ve sinir hastalıkları, psikolojik çöküntü ve depresyonlar çağın hastalığı halini almış durumda. Uzmanlar insanları bunalımdan çıkaracak birçok yöntem öneriyor. Bunlardan biri de ağaçlara sarılmak. Bu terapi, psikolojide gündelik hayatın karmaşasından yorulan ruhların tabiatla baş başa kalarak dinginleşmesi olarak tanımlanıyor.

 

Ağaca Sarılmanın İnsan Üzerindeki Tedavi Edici Özelliğine Dair Bilimsel Çalışmalar Var

Yapılan bazı araştırmalar ağaca sarılmanın sağlığa çeşitli şekillerde faydaları olduğunu ortaya koyuyor. Son araştırmalara göre, bir ağaca sarılmak, özellikle Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Depresyon ve diğer zihinsel hastalık biçimleri de dahil olmak üzere birçok sağlık sorununa yardımcı olabiliyor.

 

Ağacı Kucaklamanın Baş Ağrılarını Hafifletebileceği Söyleniyor

Bir ağaca dokunarak onun aurasıyla bütünleşmek, bedenimizin biyolojik davranışlarını etkiliyor. Birçok araştırma, doğada ve bitkiler arasında vakit geçirmenin psikolojimiz üzerinde pozitif bir katkısı olduğunu gösteriyor. Science dergisinde 1984 yılında yayımlanan bir araştırmaya göre, bahçede ve doğada zaman geçirmek çoğu zaman ameliyatların, enfeksiyonların ve diğer bazı rahatsızlıkların iyileşme sürecini hızlandırıyor.

Ağaca sarılmak, ağaç ve yeşil ile iletişime geçmek çok eski zamanlara kadar dayanıyor. Çeşitli topluluklarda insanlar farklı yöntemlerle doğa ile iç içe olmuşlar. Örneğin Japonya’da insanlar bağışıklık sistemini uyarmak ve bilgeliği almak için ormanlarda uzun zaman geçirerek bir nevi orman banyosu yaparlar.

 

Doğadaki Her Şeyin ‘Titreşimsel’ Bir Etkileşimi Var

Doğadaki her şeyin ‘titreşimsel’ bir etkileşimi olduğunu savunan Matthew Silverstone adlı araştırmacı bilimsel olarak ağaç ve bitkilerdeki titreşimlerin sağlık kalitesini yükselttiğini savunuyor. Bir ağaca temas ettiğinizde, onun size yaydığı titreşimler vücudunuzdaki bazı davranışları değiştirecektir. Bu nedenledir ki, ne zaman yeşilin, ağacın bol olduğu bir alana gitsek şüphesiz hepimiz derin bir nefes çeker ve maddi-manevi bir rahatlama hissederiz.

 

Ağaca Sarılma Terapisi için sık sık ormana, yeşilliğe kaçın

Kendinize doğada bu terapi için sadece 5 dakika ayırmanız bile yeterli. Bunun için bir ağaca gidin ve kollarınızla onu kucaklayıp çevreleyin. Böylece dokunarak ve sarılarak hem tüm titreşimi hissedecek hem de tabiattaki mevcudatla iletişim kurabileceksiniz. Sarıldığınız o ağacın size yaydığı o pozitif enerjiyi hissedeceksiniz. Ağaca sarıldığınızda, onun vasıtasıyla bizlere gönderilen nimetleri düşünün ve bu vesileyle bize nimetlerini dört bir yandan gönderen rahmeti hatırlayıp Âlemler Rabbine teşekkür edin. Eğer imkânınız varsa ağaca çıkın ve etrafınıza bakın; sonrasında ise sırtınızı ağaca yaslayın ve vücudunuzdaki enerjinin değişimini hissedin.

Şehrin betonları arasında sıkışmış olsak da en azından etrafımızdaki bitkilerle bağlarımızı koparmamaya çalışmalıyız. Tabiatla iletişime geçmek ve ona yüklenmiş iyileştirici katkıdan faydalanmak için kendimize zaman ayırmalıyız. Bunun için yapmanız gereken şey, en yakınınızdaki ağaca gidip kollarınızı açarak ona sarılmak.

 

Saraylara Değişilmeyen Ağaçlar!

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin Barla’da kaldığı evinin önündeki Ulu Çınar, Çam Dağı’ndaki Katran ve Çam ağaçları ile birçok hatıraları vardır.

Bahar mevsiminde kaldığı evin önündeki muhteşem çınar ağacının dalları arasındaki kulübeciğe çıkar, vazifesini orada ifa ederdi. Yaz aylarında da bazen Çam Dağı’na çıkar, bir müddet yalnız olarak orada kalırdı. Bulundukları dağ hayli yüksekti. Çam Dağı’nın en yüksek tepesinde olan iki büyük ağaç üzerinde kendisine küçük birer teras yapmıştı. Bu çam ve katran ağaçlarının tepelerinde semânın yıldızlarla yaldızlanmış güzel yüzünü tefekkür eder ve Risâle-i Nûr’la meşgul olurdu. Hem ekser zamanlar, Barla’dan bu ormanlık havâliye gelip giderdi. Ve derdi ki, “Ben bu menzilleri, Yıldız Sarayına değişmem.”

Bediüzzaman uzun süren sürgün yıllarından sonra güzel bir bahar günü Barla’ya tekrar geldiğinde evinin önündeki o ulu çınar ağacına hüzünlü bir halde sarılmış yanındaki talebelerine ve ahaliye kendisini yalnız bırakmalarını söylemişti.

 

Kaynak:

1. Uslu, A. Shakouri, N. Zihinsel ve Fiziksel Engelliler İçin Hortikültürel Terapi. Kastamonu Üni., Orman Fakültesi Dergisi, 2012, 12 (1): 134-143.

2. Kılıç Ekici, Ö. Bilim ve Teknik Mayıs 2012.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Üç Harfli Mucize: DNA

2 metre uzunluğundaki DNA, 6 mikron büyüklüğündeki hücre çekirdeğine nasıl sığıyor?

Devamı »

Demir Yiyen Canlılar / Titanik'i Kim Yiyor?

“Titanik mi?”, “Koca gemiyi hem de denizin dibinde kim yer hocam, hem neden yesin?”, “Ne dediğini kulağın duyuyor mu hocam?” dediğinizi duyar gibiyim. Ne derseniz deyin, şu bir gerçek ki her geçen gün Titanik lokma lokma tüketiliyor. Peki kim yiyor? İşte bunu tahmin etmeniz zor: Titanik’i, gözle bile göremediğimiz mini minnacık canlılar yiyor!

Devamı »

Tabiattan İlham Alınan Tasarımlar: “Biyomimetik”

Tarih boyunca tabiattaki birçok varlık insanoğlu için bir ilham kaynağı olmuştur. Bugüne kadar yaptığı pek çok teknolojik tasarımda tabiattaki varlıkları taklit etmiştir.

Devamı »

Küstüm Otunu Küstüren Kim?

Halk arasında “Küstüm Otu” adı verilen ve evlerimizde süs bitkisi olarak yetiştirdiğimiz bu bitkinin çok ilginç özellikleri vardır.

Devamı »