78 Yazı Prof. Dr. Sefa Saygılı

Yazar Profili »

Beynimizin Şaşırtan ve Yeni Anlaşılan Esnekliği: Nöroplastisite

Aralık 2019, 516 1993 Görüntülenme Eklenme Tarih: 25 Kasım 2019 15:42 Prof. Dr. Sefa Saygılı

 

Nöroplastisite terimi, beynin veya sinir hücresinin (nöron) esnekliğini ve değişebilirliğini sağlayan ve her biri kendi kompleks mekanizmalarını içeren bir çok durum ya da olguyu tanımlamak için kullanılır.

Nöroplastisite kavramı; gelişim, öğrenme, büyüme, yaşlanma, bozulma, hasarlanma, iyileşme, tedavi, terapi ve rehabilitasyon gibi farklılaşmanın yaşandığı tüm süreçlerde ortaya çıkan değişim ve düzenleme mekanizmalarının yönlendirdiği tüm ‘yeni’ veya ‘yeniden’ yapılanmaları ifade eder.

Bilim, insan beyninin ortalama olarak 20’li yaşların başında gelişiminin durduğunu söylemekteydi, ta ki nöroplastisite kavramı keşfedilinceye dek. Gerçekten de vücudumuzdaki en değerli organımız olan beynimizin kendini yenileyebilme ve değiştirebilme özelliğiyle yaratılması, insanoğlu için paha biçilemez nimetlerden bir tanesidir. Evet, beyin hücrelerimiz belki çoğalamıyor ancak nöroplastisite özelliği ile değişim ve gelişim gösterebiliyor.


 

Peki, beynimizin değişim gösterebilme özelliğinin bizlere ne gibi faydaları olabilir?

Öncelikle gelişmiş bir beynin en büyük özelliği nöronlar arasındaki sinaps bağlantılarının fazla olmasıdır. Beyinde ne kadar çok sinaps bağlantısı varsa o kadar fazla bilgi depolanabilir ve gerektiğinde çağrılabilir diyebiliriz. Plastisite işte bu nöronlar arası bağlantı sayısını artırmaktadır. Bunun dışında, beyindeki nöroplastisite kapasitesi yüksek olan kişilerin öğrenme becerileri ve değişen şartlara uyum sağlayabilme kapasiteleri de daha gelişmiş olur. Kısacası, beynin nöroplastisite kapasitesinin fazla olması, beyni kullanabilme kapasitesinin de fazla olması demektir diyebiliriz.


 

Beynimizin nöroplastisite kapasitesini nasıl artırabiliriz?

Bu soruya verilebilecek en kısa cevap; çok fazla okumak ve öğrenmeyi asla bırakmamak diyebiliriz. Çünkü çalışan demir pas tutmaz ve beyin de en fazla okuma faaliyeti ile yeni sinaps bağlantıları oluşturabilmektedir.

İnsan beyninde nöroplastisitenin en yüksek olduğu dönem iki yaşına kadarki kritik dönemdir. Bu dönemde çocuğun öğrendiği her yeni yetenek onun beynini inanılmaz bir hızla değiştirir.


 

Nöroplastisitenin faydaları

Maymunlar üzerinde yapılan bir deney yavru maymunların sadece kaşık tutmayı öğrenmesinin, beyinde 15 ila 20 farklı kortikal alanı değiştirdiğini göstermiştir. Kaşık tutmak gibi basit bir eylemi öğrenmek bile beyni bu kadar değiştiriyorsa, bir de “dil öğrenmenin” beyni ne kadar değiştirdiğini düşünelim. Yeni bir dil öğrenmek, yeni bir müzik aleti çalmayı öğrenmek, yeni bir oyun ya da spor türünü oynamayı öğrenmek beynimizi en çok değiştiren eylemlerdir. İnsan beyni her zaman yeniden şekillendirilebilir bir özellikte yaratılır.


 

Hoşa gitmeyen yönü

Deneyimlerimizin beynimizin fiziksel yapısını değiştirmesi şimdiye kadar çok hoş bir fikir gibi görünse de, nöroplastisitenin sevmeyeceğimiz bir yönü de var: Bağımlılık.

Alkol, sigara, uyuşturucu ve uyarıcılar gibi bağımlılık yapıcı maddeler de beynimizi değiştiren deneyimlere sebep oluyor. Üstelik beyin devrelerindeki değişim sonucu oluşan bağımlılık; kokain, eroin gibi bazı maddelerde hemen ilk denemede oluşabiliyor. Yani kokain kullanımı sinaptik iletimi o kadar hızlı bozabiliyor ki, bazı insanlar hemen ilk denemelerinde bağımlılık geliştirebiliyor. İnsanın şaşırtıcı yeteneklerini ortaya çıkaran nöroplastisite, böyle bir durumda trajik sonuçlara sebep olabiliyor.

Beynimiz nöroplastisite (esneklik) verilmesi sayesinde ölene kadar öğrenmeye ve gelişmeye açıktır. Kısacası İslam’ın emri olan “beşikten mezara ilim öğrenme” emri nöroplastisite ile sağlanır. Yani öğrenmeyi emreden Rabbimiz, beynimize de sürekli öğrenebilme özelliği vermiştir. Nöroplastisitenin keşfi bunu göstermiştir.

 

 


Aralık 2019, 516 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Ay ve İlginç Yaratılış Özellikleri

Kur'an-ı Hakîm'de, Ay’ın ölçülü yaratıldığı ve hareket ettirildiği ve ayrıca hayata hizmet edecek şekilde takdir edildiğine dikkatimiz çekilir. Biraz incelediğimizde, Ay’ın yapısı ve hareketleriyle ayetleri açıkladığını görürüz.

Devamı »

Dünyamız Dev Gezegenle Nasıl Korunuyor? / Jüpiter

Neredeyse sonsuzluğa uzanan büyüklükteki kâinatımızda, içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisi gibi yüz milyarlarca galaksi mevcuttur.

Devamı »

Darwin, Tavus Kuşlarını neden sevmezdi?

Darwinistler, canlıların hayatta kalabilmek için değişim geçirdiklerini ileri sürerler. Peki, öyleyse tavus kuşları neden yırtıcı hayvanların birkaç kilometre öteden bile görmesine sebep olan parlak, canlı renklere sahip oldular?

Devamı »

Alzheimer'dan Korunan Beyin Bölgesi

Demans hastalıklarının en önemli sebebi beyin hücrelerinin ve dokularının hasarlanmasıdır. Hasarlanma ise hücreler arası haberleşmeyi imkânsız kılar ve normal beyin işlevlerinin yeterince sağlıklı yapılamamasına sebep olur.

Devamı »