90 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Bitkiler Strese Girer mi?

Aralık 2019, 516 768 Görüntülenme Eklenme Tarih: 25 Kasım 2019 17:04 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

İnsanların sıkıntıda olduğunda strese girmeleri gibi, bitkiler de strese girerler mi?

Bitkileri strese sokan şeyler biz insanlardaki gibi ne geçim derdi, ne de trafik yoğunluğudur. Çünkü onlar oturdukları yerden beslenirler, tabiri caiz ise ekmek kendilerinden su topraktan. Yani ne geçim derdi telaşındadırlar ne de başka bir şey. O halde, bitkiler strese girmezler mi?

Cevap; onların da kendilerine göre dertleri ve stresleri vardır.

Peki bitkiler hangi durumlarda strese girerler?

Bitkilerde hasar meydana getirerek sonuçta büyüme ve verimliliği azaltan etkenlere “stres” denir. Örneğin; kuraklık, sıcaklık, fırtına, tuzluluk, hava kirliliği ve hastalıklar, bitkilerde strese sebep olan bazı şartlardır.

 

 

Kuraklık stresi

Yetişme ortamlarındaki iklim ve çevre şartları bitkilerin gelişimi üzerinde etkilidir. Bitkilerde, büyümeye ve verime tesir eden en yaygın çevre faktörü kuraklıktır. Bitkilerin ihtiyacı olan suyu çeşitli nedenlerle alamaması durumunda meydana gelen strese “kuraklık stresi” denir.

Kuraklığın sebep olduğu su kayıpları sonucu genel olarak bitki hücrelerinde dokular pörsümeye başlar (turgor basınçlarının kaybolması), hücre uzaması ve bölünmesi yavaşlar ya da durur, çeşitli metabolik faaliyetler azalıp durma noktasına gelir.

Fakat bu gibi durumlara karşı bitkilere kuraklık stresine karşı, fizyolojik, biyokimyevî ve moleküler seviyede birçok uyum mekanizması bahşedilmiştir. Bu savunma mekanizmalarından biri de absisik asit denilen bitki hormonudur.

 

 

Bitkilerde Strese Karşı Koruyucu Mekanizmalar

Kuraklık zamanında çevrede meydana gelen yıkıcı değişmelere cevap olarak yaprakta diğer hormon miktarlarında herhangi bir değişme olmazken, absisik asit adı verilen hormonun 40 kat kadar artabildiği kaydedilmiştir. Bu hormonal değişim, kuraklık ve su stresinden bitkileri korumak için yapraklardaki gözeneklerin (stomaların) kapanmasına ve terlemeyle su kaybının azalmasına neden olur.

Absisik asite gördürülen bu iş sayesinde, terleme azaltılarak hücrelerdeki turgor basıncı dengelenir, aynı zamanda köklere giren su da artırılır. Ayrıca, bu mucizevî maddeye, bitkinin yaprak büyümesini baskı altına alma, ana köklerden ayrılan köklerin çıkışını ve kök büyümesini uyarma gibi görevler de yaptırılır.

Absisik asitin kökler ve yapraklar üzerindeki bu işleri, aklı olmamasına ve herhangi bir matematik hesabı yapmaktan mahrum olmasına rağmen, bitki köklerinin su emme alanında artışa, yaprak alanında ise aksine azalmaya yol açması acaba nasıl izah edilebilir?

Cenâb-ı Hakk’ın bitkilere bahşettiği bu koruyucu mekanizmalar son derece hassas bir muvazene (denge) ile işlemekte ve bu sayede olumsuz çevre koşullarına karşı bitkiler hayatta kalabilmektedir.

İnsanlar, kuraklığın sebep olabileceği tehlikelere karşı akıl ve irade gibi bütün imkânlarını kullanarak seferber olurken, Yaradan’ın bahşettiği koruyucu mekanizmalar sayesinde bitkiler, insanın aciz kaldığı ve kuraklıktan ölebileceği çöl şartlarında bile, uygun donanımlarıyla hayatta kalabilirler.

 

Kaynaklar:

1. Levitt J. 1972. Responses of Plants to Environmental Stress. Akademic Pres, New York.

2. Kocaçalışkan İ. 2008. Bitki Fizyolojisi, Nobel Yayınevi.

 

 


Aralık 2019, 516 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Depremi Önceden Tahmin Etmede Hayvan ve Bitkiler Kullanılabilir mi?

Deprem öncesinde tabiatta bazı değişimlerin gözlendiği deprem uzmanları tarafından zaman zaman dile getiriliyor. Özellikle de hayvanların deprem öncesi meydana gelen belirtilere karşı daha hassas olduğu biliniyor. Bu yüzden de hayvanların tabiattaki değişimleri hissettiği ve bu nedenle huzursuz olup çevreye sinyal verdiği düşünülüyor. Peki deprem öncesi tabiatta ne gibi değişiklikler oluyor, gerçekten tabiattaki değişimleri ve canlıları gözlemleyip depremi tahmin etmek mümkün mü?

Devamı »

İçimizdeki Dünya: Mikrobiyota

Bedenlerimizi evleri olarak gören trilyonlarca mikroorganizma bunlar… Ve biz, bu canlıların sağlığımız açısından taşıdıkları önem konusunda her geçen gün yeni bir şeyler öğreniyoruz.

Devamı »

Ekolojik Okuryazar Olmak

Canlı ve cansız tüm yaratılmışlar, hep birlikte bir ekosistemi meydana getiririler. Bu sistemde varlıkların hepsi birbiri ile sıkı sıkıya ilişkiler içerisindedir. Varlıklardan birinin zarar görmesi ya da yok olması sistemdeki ekolojik dengeyi de bozmaktadır.

Devamı »

Adını Hz. Meryem’den Alan Şifalı Bir Bitki: Biberiye

Bilimsel adı Rosmarinus officinalis olan bu şifalı bitki, halk arasında yaygın olarak Biberiye ve Kuşdili adlarıyla bilinir. “Rosmarinus” terimi Latince’de “deniz şebnemi” anlamına gelir. Avrupa’da ise bitkisinin Hz. Meryem ile ilgili efsanelerinden olsa gerek, biberiye bitkisine “Rose of Mary” denilmiş ve literatüre de “Rosemary” olarak geçmiştir.

Devamı »