TR EN

Dil Seçin

Ara

Satır Arkası

Satır Arkası

 

ÇAKTIRMADAN SERSEMLEŞTİRİLMEK

Olacak şey değil ama oluyor!

Hem ''artık her şeyi biliyoruz'' diye sırtımız yalandan sıvazlanıyor, hem de gündelik hayatımıza dair en basit becerilerden bile yoksun olduğumuza inanmamız isteniyor. 

Artık anneliği bilemiyoruz, babalığı bilemiyoruz, beslenmeyi bilemiyoruz, yatmayı bilemiyoruz, kalkmayı bilemiyoruz, çalışmayı bilemiyoruz.

Hepsini baştan öğrenmemiz gerekiyor.

Gençlere bakın, anlarsınız; artık becerdiğimiz(!) tek şey ölesiye sıkılmak. 

Gençler en tabii becerilerini bile kaybetmiş yetişkinlere dönüşüyor ve bunu normal bir şey gibi karşılıyoruz. Üstüne üstlük bunu ''gelişme'' olarak görenler var.

Böylece ''doğru annelik'', ''iyi babalık'', ''sağlıklı beslenme'', ''başarılı kariyer'' yollarını öğreneceğimize inanıyorlar.

Sonuçlar iyi mi peki? Hayır!

Sonuçlar ortada...

Yaygın tatminsizlik ve eğitimle yükselen beceriksizlik!

Nasıl böyle olduk yahu, bu saçmalıktır diyen; bu işin içinde bir ''numara'' var diye kuşkulanan ise kalmadı.

...

Esas mesele sersemleştirilmemiz...

Geçmişimizden, tecrübelerimizden, kültürlerimizden, dahası bizzat kendimizden kopartılmamız.

Beslenme uzmanları, annelik koçları ve pedagoji uzmanları, yaşam koçları falan olmasa kolunu bile kıpırdatması hata sayılacak bir insan tipi yaratılacak bu gidişle...

Sonrası ne olur, arkası hangi konulara dayanır, siz düşünün artık.

Ciddi konu! En güncel siyasi gelişmeler kadar ciddi!

                                                                                     Haşmet Babaoğlu

***

Müslüman, elinden ve dilinden insanların güvende olduğu kimsedir.

                                                              (Hadis-i Şerif(

***

Duygusallık, doğru akıl yürütmenin önündeki en önemli engeldir.

                                                         (Sherlock Holmes'ten)

***

Okumanın zamanı yoktur, 

Yaşamanın zamanı yoktur,

Sadece üşengeçliğin ve tembelliğin zamanı vardır.

Bahanelerin zamanı vardır.

                          Ralph Waldo

***

İyi insanı secdelerden değil, doğru sözünden ve emanete ihanet etmemesinden tanırsın.

                                                                                                   Hz. Ali (kv)

***

RİTTER'İN TAVSİYESİ

Fuat Sezgin ile hocası Hellmut Ritter arasında geçen ufak şu anekdot, başarılı olmanın bir sırrını gösterir:

Onunla tanıştığı an için ''Dünyaya yeniden geldiğim andır.'' diyen Prof. Sezgin, hocasının kendisini talebeliğe kabul etmesini şöyle anlatıyor:

''Bana, kaç saatimi okumaya ayıracağımı sordu. 'Öğleden önce 4, öğleden sonra 4 ve akşamdan sonra 4 olmak üzere 12 ssat' dedim. Bu vaktin doktora diploması almaya ve kitap telif etmeye yeteceğini; ama bir alim olmaya yetmeyeceğini söyledi. Ne kadar vakit ayırmam gerektiğini sorunca 'Bütün vaktini ayırman lazım.' dedi.

Genç Fuat bu teklifi kabul eder. Doğu'yu Batı'ya taşıyıp yepyeni biçimde tekrar Doğu'ya hediye edeceği yolculuğu bu vurucu sözlerle başlar. Günlük çalışma süresini en az olmak üzere 17 saate çıkarır.

                                                                                              Adnan Emiroğlu

***

İnsan, çaresiz kaldığı bir noktaya gelip dayanınca, bazen kendisinden umulmadık şeyler başarır.

                                                                               Muhyiddin Şekur