ARAMA SAYFASI

El Sözüne Uymak

 

BU DEYİM anlatılagelen şöyle bir öyküden alınmıştır:

Bir kurt çok acıkmış, midesi sırtına yapışmış. Kalkmış, bir şeyler bulmak ümidiyle dolaşmaya başlamış. Derken ne görsün? Bir ceylan yavrusu karşıda duruyor. Kurt buna heyecanlanmış ama ne çare ki, ceylan sarp bir kayalığın üstündeymiş. Kurt bir kenara saklanıp ölçmüş biçmiş, plânlar kurmuş, fakat bir yol bulamamış. Yavru ceylan öyle bir yerde duruyormuş ki, ne aşağıdan çıkılır, ne yukarıdan inilir…

Sinsi kurt “madem ben çıkamıyorum, öyleyse onu oradan indireyim” diye düşünmüş. Ve sesini yumuşatıp, sevimli bir tavır takınıp başlamış ceylana dil dökmeye:

“Ah yavrum, ah canım. Sen çok toysun; böyle sarp kayalıklarda, tehlikeli uçurumlarda ne ararsın. Ya düşersen, ayacığın kırılır, başın yarılırsa?.. Bak yemyeşil çayırlar, taze otlar, şu dereciğin kıyısı ne güzel. Hadi in oradan aşağıya da ben seni gezdireyim...”

Küçük ceylan, bir aşağıda uzayıp giden yemyeşil otlara bakmış; bir de durduğu kayalığa… Önce kurda hak vermiş, heveslenip inmeye niyetlenmiş, ancak kurdun sırıtan ağzındaki sivri dişlerini görünce anasının öğüdü aklına gelivermiş:

“Yok amca yok” demiş, “Anacığım bana dedi ki, ‘el sözüne uyma’ ben burada annemi bekleyeceğim.”

İşte huyu, niyeti bilinmeyen insanlara karşı dikkatli olunması gerektiği anlatılmak için bu öykü anlatılarak “el sözüne uyma” denilir.

•••

Bu deyim, “tanımadığın kişilerin sözüne bakma, öğüdüne kulak asma; belki de seni güzel sözlerle ve tavırlarla tuzağına çekmek istiyordur” anlamında kullanılır.