27 Yazı Abdülkadir Şen

Yazar Profili »

Palto

Nisan 2020, 520 510 Görüntülenme Eklenme Tarih: 22 Mart 2020 00:52 Abdülkadir Şen

 

Burası dünya, hiç bir şey kararında kalmıyor. Sakarya’da yaşadığımız 99 depremi hatıralarımız arasında hâlâ tazeliğini koruyor. Zor günlerdi, bir yandan yıkıntılar içinde hayatını kaybedenlere, diğer yandan da şehrimizde kaybolan çocukluk hatıralarımıza gözyaşı döktük.

Acılarımıza merhem olabilmek için güzel ülkemizin dört bir yanından yardımsever halkımızın koşup gelmeleri ne kadar da teselli edici olmuştu... O gece daha gün ağarmadan bozulan yolları aşıp fırınlar dolusu ekmekle gelen, harabeye dönmüş şehrimize yardıma koşturan o vefakâr, yardımsever insanlar, üzerinden yıllar geçse de unutulmuyor...

Bunları, geçtiğimiz Ocak ayında Elazığ’da meydana gelen deprem hatırlattı. Deprem hatıralarımız yine gün yüzüne çıktı. Yıllar önce Sakarya’da yaşadıklarımız, bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti.

Şimdi de sıra bizdeydi. O akşam saati, oradaki kardeşlerimiz için acaba ne yapabiliriz diye toplandık. Soğuk kış gününde en acil ihtiyaç ısıtıcı, battaniye ve giyim eşyası diyerek hemen bir organizasyon yapıp kampanyamızı başlattık.

Çağrımıza çok kısa sürede pek çok cevap geldi. Şehir merkezinde belirlediğimiz bir buluşma noktasında büyük bir tır bekliyordu ve toplanan malzemeleri deprem bölgesine taşıyacaktı. Biz bir minibüs dolusu battaniyeyi getirmiştik. Koca tır yüklenmeye ve dolmaya başlamıştı bile…

Kalabalığın arasından uzun boylu, zayıfça, hafif sakallı bir beyefendi geldi. Üzerinde siyah kalın bir palto vardı. Havanın ayazı yüzüne vurmasın diye kalın paltosunun yakasını kaldırmış kendisini soğuktan korumaya çalışıyordu. Kısa bir müddet etrafa bakındıktan sonra tırın başındaki bir görevliye yaklaştı ve sordu: “Bunlar nedir; nereye gidecek?” Görevli de “Elazığ’da deprem oldu ya; oraya yardım için battaniye ve kışlık kıyafet gönderiyoruz” dedi.

Belli ki adamın depremden haberi olmamıştı. Yüzü değişti, donup kaldı, sağına soluna baktı ve üzerindeki paltoyu çıkararak titizlikle katladı. Sonra da görevliye uzatarak dedi ki: “Şu an ne battaniye alabilirim, ne de kışlık kıyafet. Ama oraya bir şey göndermem de lâzım. Lütfen bu paltoyu oraya ulaştırın.”

Hepimiz çok şaşırmış ve duygulanmıştık.

Adam, görevlinin cevap vermesini beklemeden hızla kalabalığın arasına karışarak gitti.

Arkasından bakarken, canından yardım yapmanın nasıl bir şey olduğunu hissetmeye çalıştım. Okuduğum, duyduğum ama hep “Acaba nasıl olur?” dediğim sahabelerdeki o ‘isar’ hasletiydi bu. İşte bu duygu cömertliğin de ötesinde, kendi ihtiyacı olduğu halde başka bir kardeşini kendisine tercih etme duygusuydu…

Soğuk bir günde üzerindeki paltoyu bıraktıran ne güzel bir imandı bu. Ve iman insanı nasıl da güzelleştiriyordu...

 

 


Nisan 2020, 520 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Gönülden Bir İstek

Bir Hatıra

Devamı »

Kapıcıya Bayram Ziyareti

Bir Hatıra

Devamı »

Okuyacağına söz ver!

Bir Hatıra

Devamı »

Palto

Bir Hatıra

Devamı »