88 Yazı Aslınur Bahar

Yazar Profili »

Uzaya 38 Yıllık Bir Keşif Yolculuğu

Ekim 2015, 466 145 Görüntülenme Eklenme Tarih: 25 Mart 2020 19:20 Aslınur Bahar

 

Seyahat etmek, yeni yerler keşfetmek, yeni şeyler öğrenmek inanılmaz bir heyecan ve zevk verir insana…

Bir de uzaya doğru bir yolculuğa çıksak nasıl olur acaba? Aslında bu da insanlığın değişmez bir hayali değil midir?..

Bir yerden bir yere gitmek zaman alır; fakat uzay söz konusu olduğunda bu süre çok çok uzun olur. Çünkü yukarı baktığımızda, uzayda mesafeler çok fazladır.

Mesela orta büyüklükte bir yıldız olan Güneş’imize olan uzaklığımız 150 milyon kilometredir. Dile kolay ama, bu mesafeyi şöyle düşünebilirsiniz: Arabanıza binseniz ve hiç hız kesmeden 113 km hızla gitseniz, Güneş’e ulaşmanız 151 yılı geçecektir. Bir de bunun dönüşü var elbette…

İşte bu mesafe Güneş’le Dünya arası uzaklıktır. Güneş sisteminin çapı ise, bir uçtan bir uca 30 ışık yılı ya da 283,821,914,177,430 km’dir.

Ama öyle hemen yelkenleri suya indirmek yok. Madem başladık bu yolculuğa çıkacağız… Allah, hayal gücünü boşuna vermedi ya, hemen yola çıkabiliriz…

Şimdi biraz geriye giderek 1977 yılından başlayalım ve 38 yıllık bir keşif yapalım. Evet 5 Eylül 1977’de Voyager 1 uzaya doğru fırlatıldı ve esrarengiz yolculuğuna başladı. Şimdi biz de onu takip edelim ve bu heyecanlı keşif görevine katılalım:

 

***

Voyager (Gezgin)

Kâinattaki insan eliyle yapılmış en uzak nesnenin 38 yıllık yolculuğunu keşfedin.

.....

5 Eylül 1977

Voyager 1, Voyager 2’den iki hafta sonra fırlatıldı. Voyager 1, Voyager 2’yi asteroid kuşağının yanındaki uzay tozunun yanında bırakarak hızlıca geçti.

 

Ocak 1979

Voyager 1, Jüpiter’in fotoğraflarını çekmeye başladı.

 

5 Mart 1979

Voyager 1’in Jüpiter’e en fazla yaklaştığı tarih (349.228 km mesafe). Voyager’ın en önemli keşfi, Jüpiter’in bir uydusu olan İo’nun aktif volkanlarla kaplı olduğunu bulması oldu.

 

12 Kasım 1980

Voyager 1 Satürn’ü geçti. Satürn’ün ve Jüpiter’in yerçekimli bölgeleri, bu uzay aracını inanılmaz hızlara yükseltti.

 

1990

Voyager 1, yaklaşık 6 milyar km mesafeden, Dünya’nın meşhur “Mavi Nokta” resmini çekti.

 

17 Şubat 1998

Voyager 1, Pioneer 10 uzay aracını geçerek, insan eliyle yapılmış uzaydaki en uzak cisim oldu.

 

15 Aralık 2004

Voyager 1, “heliosheath” (gündurgun) bölgesine girerek, güneş rüzgârlarının ses hızından yavaş hızlara düştüğü “termination shock” (bitiş şoku) sınırını geçti.

 

2014

Voyager 1, Güneş’ten 19.023.572.621 km uzakta. Saatte yaklaşık 58.000 km hızla ilerlemeye devam ediyor. Bu, uzaydaki en hızlı teknoloji demek.

 

2017

Bilim adamları bu tarihte Voyager 1’in “heliopause” (güneş duraksaması) denen, yıldızlararası uzaya girmeden önceki son büyük sınırı geçeceğini tahmin ediyor.

 

Milattan Sonra 42,000. yılında Voyager’ın, 1.6 ışık yılı mesafedeki, Zürafa Takımyıldızı’nda bulunan çok uzak bir yıldız olan AC+79 3888’e çok yaklaşacağını tahmin ediliyor.

 

Not: Bu grafikteki mesafeler ve nispî boyutlar gerçek ölçülere göre değildir. Eğer bu grafik gerçek ölçülere göre tasarlanmış olsaydı, Güneş ile Voyager’ın 2014 konumu arasındaki mesafe, 280 metreden daha fazla olurdu. Ayrıca bu temsilî resimde gezegenlerin sadece en büyük uyduları gösterildi.

 

***

Mavi Nokta, Dünya’nın Voyager 1 sondası tarafından rekor uzaklıktan çekilen bir fotoğrafı. Bu fotoğraf, uzayın sonsuzluğu içinde dünyanın küçüklüğünü gösterir.

14 Şubat 1990’da NASA, asli görevini tamamlamış ve artık Dünya'dan hayli uzaklaşmış olan Voyager 1’e yeni komutlar yollayarak Güneş Sistemi’ndeki tüm gezegenleri fotoğraflamasını sağladı. Gelen fotoğraflardan birinde, grenli bir siyah yüzey üzerinde uçuk mavi bir nokta görülüyordu. Bu, Dünya idi.

Dünya, fotoğrafta bir pikselden daha küçük bir alan (NASA’ya göre 0,12 piksel) kaplamaktadır.

NASA web sitesine göre fotoğraf Dünya’dan 6,4 milyar km uzaklıktan çekilmiştir. 

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

“BİLİM TARİHİNDE EZBER BOZAN PROF. DR. FUAT SEZGİN’LE BİRLİKTE” Kitabının Yazarı Âdem Özkan ile Bu Önemli Eserini Konuştuk

Röportaj

Devamı »

Prof. Dr. Fatih Satıl Hocamızla Şifalı Bitkileri Konuştuk

En çok da havalar soğuduğunda, bağışıklık sistemimizin korunmasında, soğuk kış günlerinde aklımıza gelir şifalı bitkiler. Acaba bu tıbbi bitkilerden beklediğimiz faydaları alabilmemiz için nelere dikkat etmemiz gerekir? Bu konularda bizi aydınlatması için yazarımız Prof. Dr. Fatih Satıl Hocamızla bir söyleşi yaptık.

Devamı »

Ömer Sevinçgül İle Mervin Romanı Üzerine Konuştuk

Yazar Ömer Sevinçgül ile yabancı dillere de çevirileri yapılan kitaplarını, özellikle en son Arapça olarak yayımlanan Mervin romanını konuştuk…

Devamı »

Selim Gündüzalp ile ölüm üzerine bir röportaj

“ÖLÜMDEN NE KORKARSIN, KORKMA EBEDİ VARSIN”

Devamı »