ARAMA SAYFASI

Üç Mevsimlik Ömür

Hayat Öyküsü

 

Nur yüzlü bir dede ile çay evinde sohbet ediyoruz.

Ellerini tuttuğumda soğukluğu içime işledi.

Ama o hiç oralı bile değildi.

“Üşümüyor musunuz?” dedim.

Latife yaptı:

“Titremesini biliyoruz çok şükür” dedi.

Bana bir atasözünü hatırlattınız:

“Fakire kış geliyor demişler.

O da:

Titremeye hazırım demiş.”

“Öyle mii!” dedi...

Sanki bilmiyormuş gibi.

Ve ilave etti:

“Yakınmak niye, kışı da ayrı güzel Rabbimizin, yazı da ayrı güzel. Her mevsimi ayrı güzel.

Biz dört mevsimi bir arada yaşıyoruz.

Oysa kelebekler üç mevsim yaşıyorlar.

Kış yok onlara, kelebekler kışı göremiyorlar.

Kelebek olmadığımıza şükredelim.

Kıştan, baharı hazırlıyor Rabbimiz görmek gerek.

Hem niye şikayet edelim ki, şeytanın istediği de bu zaten.

Her şikayet bir perdedir o nimetlerle aramızda. Şükretti mi insan, Allah da nimetini artırır.

Hatta acıyı, soğuğu bile hissettirmez o insana...”

...

Bu nur yüzlü dedeye “Üşümüyor musunuz?” diye sorduğuma pişman olmuştum.

Ama aldığım derse değmişti doğrusu.

Ben soruncaya dek, soğuğu bile o kadar hissetmiyordu belki, diye düşünmeye başladım...

Az perdeyi aralasak göreceğiz ama takılıyoruz perdelere.

Evet perdeleri açmak ve pencerelerden bakmak gerek.

Sahi “33. Söz” pencereler risalesi niye var ki.

Niye o isimle yazmış ki Bediüzzaman Hazretleri o risaleyi.

Boşuna değil elbette.

O pencereden de bir bakmaya ne dersiniz haydi bismillah...