ARAMA SAYFASI

Kazlar

Neşeli Öykü

 

Bir çiftçi bereketli bir hasat mevsiminden sonra mısırları bir kenara yığmış.

Sonra da evine girip bir köşede başlamış hesap yapmaya. Tahmini şu kadar elime geçer. Bu kadarıyla borçları kapatırız, şununla şunu alırız, şu kadar ev masrafı, bu kadarla da çoluğu çocuğu sevindiririz.. diye düşüncelere dalmış.

Çiftçi bu hülyalarda dolaşırken, dışarıdan kazların sesiyle irkilmiş.

Bu sesler normal değilmiş; sanki sevinç çığlıkları gibiymiş…

Çiftçi hemen doğrulup fırlamış kapıya ki ne görsün!..

Kendi kazları yetmiyormuş gibi komşuların kazlarını da alıp organize halde mısırlara dalmışlar ki ne cümbüş…

Bu hali gören çiftçi yalınayak hücuma geçmiş kazlara; ama adamlar yavuz hırsız…

Çiftçinin bütün hışmıyla saldırdığını görünce hemen savunmaya geçip başlamışlar tıslamaya.

Tıssss, tıssss, tıssss… Her yanı bir tıslamadır sarmış.

Canı yansa da bu kadar çok tıslayan kazla baş edemeyeceğini anlayan çiftçi duraklayıp kazlara seslenmiş:

“E insaf yani, hem malımı talan edin sonra da ‘susss’ deyin, bu kadar da olmaz ama…”

Haksız olan insafsız da olur genelde. Haksız ve kural tanımayan kimseler bu huylarından ötürü, dönerler doğru konuşanları ve hakkı savunanları suçlarlar, susturmaya çalışırlar. Bunun için insan hak yolundan sapmadan, haksızlarla en güzel şekilde mücadele etmelidir.