138 Yazı Selim Gündüzalp

Yazar Profili »

Sır

Kasım 2014, 455 136 Görüntülenme Eklenme Tarih: 16 Nisan 2020 18:41 Selim Gündüzalp

 

İlkokul üçüncü sınıf öğrencisi Mehmet Fatih, çok üzgündü. Servis aracına binmek istemiyordu bir türlü. Çünkü bir gün önce sınıfından bir arkadaşına kırılmıştı. O gün servise binmesi için herkes çok çabaladı, ama o “Hayır” diyordu, “Binmeyeceğim.”

Servis aracındaki öğrenciler, müdür, kim varsa hepsi çok çalıştı, ama onu arabaya bindiremediler. En son, sınıf öğretmeni yetişti ve Mehmet Fatih’in kulağına bir şeyler söyledi ve o da hiç tereddüt etmeden araca bindi. Servis şoförü:

“Öğretmen hanım…” dedi, “Ne söylediniz Mehmet Fatih’in kulağına?”

“Aramızda bir sır” dedi öğretmen. “Sır herkese söylenmez.” 

Oysa öğretmenin söylediği söz sadece bir cümleydi:

“Hadi evlâdım, bin, beni kırma.”

O söz tesirini hemen göstermişti.

Servis şoförü:

“Hoca hanım, okul müdürü, ben, hepimiz uğraştık, ama bir türlü başarılı olamadık.”

Şoförün ısrarı karşısında, hoca hanım:

“Şoför bey, ben öğretmenim” dedi. “Çocuklar benim sesimin arkasında kalbimin sesini duyacak ve dinleyecek kadar hassas bir kalbe sahiptir.”

...


Herkes kendi sanatında büyüktür. Çocuğun dilinden nasıl anne-babası anlarsa, öğrencinin dilinden de öğretmeni anlar. Yeter ki şefkat dolu bir gözle ve kalple bakabilsin.

 

 


Kasım 2014, 455 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Haydi Bakalım

Neyi dinlesen, kendine özel bir dille konuşur. Her şey ses verir anlayana, geçip gitmeyene… Yıldızı dinlesen, dereyi dinlesen; ağacı dinlesen, kuşu dinlesen… “Nerede beni dinleyen, nerede sesimi duyan?” der adeta. Ve bin bir gecenin içinden bir ses gelir: “Ben seni dinliyorum.” der. Ve açılır sırlar, hikmetler… Dinleyen anlar!.. Düşünün bir yayla başındasınız, bir gece vakti bir ağacın tepesindesiniz, herkesten uzak, her şeye yakınsınız… Yalnızlık! Dışı yalnızlaştıkça, içi kalabalıklaşıyor

Devamı »

Rabbimizin Nimetleri Saymakla Biter mi!

Dün neredeydik, bugün nerede… Günbegün ağacın başındaki bir meyve gibi olgunlaşan hayatımız, dört bir yandan akıp gelen nimetler. Neler neler… Saymakla bitmez. Hangi birini sayabiliriz ki? Rabbimizin bizi yok iken yaratıp var ettiğini mi, bitki ya da hayvan değil bir insan olarak yaratmasını mı?.. Hayat verip sürdürmesini mi? Belki her gün ne kazalar, ne hastalıklardan korunuyoruz da haberimiz bile olmuyor…

Devamı »

Tohumdan Çınara

Ne acayip değil mi! Cenab-ı Hak tohumu ve ağacı bir makine gibi yapmış. Bir küçücük tohum, koca ağacı içinde saklıyor; adeta bir ağaç makinesi gibi çalışıp ağaç üretiyor. Ağaç da meyve makinesi gibi çalışıp lütf-u ilahi ile meyve üretiyor.

Devamı »

Rabbim, Her İşine Hayretteyim

Beyaz ve tatlı meyveleri olan bir dut ağacının altındayım. Sanki tüm varlığın odak noktasındayım...

Devamı »