72 Yazı Banu Yaşar
Psikolog/Psikoterapist

Yazar Profili »

Ya Annem Giderse!

Ocak 2013, 433 124 Görüntülenme Eklenme Tarih: 19 Nisan 2020 15:17 Banu Yaşar

 

Soru:

Çocuğum  bu sene ilkokula başladı. İlk günlerden itibaren okula gitmek konusunda çok isteksiz davranıyor. Yanından ayrılmama izin vermiyor. Tüm gün sınıfta oturmam için ısrar ediyor. Bu durum benim için de çok yorucu olmaya başladı. Bazen sinirlenip, bağırıp çağırıyorum. Fakat ne korkutmak ne de tatlı söz işe yaramıyor. Ben okuldayken ya beni bırakıp gidersen diye ağlıyor. Sizce ne yapmalıyım, bu durumu nasıl aşmalıyım?

 

Cevap:

Çocuklar güven duygusunu aile içinde öğrenir. Anne babanın tutum ve davranışlarıyla bu duygu pekişir. Kandırılmayan, gizli kaçak bırakılmayan çocuklar anne babaya güvenmeyi öğrenir. Küçük yaştan itibaren işe gidileceği zaman ya da dışarıya çıkılması gereken durumlarda kaçarak değil, mutlaka çocuğa doğruyu söyleyerek yanından ayrılmalıyız. Sonrasında ağlasa bile en azından anne babasının doğruyu söylediğine inanmış olur. Zamanla ağlamaları da azalır.

Nereye gidileceği, kaç saat sonra gelineceği ve çocuğun kiminle kalacağı sakin bir dille, kısaca anlatılmalıdır. Kandırmak, doktora ya da iğne olmaya gideceğiz şeklindeki korkutmalar yapmak çocuk için başka korkuların sebebi olabilir.

Güven duygusunu kazanmış bir çocuk anne babası yanında olmasa bile belli süreler içinde kendini güvende hisseder. Bilir ki anne babası her zaman doğruyu söyler ve onu kandırmaz. Bu duyguyla gittiği yerde ya da okulda alışma sürecinden sonra bir sıkıntı yaşamaz kendini emniyette hisseder.

Çocuk okulda kalmak konusunda kaygı ve korku yaşıyorsa, o zaman sorunu kendi davranşlarımızda aramamız gerekir. Onun güven duygusunu kıracak bazı söz ve davranışlarımız olmuş olabilir. Bu tutumlarımızı gözden geçirmemiz gerekir. Bazen anneler çok kızdıkları zaman işe yarar umuduyla bazı tehditler yaparlar.

“Beni çok üzüyorsun, çok yaramazlık yapıyorsun, eğer devam edersen seni bırakıp giderim, sen de annesiz kalırsın…” ya da “beni çok üzüyorsun hasta olup ölürüm…” gibi sözler sarfederler. Bir kızgınlık anında söylenmiş sözlerin bu kadar sorun çıkaracağı belki kimsenin aklına gelmez ama sonrasında anne babanın bir zaman uğraşacağı sıkıntılara dönüşebilir.

Bu tehditler üzerine çocuklar bir süre sakin ve sesiz kalsalar bile sonrasında ciddi güven sorunları yaşayabilirler. Okula alışmak istemez, anneye güvenmediği ve onu bırakıp gideceğini düşündüğü için yanından ayrılmasına çok büyük tepki gösterir. Daha önce kendisine sıklıkla söylenen sözlerin gerçek olacağından, annesinin onu bırakıp gideceğinden korkar.

Bu durumu düzeltmek için ciddi anlamda davranış değişikliğine gitmemiz gerekir. Öncelikle sakin bir şekilde konuşup, onu çok sevdiğimizi, bazen kızgınlık anında bırakır giderim gibi şeyler söylediğimizi ama bunların asla gerçek olmadığını söylemeliyiz. Verdiğimiz sözlere daha sadık kalarak da bu sözümüzü sağlamlaştırmalıyız.

Ayrıca gün içinde çocuğumuza ayırdığımız vakti tekrar gözden geçirmeliyiz. Oyun oynamanın çocuk için rahatlatıcı ve tedavi edici bir etkisi vardır. Birlikte oyun oynayabilirsiniz. Bu aranızdaki yakınlaşmayı kolaylaştıracağı gibi aynı zamanda size güvenmesi için de iyi bir başlangıç olacaktır. Yaklaşık olarak bir saat oyun oynamak bile olumlu sonuçlar doğuracaktır.

Okulda kaldığınız süreleri azaltarak ayrılabilirsiniz. Örneğin ilk gün dört ders bekliyorsanız, ikinci gün üç ders, üçüncü gün daha az gibi gitgide azalan sürelerle okuldan dönmeniz daha iyi olacaktır. Bu gibi durumlarda tüm ailenin ve anne babanın aynı kararda ve karalılıkta olması çok önemlidir. Çocuğun her gün okula devam etmesi, arada kopukluklar olmaması gerekir. Çocuk okuldan uzak kaldıkça daha çok gitmek istemeyecektir. Tüm bunlara rağmen sorun devam ederse mutlaka profesyonel anlamda yardım alınmalıdır. Çünkü çocuğun tüm okul hayatını etkileyebilecek bu sürecin bir an önce çözülmesi gerekir. Bu davranışlarının gerçek sebebinin bulunup, anne babanın da tutumlarını bu yönde değiştirmeleri, sorunun çözümüne katkıda bulunacaktır.

 

 


Ocak 2013, 433 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bu Günlerde Neyi Tüketiyorsunuz?

Devamı »

İnsanlar Değil, İmajlar Dolaşıyor Sokaklarda / Olduğun Gibi Görünmek

Kişilik, insanın bütün ilgi, yetenek, konuşma biçimi, tavır, görünüş ve çevresine uyum biçiminin özelliklerini kapsar.

Devamı »

Yüz Çizgileri Ne Söyler?

“Elli yaşına geldiğinde herkes hak ettiği bir yüze sahip olur...” diyor, George Orwell. İlk okuyuşta çarpan bir cümle, biraz korkutan, biraz ürperten, hatta gidip aynaya baktıran cinsten... Neden elli yaşına geldiğinde, neden yirmisinde, otuzunda değil de, elli yaşına gelince hakettiğimiz bir yüze sahip oluruz. Neden başka bir kelime yerine hak etmek kelimesini kullanır George Orwell?

Devamı »

Aranızda Cennetin Rüzgarları Essin

Eş olmak yeni bir elbise giymek gibi, yeni bir rol ekler hayatımıza... Eskiden birinin kızı, oğlu, kardeşi, torunu, arkadaşı, teyzesi iken artık çok daha derin ve kalıcı bir isim eklenir. Hayatımız boyunca yeni isimler yeni etiketler alır ve bu duruma alışmaya çalışırız.

Devamı »