78 Yazı Prof. Dr. Sefa Saygılı

Yazar Profili »

Ay ve İlginç Yaratılış Özellikleri

Haziran 2020, 522 615 Görüntülenme Eklenme Tarih: 28 Mayıs 2020 17:39 Prof. Dr. Sefa Saygılı

 

 

Kur’an’da, İbrahim Suresi, 33. ayetinde “(Allah) Güneş’i ve Ay’ı hareketlerinde sürekli emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü de emrinize amade kılandır.” buyurulur.

Ayrıca En’am Suresi, 96. ayetinde de “O, sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükûn (dinlenme), Güneş ve Ay’ı bir hesap (ile) kıldı. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen Allah’ın takdiridir.” buyurulur.

Bu ve başka ayetlerde, Ay’ın ölçülü yaratıldığı ve hareket ettirildiği ve ayrıca hayata hizmet edecek şekilde takdir edildiğine dikkatimiz çekilir. Biraz incelediğimizde, Ay’ın yapısı ve hareketleriyle ayetleri açıkladığını görürüz.

 

Ay’ın Özellikleri

Dünyamızın uzaydaki yol arkadaşı Ay, tek uydumuzdur. Çıplak gözle yüzey şekilleri kolaylıkla görülebilen tek gök cismi olan Ay aynı zamanda gece vakti gökyüzündeki en parlak ve en büyük nesnedir.

Ay dünyamızdan yaklaşık 384 bin km uzaklıktadır ve kütlesi Dünya’dan 81 defa daha küçüktür. Çapı Dünya’nınkinin dörtte biridir.

Bildiğimiz anlamda bir atmosfer ayda mevcut değildir. Dünya’nın üzerinde olduğu gibi bir koruyucu tabakanın ayda bulunmaması, öldürücü özellikteki radyasyonların Ay yüzeyine ulaşmasına sebep olur. Böylece Güneş’in zararlı ışınlarına maruz kaldığı gibi, devamlı meteorit (gök taşı) bombardımanına da tâbidir.

Yüzeyindeki yer çekimi Dünya’ya kıyasla 1/6 kadardır. Dünya’da 120 kg olan bir madde Ay’da sadece 20 kg gelir. Çekimi az olduğundan bir insan orada 10-12 metre yükseğe sıçrayabilir.

 

Dünya’yı Sadece Ay mı Çeker?

İçinde yaşadığımız Dünya’nın hayat için uygun şartları sağlamasının binlerce sebebinden biri de Ay ve Dünya arasındaki hassas kütle çekim dengesidir.

Ay’ın Dünya üzerinde ölçülebilen en büyük etkisi med-cezir olarak bilinen durumdur. Dünya ve Ay arasındaki çekim kuvveti su ile kara arasındaki adhezyon denilen; birbiriyle ilişkili farklı maddelerin arasındaki çekim gücünden çok daha büyüktür. Bu sebeple, Ay’ın Dünya üzerinde oluşturduğu kütle çekim kuvveti, Dünya’ya olan uzaklığının değişmesiyle okyanus ve denizlerin kabarma veya alçalmasına yol açar. Gel-git olarak da tanımlanan med-cezir bu sebeple oluşmaktadır. Fakat Dünya’da yaşanan med-cezirin tamamı Ay sebebiyle olmaz. Yaklaşık üçte bir oranında Güneş’in kütle çekim etkisi de med-cezirin yaşanmasında rol oynar.

 

Ya Ay Olmasaydı!?

Ayın yokluğu halinde; atmosferimiz yüzlerce defa daha yoğun olacağından yeryüzüne güneş ışını ulaşamayacak ve fotosentez gerçekleşemeyeceğinden hayat da olmayacaktı. Ay’ın çekim gücü atmosferimizi bir pamuk helva gibi kabartarak onu seyreltmektedir.

Ayrıca Ay olmasaydı, Dünya kendi ekseni etrafında şu anki hızına kıyasla çok daha yüksek bir hızla dönecek ve hem yüzeyindeki rüzgârlar çok şiddetlenecek, hem de gün süresi kısalacaktı. Böyle bir senaryoda hava, kara ve denizler arasındaki ısı değişimi daha hızlı olacak ve doğu ile batı doğrultusunda saatteki hızı yaklaşık 160 kilometre olan kasırgalar esecekti.

Elbette bu derece sert iklim şartları başta insanlar olmak üzere karmaşık yapıdaki organizmaların yaşaması için elverişsiz bir ortam demektir. Zaten med-cezirin olmaması veya sadece Güneş etkisiyle çok düşük oranda yaşanması halinde bile okyanuslarda hayat olmayacaktı.

 

Ay, Daha Küçük Veya Daha Büyük Olsaydı Ne Olurdu?

Sadece Ay’ın varlığı değil, Ay’ın şu anki boyutu ve yeri de Dünya’nın eksen eğimini istikrarlı hale getirerek hayatı mümkün kılar. Ay, Dünya’nın eğimini sabitleştirme işlevi görür, böylece canlılara yaşanabilir bir iklim yaratılır. Aynı zamanda kutup bölgelerindeki derin kar depolarının sürekli olarak korunması sağlanır. Bu depolar aynı zamanda bilim adamları için muazzam derecede önemli bilgilerin kayıt kaynaklarıdır.

 

Özetle Ay olmasaydı neler olurdu sıralayalım:

- Günler 24 saat değil 18 saat olurdu.

- Fırtına ve kasırgalar hayatımızı çekilmez hale getirecek şekilde artardı.

- Tam bir küre şeklinde olmayan Dünya’nın konumunun dengelenmesinde bir stabilizatör bulunmazdı.

- Dünya gök taşları tarafından yok edilebilirdi.

Sonuç olarak; Dünya’da bildiğimiz yaşam şekli olmazdı, yani biz insanlar ve diğer canlılar olmazdık. Bu gerçekleri, Yüce kitabımız Kuran-ı Kerîm’in şu ayetlerinden de anlıyoruz:

“Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan Odur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor.” (Enbiya Suresi, 33)

“Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı sizin emrinize verdi; yıldızlar da Onun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl Suresi, 12)

 

 


Haziran 2020, 522 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Ay ve İlginç Yaratılış Özellikleri

Kur'an-ı Hakîm'de, Ay’ın ölçülü yaratıldığı ve hareket ettirildiği ve ayrıca hayata hizmet edecek şekilde takdir edildiğine dikkatimiz çekilir. Biraz incelediğimizde, Ay’ın yapısı ve hareketleriyle ayetleri açıkladığını görürüz.

Devamı »

Dünyamız Dev Gezegenle Nasıl Korunuyor? / Jüpiter

Neredeyse sonsuzluğa uzanan büyüklükteki kâinatımızda, içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisi gibi yüz milyarlarca galaksi mevcuttur.

Devamı »

Darwin, Tavus Kuşlarını neden sevmezdi?

Darwinistler, canlıların hayatta kalabilmek için değişim geçirdiklerini ileri sürerler. Peki, öyleyse tavus kuşları neden yırtıcı hayvanların birkaç kilometre öteden bile görmesine sebep olan parlak, canlı renklere sahip oldular?

Devamı »

Alzheimer'dan Korunan Beyin Bölgesi

Demans hastalıklarının en önemli sebebi beyin hücrelerinin ve dokularının hasarlanmasıdır. Hasarlanma ise hücreler arası haberleşmeyi imkânsız kılar ve normal beyin işlevlerinin yeterince sağlıklı yapılamamasına sebep olur.

Devamı »