TR EN

Dil Seçin

Ara

Affetmek

Affetmek

Affetmekle yüzümüzü geleceğe döner, geçmişin zindanından kendimizi azat ederiz. Affetmek yanlışı geçmişe yerleştirir ve geleceği onun etkisinden kurtarır. Genişler gelecek. Affetmek unutmak değil, sadece mütecavize duyulan öfke ve hıncın içimizden geçip gitmesine izin vermektir.

Affetmekle yüzümüzü geleceğe döner, geçmişin zindanından kendimizi azat ederiz. Affetmek yanlışı geçmişe yerleştirir ve geleceği onun etkisinden kurtarır. Genişler gelecek. 

Affetmek unutmak değil, sadece mütecavize duyulan öfke ve hıncın içimizden geçip gitmesine izin vermektir.

Gerçek bir affediş göklerden gelen bir bağıştır, ilahi alanın beşeri alana bir temasıdır, mucizevi ve ilham vericidir. 

Unutamadığımızı affederek yeni bir biçimde hatırlarız, geçmişin zindanından geleceğin umuduna çıkarız. 

Affetmek, takatimiz yettiği halde misilleme yapmamaktır.

Ama her şey affedilemez. 

Onarılamaz, telafi edilemez, anlaşılamaz kötülükler vardır. Affetmek kitle kıyımlarında, çocukları yakan bombalarda, ölüm kamplarında can vermiştir. İnsanlığa karşı işlenen bir suçu affetmek, yine insanlığa karşı başka bir suç işlemektir.

Affetmek kolay mı? 

Hayır çok zor. 

Affedilenin de affı hak etmesi, onu kazanması gerek. Şartsız affediş Allah'a mahsus. 

Affa lâyık olabilmek için samimi bir özür ve tövbekârlık gerek. Yarın aynı durumda olduğunda, bu cürmü işlemeyecekse, gerçek bir pişmanlık vardır. 

Bir özür, ne kadar samimi olsa da verilmiş hasarı geri döndüremez. Ama iyileşme tam da burada başlar. 

Özür, kurbanın haklı olduğunu teslim etmekle, onu kötülüğe maruz kaldığı edilgen bir rolden çıkarıp bağışlayıp bağışlamamaya karar vereceği etkin bir role yükseltir.