TR EN

Dil Seçin

Ara

Anne Hediyesi

Anne Hediyesi

Bir Hatıra

Büyüklerimizin dizlerinin dibinde oturup onların her söylediklerini kelime kelime not almayı ne çok isterdim. Çünkü onların tecrübe meyveleriyle dolu hayat ağaçlarıyla kıyaslayınca, bizim dallarımızın ne kadar boş olduğunu fark ediyorum.

Bize ters gelen işlerinde bile, sonunda onlara hak verdiğimiz sürprizler az mıdır? 

Geçenlerde yine böyle bir sürpriz yaşadım. 

Rahmetli annemin sağlığında bizim evde hiçbir meyvenin çekirdeği atılmazdı, atılamazdı. Çünkü annem, “Evladım o çekirdekleri bir peçeteye sar bana ver” derdi ve hepsini toplardı. Bu sakladığı çekirdekleri de her hafta sonu gittiğimiz köyümüzde uygun yerlere ekerdi.

Ben o zamanlar her seferinde anneme “Yorma kendini, bu çekirdeklerden ne olacak…” derdim. O da bana “Ben göremem belki ama siz bu meyvelerden yersiniz inşallah” derdi.

Annem vefat edeli 3 sene oldu. Bir sabah çıktım, bahçede yürümeye başladım. Kenarda küçük bir ağaç fark ettim, üzerinde 30-35 sarı erik vardı. Şaşırdım… Baktım; tadı da çok güzeldi. Kendi kendime “Biz bu ağacı ne zaman diktik acaba?” diye soruyordum ki, rahmetli annem hayalime geldi. Evet, tam da vefatından kısa bir süre önce erik çekirdeklerini gömdüğü yerde duruyordum. 

Ağacın yanına oturdum. Gözlerim yaşardı. Annemin sözleri kulaklarımda çınladı: “Ben göremem belki ama siz bu meyvelerden yersiniz inşallah.”

Evet bu, bir niyetin kabul edilmiş duası ve bir çabanın en tatlı hediyesi idi… 

Tevafuk, aynı gün şöyle bir yazı okudum:

“Uzmanlar, yenilen meyvelerin çekirdeklerinin çöpe değil toprağa atılarak daha yeşil bir çevre oluşturmanın mümkün olduğunu söylüyorlar. Rastgele atılan çekirdeklerin bile yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğunu belirten uzmanlar, çekirdeklerin toprağın 3-5 cm altına gömülmesi gerektiğini hatırlattılar.”