ARAMA SAYFASI

İktisat Prensibi Bakımından Kemiklerin Yapısı

İktisat Prensibi Bakımından Kemiklerin Yapısı

Cenab-ı Hak, biz insanlara israf etmeyi, saçıp savurmayı men etmiş, iktisatlı olmayı emretmiştir. Aynı şekilde, Allah eşyayı, mahlûkatı yaratırken de daima iktisat üzere yaratmaktadır.

 

Cenab-ı Hak, biz insanlara israf etmeyi, saçıp savurmayı men etmiş, iktisatlı olmayı emretmiştir. Aynı şekilde, Allah eşyayı, mahlûkatı yaratırken de daima iktisat üzere yaratmaktadır. Yaratılışta hep en hafif sureti, en kısa yolu, en kolay tarzı, en faideli şekli takip etmektedir.

Buna insan bedeninden kemikleri örnek verelim:

Bilineceği gibi insan bedenini zahirde ayakta tutan, akciğer, karaciğer gibi narin, hassas organları koruyan iskeletin büyük ekseriyeti, sertliği ile bildiğimiz kemik dokusudur.

Kemik dokuları genel yapısı itibari ile, bir tel veya bir demir çubuk gibi içleri dolu değil, bir su borusu veya bir profil boru gibi içleri boştur. Daha doğrusu kemiklerin içleri, kemik iliği diye bildiğimiz, kan hücrelerinin yaratıldığı bir hafif doku ile doldurulmuştur.

Akla şu gelebilir: Şayet insanda kemiklerin içleri boş değil de, bakır tel veya demir çubuk gibi, yekpare kemik dokusu ile dolu olsa idi, acaba iskelet daha sağlam olmaz mıydı?

Bu soruyla ilgili şöyle bir araştırma yapılmış: Aynı miktar malzeme kullanarak, bir demir çubuktan, su boruları şeklinde profil yani içi boş boru yapılmış. Su borusu şeklindeki borunun, aynı miktar malzemeyi taşıyan içi dolu demir çubuğa göre beş misli daha sağlam olduğu tespit edilmiş.

İşte bedenimizde, bilhassa uzun kemiklerde, kemiklerin yaratılışında aynı metot tatbik edilmektedir.

Bir anatomi kitabından bu mevzu ile alakalı pasajı aynen aktarıyorum:

“İnsan kemiğinde az madde sarfiyatı ile kemiğin daha fazla dayanıklı olması mümkün olmuştur. Uyluk kemiğini (femur) misâl verecek olursak, bu kemik tamamen dolu, yekpare solid bir kemik dokusundan yapılmış olsaydı, içi boş olmasaydı, sağlamlık ve dayanıklılık açısından fazla bir şey kazanmazdık. Fakat fazlaca madde sarfiyatı bakımından ve bir de kemiğin ağırlığının artması yönünden, lüzumsuz yere kilolarca fazlalığı taşımak bakımından çok şey kaybetmiş olurduk.” (Odar IV: Anatomi Ders Kitabı. I. cilt, 12. baskı, Elif Matbaacılık, 1978, Ankara, sh. 20)

Sözü edilen iktisat prensibinin diğer bütün kemikler için de söz konusu olduğunu hatırlatalım. Ve aynı iktisat prensibinin, sadece insanlara mahsus değil, hayvanların yaratılışında da söz konusu olduğunu unutmayalım. Ve bizi iktisat içerisinde yaratıp, yaşayışımızda da bizi iktisada davet eden Allah’a hadsiz şükredelim.

Şuna da dikkat edelim ki, eğer biz hayatımızda ne kadar iktisat prensibine uygun olarak yaşarsak, o kadar Allah’ın bize yaptığı iktisat davetine uymuş oluruz.