ARAMA SAYFASI

Görülmeyen Sanat Eserleri

Her zaman kültür sanat etkinliklerine hayranlığım vardır. Geçenlerde gittiğim bir sanat galerisinde, tanıdığım bir grubun ateşli bir tartışmasına şahit oldum. Tartışmanın sebebi kar manzarası olan tablolardan birisi idi.

Bir ressam esere uzun uzun bakıp: “Altın oran en iyi şekilde kullanılmış” diyor. Bir matematikçi keskin çizgiler hakkında yorum yaparken, başka bir tanesi bu dönemin ruhunu tam olarak yansıttığını düşünüyor. Bir mimar ise resimdeki binanın yapı statiğine vurulduğunu ifade ediyor. Ben de o tabloya yaklaştım. Gözümü kırpmadan baktım. Resmin derinliğinde bir kare yakaladım. Yakaladığım kare, o kocaman tabloda miniminnacık bir kar tanesi. Ne kadar çok olursa olsun hep bir tanedir kar tanesi. Ne kadar birikirse biriksin hep biriciktir.

Tüm sanatseverler tartışırken ben de söze karıştım.

“Bir dakika dinler misiniz? Bu eser karşısında o kadar çok yorum yaptınız ki, bu eserdeki sanatı günlerce saysanız bitiremezsiniz” dedim.

“Elbette bitirebiliriz diye çıkıştı mimar.”

Ressam birkaç gün sonra biter dese de beni anlamaya çalışıyordu. Matematikçiye yöneldim: Sen ne düşünüyorsun? O ısrarla cevap vermedi. Fakat mimar sert bir dil ile “Hadi sen konuş!” dedi. Ben de “Memnuniyetle” dedim.

Ağaçların, yolların, arabaların ve evlerin çatılarının karlar altında olduğunu görüyorum. Şimdi burada var olan kar taneciklerinin sayısını bilen var mı? Saymaya kalktığınızı farz edin. Böyle bir sayma işlemini başarmanız imkânsızdır. Çünkü bir metre küp karda bile 350 milyon tane kar taneciği bulunduğu tahmin edilmektedir.

Şimdi bu 350 milyon tane kar taneciğinin her birinin farklı altıgen motifleri olduğunu düşünün. Daha sonra karşınızda duran karla kaplı manzaraya bakın ve kaç tane farklı kar kristali motifi ile karşı karşıya olduğunuzu düşünün. 350 milyon tane birbirlerinden açıları, renkleri ve motifleriyle farklı deseni bile insanın zihninde canlandırması mümkün değildir. Dünyada hiçbir ressamın veya hiçbir tasarımcının birbirinden farklı 350 milyon resmi veya desen çalışması yoktur.

Bu manzarada kaç metre küp kar var ressam arkadaşım. Peki mimar arkadaşım şimdi çizmeye başlasan kaç tane farklı motifte altıgen çizebilirsin. Dakikada 60 tane çizsen ki zor; bir saatte 3600 tane çizersin. Yemeden, içmeden, uyumadan aralıksız aynı altıgeni çizsen bile 10 senede ancak bir metreküpünü çizersin. Ama aynı anda trilyonlarca kar tanesi kelebek gibi uçuşarak yeryüzüne gönderiliyor. Kar taneleri rahmet sayfaları gibi düşüyor yeryüzüne. Ama her kitap gibi onları da sadece okuyanlar anlayabilir.

Kar kristallerinin kitabı mı olur diyeceksiniz; elbette var. Kar kristalleri üzerinde ilk araştırmaları yapan Amerikalı Wilson Bentley (1865-1931), gördüğü muhteşem sanat karşısında çok etkilenmiş ve elli yıl boyunca sürekli kar kristali resmi çekerek bu kar tanelerini kitaplaştırmıştır. Bentley keşfettiği kristal âleminin eşsizliğini ise şöyle dile getirmiştir:

“Mikroskobun altında kar tanelerinin mucizevî güzellikte olduğunu keşfettim. Bu güzelliğin başkaları tarafından görülmemesi ve gerekli önemin gösterilmemesi büyük bir kayıp. Her kristal bir tasarım harikası ve hiçbir dizayn bir daha tekrarlanmıyor. Bir kar tanesi eridiğinde bu tasarım sonsuza dek yok olur ve arkasında hiçbir kayıt bırakmaz.”1

İşte bu yüzden ne kadar çok olursa olsun hep bir tanedir kar tanesi. Ne kadar birikirse biriksin hep biriciktir.

Matematikçi arkadaş hemen söze girişti: “Peki bu kar kristallerinin aynı olma ihtimali hiç yok mu?”

İşte bir matematikçiye yakışan bir soru. Kar kristallerinin birbirine benzemesi imkânsızdır. Bilimsel bir çerçevede ispatlayalım. Tüm su moleküllerinin yapısı temelde aynı olmasına rağmen bu moleküller bazen birbirinden farklılaşabilirler. Oluşan her 5000 su molekülünden birinde hidrojen atomu yerine bir doteryum atomu bulunabilir. Ve her 5000 molekülün birinde 16 kütle numaralı oksijen yerine 18 kütle numaralı oksijen bulunabilmektedir. Bu farklılık, bir araya gelerek kristalleşen buzlar arasında bir kombinasyonun meydana gelmesine neden olur. Çünkü tek bir kar tanesinde 1018 su molekülü bulunmaktadır. Su moleküllerinin yukarıda anlattığımız farklılaşmaları nedeni ile tek bir kar tanesini meydana getiren moleküllerin 1015 tanesi diğerlerinden farklı olacaktır. Bu hesaba göre, iki kar tanesinin tamamen aynı düzenlemeye ve şekle sahip olması 1024'de bir ihtimaldir. Ve böyle bir ihtimalin, evrenin başlangıcından bu yana gerçekleşmiş olma olasılığı sıfırdır.2

Mimar arkadaş bir yorum yaptı: “Biz bir bina tasarlarken alanı geniş tutmak ve yapı statiğinin sağlam olmasını sağlamak için altıgen plan çizeriz. Mertrekarelerce büyük olan binalardan bahsediyorum. Bu binaların tasarımını yaparken inşaat mühendisi, mimar hatta müteahhit ile saatlerce tartışıyoruz ve sonuçta uzun bir sürede bir tane bina tasarımı çıkıyor. Dikkat çekici olan birbirine benzer yapıda olması imkânsız olan kar tanelerinin 0,1 milimetrekare alanda altıgen yapılarının nasıl farklılaştığıdır?”

Güzel bir soruya güzel cevap yakışır değil mi?

Bir kar tanesi küçük bir toz tanesi etrafında oluşmaya başlar. Bu sadece birkaç mikron büyüklüğündedir. Meydana gelen bu mikroskobik şekil altıgendir ve bu yapı buzun kendi yapısından yani suyun moleküler özelliklerinden kaynaklanır. Oluşan bu kristal gitgide büyür ve köşelerinden itibaren küçük kollar oluşmaya başlar. Hava soğudukça bu kolların büyümesi biraz daha hızlanır. Hava değişimlerine maruz kaldıkça, oluşan bu yapı üzerinde kılcal uzantılar gelişir. Kar çevreye savruldukça ve değişik koşullara maruz kaldıkça bu yapılanma devam eder ve her koşula uygun farklı bir özellik kazanmaya başlar. Tek bir kar tanesindeki her kol aynı gelişmeyi yaşadığından bütün kollar birbirine benzer ve son derece kompleks bir yapı meydana gelir. Meydana gelen altıgenle bağlantılı olarak altının katlarına bağlı bir simetri oluşur ve kristal üç boyutlu yapısını kazanmış olur.3

Amerikalı Fizik Profesörü Kenneth Libbrecht, kar kristallerinin bu muhteşem yapısı üzerinde araştırma yapan bir başka bilim adamıdır. Profesör Libbrecht, şimdiye kadar yapılan çalışmalar içinde kar tanecikleri arasında aynı büyüklükte, aynı şekilde ve aynı sayıda su molekülü ihtiva eden iki kristalin bile bulunmadığını ifade etmiştir. Libbrecht teknolojik cihazların yardımıyla görüntülediği kar kristallerinin açıları, motifleri ve renkleri arasında bile farklılıklar olduğunu ispatlamıştır.

Kar taneleri, geometrik şekilleriyle adeta gökyüzünün çiçeklerine benziyor. Görülmeyen sanat eserlerini, örneksiz yaratan Bedi’ Rabbimizdir. Allah yarattığı her şeyi en güzel yapandır. Kar tanelerinin oluşumları incelendiğinde Allah’ın sonsuz sanatının farklı bir yönü gözler önüne serilmektedir.

“O birşeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektir: “Ol!” Artık o, oluverir.” (Yasin Suresi Ayet 82)

 

Kaynaklar:

1.Wilson "Snowflake" Bentley 1925 (Wilson "Kartanesi" Bentley 1925 )

2. http://www.its.caltech.edu/~atomic/snowcrystals/natural/natural.htm

3. http://www.its.caltech.edu/~atomic/snowcrystals/natural/natural.htm