TR EN

Dil Seçin

Ara

Korkaklık şu soruyu sorar: Güvenli mi?

Menfaatçilik şu soruyu sorar: Faydalı mı?

Kibir şu soruyu sorar: Popüler mi?

Ama vicdan şu soruyu sorar: Adaletli mi?

— Martin Luther King

 

 

 

“Ey kalbimin defterini bilen avcı. 

Duy içimdeki kırlangıç sesini...”

— Mustafa Özçelik

 

 

 

Bir arkadaşım sürekli ‘çelişmek imandandır’ derdi bana.

Bunun ne denli kıymetli bir söz olduğunu şimdilerde hemen her gün anlıyor, yaşıyorum.

Malum, iman ile kesin inançlılık birbirine gece ve gündüz mesabesindedir.

Sözgelimi hocasından hata sadır olmayacağını düşünen, hocasının her söylediğinin kesinlikle hakikati temsil ettiğine inanan standart bir cemaatçi ‘kesin inançlı’, ‘Rabbim, bana bilmediklerimi de öğret, bana hakikatin perdesini arala, basiret ve feraset ver’ diye dua eden biri dibine kadar mümindir.

— İsmail Kılıçaslan

 

 

 

“Ürkek bir güvercinin

Kalbi gibi atsa da nabzın

Sen çelik kalesisin secdenin ve sabrın.”

— Sezai Karakoç

 

 

 

Hz. Mevlânâ Celaleddin Rumî, Divan-ı Kebir’de, ‘ibdâ’ sırını keşfe çıkıyor. ‘Hiç modelsiz yaratmak’ demeye geliyor ‘ibdâ’.

Her var edişi öncesizdir Yaratıcı’nın.

Bir an sonraki yaratışını bir öncekinden başlatmaz.

Hep ‘yine’ görünse de yaratılış, hep ‘yeni’dir. İlk ve son defadır.

Allah, bir şeyin niteliğini belirlerken, o niteliğe mahkûm değildir belirlemesi. Kimde ve neyde ne tür bir nitelik varsa, dilerse tersine çevirir.

Bu gerçeğin duyuşuyla dua eder Hz. Mevlânâ: 

“Ey Mubdi’ [olan Allah’ım] Bir köpeği aslana üstün edersin. Tutar, siyah bir taşa su vermesini öğretirsin.”

 

 

 

İsmet Özel’in tarif ettiği dostluk tarifinin yerine koyacak hiçbir şey yok.

İnsanın insan olduğu sürece noksanlığına katlanamadığı bir şey var. O şeyin yerine başka bir şeyi ikame edemiyor.

Daha iyisi olmadığı takdirde olduğu kadarıyla idare etmeye razı olamıyor.

Buna dostluk deniyor.

Bir insan nasıl olur da ‘daha iyi dost edinemediğim için bununla idare ediyorum’ diyebilir?

Diyorsa, o kimseyle kurduğu ilişki asla dostluk ilişkisi sayılmayacaktır.

Kötü bir hayatımız, bize kötülüğü dokunan bir hayatımız olabilir; ama kötü bir dostumuz, bize kötülüğü dokunan bir dostumuz olamaz.

Her şeyin sahtesi olur; dostun sahtesi olmaz. Ne ki sahtedir, dost değildir.

Her şeyin noksanlığını bir başka şeyle giderebilirsiniz; dostluğun noksanlığını giderecek hiçbir şey yoktur.