Âl-i İmran Suresi’nde Görülen Tevafuklar
Kur’an Allah’ın Mucize Kelamıdır.
Ara
Kur’an Allah’ın Mucize Kelamıdır.
Bu sure Medine’de indirilmiş mukattaat sureler sisteminde yer alan bir suredir. Kur’an’daki tertip numarası: 3’tür. Ayet sayısı: 200’dür.
Bu surede görülen bazı tevafuklar ise şöyledir:
1) Ayet Numarası: 1.
Bu ayet, şifreli “Elif-Lam-Mim” harflerinden ibarettir. Bakara suresindeki aynı harflerdir. Genel olarak—o surenin başındaki—şifreli harflere bakılabilir.
2) Ayet Numarası: 8.
Meali: “Ey bizim Kerîm Rabbimiz, bizi (Kur’an ile) doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan Vehhab Sensin Sen!”
a) Bu ayet, Kur’an’ın 301. ayetidir. Kur’an’ın ilk inen kelimesi “İkra” fiilinin, kök harfleri olan ve okumak anlamındaki “KRE”nin ebced değeri de 301’dir.
Ayette “Hidayete erdirmek”ten bahseden duaya yer verilmiştir ki, bu da Kur’an’a bakıyor. Çünkü hidayetin vesilesi Kur’an’dır. Kur’an bir hidayet rehberidir.
“Size iki şey bırakıyorum; onlara temessük etseniz necat bulursunuz: biri Kitabullah/Kur’an, biri Âl-i Beytim.” manasına gelen hadis rivayetinde (Tirmizî, Menâkıb: 31; Müsned, 3:14, 17, 26) ifade edildiği üzere, Allah’ın kullarıyla iletişimde bulunduğu ve onlara hidayet verdiği muhabere hattı vahiylerdir, özellikle Kur’an-ı Hakîm’in vahyidir.
Keza, “Size iki şey bırakıyorum. (Bunlara sımsıkı tutunursanız) asla delalete düşmezsiniz: Allah’ın kitabı ve sünnetim. Bu ikisi (kıyamette/mahşerdeki) havuza kadar ayrılmadan beraberce geleceklerdir.” (Hâkim, 1/93) manasındaki hadis-i şerifte de Kur’an ve sünnetin hidayet yolu, bunların dışındaki yolların ise dalalet izbeleri olduğunun altı çizilmiştir.
b) Bu ayetle ilgili, gördüğüm sadık bir rüyayı burada anlatmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Bu gibi hadiselerde, geniş bir perspektiften bakarak, rüyaların dahi kaderin/ilahi takdirin her şeye taallukunu düşünmek; her şeyi kuşatan ilim, hikmet ve kudret sahibi Allah’ın vahdaniyetine ve Hz. Muhammed’in (sav) hak peygamber olduğuna dair imanımızı kuvvetlendirmektir. Ayrıca böyle sadık, tevili doğru çıkmış bir rüyanın, ebced hesabının doğru bir sistem olduğuna şahitliği de önem arz etmektedir. Keza, Rahmeti her şeyi kuşatan Rabbimizin cansız, kuru, şuursuz çekirdeklerden türlü türlü meyveleri, ürünleri çıkardığı gibi, hiçbir fazilet ve meziyeti olmayan bazı kullarına da imanlarını güçlendiren bazı hakikat meyvelerini göstermesinin garipsenecek bir tarafının olmaması gerekir, diye düşünüyorum. O rüya şöyle idi:
“Evet yıllar önce bir gece değişik yönlerden hem kalbime hem aklıma hücum eden üzüntülere paralel olarak bazı riskli vesveseler bana hücum etmeye başladılar. Ben de bir çaresizlik içinde “Ey Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalbimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan Vehhab Sensin Sen!” mealindeki Âl-i İmran suresinin 8. ayetini defalarca okumaya başladım. O gece Peygamber Efendimizle (sav) rüyada müşerref oldum. Özeti şöyle: Evimin önünde beklerken birden eşkıya olduklarını düşündüğüm kalabalık bir grup insan da bulunduğum yere geldi. Ben korkmaya başladım. Derken, iki katlı bir binanın merdivenlerinden aşağı inerken, Efendimizin (sav) mübarek ayaklarını gördüm ve kapıya geleceğini anladım. Bu esnada Efendimizin (sav) bana: “Senin bunların arasında ne işin var?” diye soracak olursa ne cevap vereceğim diye düşünürken, kapıya teşrif buyurdular ve ilk sözü “Senin bunların arasında ne işin var?” şeklinde sormak oldu. (Şunu hemen belirteyim ki, ben daha sonra o eşkıyaların akşamki vesveseler olduğunu anladım). Bir süre sonra Efendimiz (sav), bana “Kur’an-ı Kerim’in 301. ayetini oku!” diye emir buyurdu. Bu emri yerine getirmek üzere (rüyada) bir camiye gittim. Orada bulunan bir Kur’an’ı aldım ve ilgili ayeti bulmaya çalıştım. Birden aklıma geldi ki, Kur’an’ın en uzun suresi Bakara suresidir ve ayet sayısı: 286’dır. O halde bu 301. ayet bir surede değil, Kur’an’ın bütünü itibariyle aranması gerekir. Bunun üzerine Kur’an’ın baştan itibaren ilgili ayetini araştırmaya koyuldum, fakat bulamadım. Biraz sonra da uyandım. Hemen abdest alıp merhum Fuad Abdulbaki’nin Kur’an’daki kelimeleri göstermek için kaleme aldığı “el-Mucemeu’l-Müfehres” adlı kitabına baktım, gördüm ki, Kur’an’ın baştan itibaren sayıldığında 301. ayeti—vesveselerin şerrinden kurtulmak için—akşam defalarca okuduğum Âl-i İmran suresinin 8. ayetidir. Bu mübarek rüyaya ve tevafuklara çok sevinmiştim. Fakat “bu ilahî lütfa hiç liyakatim olmadığı halde, bunun bana özellikle o gece ikram edilmesinin hikmeti ne olabilir!” diye düşünmeye başladım. Daha önceki bazı tecrübelerimi de düşünerek meseleyi taharri ettim ve şunları gördüm:
a) Efendimiz (sav) bu çok önemli Kur’an duasını okumamı isterken, “Âl-i İmran suresinin 8. ayetini oku.” demek yerine “301. ayet” diyerek bu sayıya özellikle dikkat çekmişti. Bunun hikmetini düşündüm!
b) Efendimiz (sav) bu ayeti “Oku” fiiliyle emretmişti. “Oku” kelimesinin Arapçası olan ikra’ kelimesinin kök harfleri “KRA”dır. Bunun da ebced değeri: 301’dir. Demek ki, Efendimiz (sav) bir yandan manası itibariyle özellikle o durumda çok manidar bir ayeti ders verirken, diğer yandan akşam okuduğum ilgili ayetin bulunduğu yeri sayısal bir tevafuk penceresinden göstermiş ve bununla da tevafukların ve ebced hesabının Kur’an’da matlup olduğuna işaret etmiş olabilir.
c) Bu hakikati destekleyen bir tevafuk da şudur ki; bu rüyayı gördüğüm gece, sondan itibaren yılın 301. gecesiydi. Demek her şey Allah’ın sonsuz ilim, hikmet ve kudretiyle tanzim edilmiş. Yakaza halinde cereyan eden olaylar nizam ve intizamlarıyla bunları yaratanın bu işleri sonsuz ilim, hikmet, kerem, rahmet, inayet ve kudretiyle yarattığını gösterdiği gibi, âlem-i misalde “rüya-yı sâdıkada” da rüyanın içindeki hakikatlerle rüyanın dışındaki hakikatlerin örtüşmesinden de birer hakikat olduğunu ders vermiş olabilir.
d) Daha sonra Allah’ın, el takısı almış şekliyle “el-Kerim” isminin ebced değerinin de: 301 olduğunu farkettim. Artık bu ilahî lütfun, sırf bir ilahî ikram olduğunu hakkalyakîn anlamıştım. Ve tatmin olmuştum ki, bu güzel rüya benim meziyetlerime değil, Allah’ın keremine bakmaktadır. Bu da son derece normaldir.
e) İlginçtir bu şekliyle Allah’ın adı olan “el-Kerim” ismi, bütün Kur’an’da yalnız bir defa “İnfitar” suresinde zikredilmiştir. Başında şifreli harfler bulunmayan—gayr-ı mukattaat—Mekkî sureler sistemine göre, bu surenin sondan ikinci ayetinin tertip numarası: 2107=7x301’dir. Yani; Allah’a ait “el-Kerim” ismi, bütün Kur’an’da bir tek defa geçmiş ve bu da onun ebced değeri olan 301’i gösterecek şekilde Kur’an’a yerleştirilmiştir.
f) Dikkate değer bir tevafuk da şudur ki, Mekkî gayr-ı mukattaat sureler sistemine göre, İsra suresinin ilk ayetinin tertip numarası da: 301’dir. Bu tevafuk, Hz. Peygamberin (sav) Miraca çıkması huzur-u ilahiye müşerref olması sırf bir ikram-ı ilahî olduğunu göstermektedir.
g) Rüyada Efendimizin “Oku” emrinden dışa yansıyan 301 sayısını teyit eden bir örnek de İsra Suresinin 78. ayetidir. Bu ayette iki defa “Kur’an’el-fecr” (Sabah namazının okuyuşu) kelimesi zikredilmiştir. Ve Kur’an’ın başından itibaren bu ayetin tertip numarası: 2107=7x301’dir.
Evet bu rüyam ile ilgili son olarak diyorum ki: “Kâinatın zerreleri kadar—bu gerçekleri ihsan ve ikram eden—Allah’a hamd ve senalar; Nebisine, onun âline ve ashabına salat ve selam olsun. Âmin!”
3) Ayet Numarası: 19.
Meali: “Allah katında hak din, İslâm’dır. O ehl-i kitabın ihtilafları, kendilerine gerçeği bildiren ilim geldikten sonra, sırf aralarındaki haset ve ihtiras yüzünden olmuştur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler bilsinler ki, Allah hesapları çabuk görendir.”
a) Bu ayetin Kur’an’daki tertip sırası: 312=24x13’tür.
b) Ayetin son kelimesi “Seriü’l-hisab”ın (Hesabı çabuk gören) ebced değeri: 442=34x13’tür.
c) Bu kelime, daha önce Bakara suresinin 202. ayetinde geçmiştir. Bu iki ayet numarasının toplamı (202+19): 221=17x13’tür. “Seriü’l-hisab” kelimesinin manası, hesabı çabuk gören olduğu gibi, bu iki ayet numarasının toplamı, kelimenin ebced değerinin yarısında tevafuk etmesi bu manayı pekiştirmektedir.
d) Kur’an’da “Seriü’l-hisab” kelimesinin geçtiği ayet numaralarının toplamı (2/202, 3/19, 199, 5/4, 13/41, 14/51, 24/39, 40/17): 572=44x13’tür.
e) “Seriü’l-hisab” kelimesi iki sözcükten meydana gelir. Bunlardan “Seri’” kelimesinin ebced değeri: 340=20x17’dir. “El-hisab” kelimesinin ebced değeri ise: 102=6x17’dir. İlginçtir, bu kelimenin iki parçasından her birinin ebced değeri: 17’yi gösterdiği gibi, kelimenin geçtiği en son ayetin tertip numarası da 17’dir. Bu harika tevafuklar da Allah’ın süratle hesabı gören olduğunun göstergesidir. Mümin suresinin bu 17 numaralı ayetinden sonra surenin geri kalan ayet sayısı ise: 68=4x17’dir.
4) Ayet Numarası: 26.
Ayetin meali şöyledir: “De ki: ‘Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Hiç kuşku yok sen her şeye kadirsin.”
Bu ayette görülen bazı tevafukları şöyle sıralamak mümkündür:
a) Bu ayetin Kur’an’daki tertip numarası: 319=11x29’dur.
b) Bu ayetten sonra surenin geri kalan ayetlerinin sayısı: 174=6x29’dur.
c) Ayetin başında zikredilen “Allah” lafza-i celal ile “Malik”, “Allahumme” ve “İlah” ism-i celilin toplam sayısı: 319=11x29’dur:
(Allah: Merfu: 2/107-3/10 / Mansub: 2/76-3/3 / Mecrur: 1/2-2/99-3/9=306; Malik: 1/1-3/1; Allahümme: 3/1;—Zamire muzaf olmayan—İlah: 2/5-3/5=13, Toplam: 319)
d) Kur’an’ın başından itibaren bu ayette 319 sayısı söz konusu olduğu gibi, Kur’an’ın sonundan itibaren Bürûc suresinin 9 numaralı ayetinin son kelimesi olan “Şehîd”in ebced değeri de 319=11x29’dur. Çok güzel bir tevafuktur ki, bu iki ayette de Allah’ın bütün varlıkların sahibi ve her şeyi görüp gözeten sonsuz ilim ve hikmet sahibi olduğuna işaret edilmiştir. Bir mülkün sahibi, mülkünün her tarafını bildiği gibi, Allah da yarattığı bütün varlıkları yakından görüp gözetmektedir. Bu iki ayetin hem mana hem sayısal tevafuk bakımından örtüşmesinin şehadetiyle, kâinatın düzeni gibi, Kur’an’ın da bu harika nizam ve intizamı onun sonsuz ilim sahibi Allah’ın kelamı olduğuna şahitlik etmektedir.
e) İlginçtir; Fetih suresinin 28. ayetinin de son kelimesi “Şehîd” sözcüğüdür. İlgili cümlenin meali “Allah’ın her şeye şahit olması kâfidir” şeklindedir. Ve bu ayetin de Kur’an’ın başından itibaren buradaki tertip numarası: 4611=159x29’dur. Yani yine “Şehîd” kelimesinin ebced değerine uygun olarak 29 sayısını göstermiştir.
5) Ayet Numarası: 58.
Meali: “(Resulüm!) İşte bunlar, bu vakalar sana bildirdiğimiz ayetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dandır.”
Bu ayet, Kur’an’ın 351. ayetidir. 351 sayısı “Kur’an” kelimesinin ebced değeridir. Ayette “zikr-i hakîm” ile bizzat Kur’an’dan bahsedilmektedir:
Yine bu ayet:
a) Anlamı itibariyle Kur’an’dan bahsediyor.
b) Tertip sırası (351) ile yine “Kur’an” (=351) diyor.
6) Ayet Numarası: 68.
Ayetteki 19 Sayısıyla İlgili Tevafuklar:
a) Bu ayetin Kur’an’daki tertip numarası: 361=19x19’dur.
b) Meali: “İnsanların İbrahim’e en yakın olanı (kendi zamanında) ona uyanlar ve şu peygamber (Muhammed) ve ona iman edenlerdir.” Ayetin “Şu peygamber” mealindeki ifadesinde yer alan ve Hz. Muhammed’e işaret eden “Haza” (Şu) işaret ismine kadarki harflerinin ebced değeri: 2508=132x19’dur. Bu sayı hem ayetin Kur’an’daki tertip numarası olan 19 sayısını hem de—şedde sayılır—ebced değeri 132 olan “Muhammed” (sav) ismini gösteriyor.
c) Ayetin toplam ebced değeri: 3838=202x19’dur.
d) Ayetin ilk kelimesi sayılan ve asıl vurgulanan “Evla” kelimesinin ebced değeri de: 38=2x19’dur.
Görüldüğü üzere bu ayetin gösterdiği tevafuklarda 19 sayısı, ayetin Kur’an’daki tertip numarasına işaret ettiği gibi, 132 sayısı da ayette kendisine işaret edilen Hz. Muhammed (sav) isminin ebced değerini göstermektedir.
Ayetteki 17 Sayısıyla İlgili Tevafuklar:
a) Ayetin suredeki tertip numarası: 68=4x17’dir.
b) Ayette zikredilen “en-Nebiy” (Peygamber) kelimesine kadar ki harflerinin ebced değeri: 2601=153x17’dir.
c) Çarpanların bir tarafı 17, diğeri ise:153=9x17’dir. Bu sayı aynı zamanda 1’den 17’ye kadarki sayıların da toplamıdır.
7) Ayet Numarası: 144.
Ayetteki 12 Sayısıyla İlgili Tevafuklar:
a) Bu ayetin suredeki tertip numarası: 144=12x12’dir.
b) Bu ayette en çok dikkat çeken nokta Hz. Muhammed’in (sav) risaletine yapılan vurgudur. “Muhammed ancak Allah’ın Resulüdür.” mealindeki “Ve ma Muhammedun illa resul” cümlesinde yer alan “Resul” kelimesinin buradaki tekrar sayısı: 12’dir.
c) Kur’an’da bu ayetin manasına uygun bir ayet de Fetih suresinin 29. ayetinde yer almaktadır. Oradaki ilgili cümlenin meali: “Muhammed Allah’ın resulüdür.” şeklindedir. Bu iki ayet arasında yerleştirilen ayetlerin sayısı: 4176’dır. Bu sayı, her iki ayetin tertip numarasının çarpımının toplamıdır: 4176=144x29. Bu iki ayet arasında Mekke’de indirilen yüzlerce ayetin yanında yaklaşık 20 sene sonra Medine’de indirilen yüzlerce ayet söz konusudur.
d) Bu iki benzer ayetin arasında 20 yıl geçmesine rağmen, tertip numaralarının çarpımlarının toplamına eşit bir şekilde ayetleri yerleştirmek sonsuz bir ilim ve nihayetsiz bir hikmetten başka bir şey olamaz. Bu vasıflara sahip ise yalnızca Allah’tır.
8) Ayet Numarası: 193.
Ayetin meali şöyledir: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, ‘Rabbinize iman edin’ diyerek imana çağıran/ona davet eden bir münadiyi/çağıran kimseyi işittik ve hemen iman ettik.” mealindeki ayetin gösterdiği tevafuklar şöyledir:
Ayette 17 Sayısıyla İlgili Tevafuklar:
a) Bu ayette duanın başında kullanılan ve mansup (üstünlü) olarak gelen Kur’an’daki “rabbenâ” kelimesinin buradaki tekrar sayısı: 17’dir.
b) Şedde sayılır bu kelimenin ebced değeri: 255=15x17’dir.
c) Ayette ikinci kelime olarak kullanılan ve “şüphesiz biz” manasına gelen “innenâ” kelimesinin ebced değeri: 102=6x17’dir.
d) Ayette üçüncü kelime olan “semi’nâ” kelimesinin ebced değeri: 221=13x17’dir.
e) Çağrısı yapılan konu ise “iman” kavramıdır. Bu kelimenin ebced değeri ise: 102=6x17’dir.
Hiç şüphe yok ki, Kur’an’ın sonsuz esrarından çok cüzî birkaç misalin gösterildiği bu yazımızda da, sonsuz bir ilim, nihayetsiz bir hikmet ve namütenahi bir kudretin i’caz yansımaları açıkça görünmektedir. Bunlar ise, Kur’an-ı Hakîm’in her şeyi hakkıyla bilen Allah’ın kelamı olduğunun reddedilmez şahitleridir.
Namus ve iffet denince, insanların aklına gelen ilk şey, kadının namusunu koruması,…
Bilindiği üzerenamaz müminin miracıdır. Miracın bir zirvesi—Kâb-ı Kavseyn’e açılan—Sidretü’l-müntehadır. Namaz burada farz…
Bu sure Mekke’de indirilmiş Mukattaat surelerinden biridir. Ayetlerinin sayısı 83’tür. Bu surenin…
Benim kuşağım sömürge devirlerinin en canlı olduğu bir zamanda büyüdü. Bizden önceki…
El-Fettah, Kur’ân’da geçen Esmâ-i İlâhiyedendir ve “kapalı ve açılması zor bir şeyi…
“Onun bilgisi dışında hiçbir dişi gebe kalamaz.” (Fussilet Suresi, 47) Genetik mühendisliği…