TR EN

Dil Seçin

Ara

Bir Adım Ötesi / Hatıra

Kadir Bey’den duyduğum kadarıyla

Sana bir hatıra anlatayım. Yaşanmış, ibretli bir hâdise...

Çok değil, beş on yıl kadar önce idi. Bir dostum vardı. Hem eşi ile de tanışırdık, hem eşim de onları tanırdı. Ailece görüşürdük açıkçası. İyi insandı. Hanımı da pek muhterem idi. Günün birinde memurluk canına tak etmiş olmalı, “Ticarete atılacağım.” diye tutturdu. O muhtereme hanımının, dededen babadan kalma bir-iki evceğizi varmış. Kocası isteyince, anahtarları teslim etti. “Var sat, sermaye yap. Senin benim mi olur..” falan da demiş, yengenin söyleyişine göre... Her ne ise.. Bizimki evleri sattı...

Eline geçen para ile inşaat malzemeleri falan aldı. Kum senin çimento benim... demirdi, tuğlaydı derken, işi tutturdu. Az zamanda—tüccar deyişiyle—epeyi tüylendi. Hep takdir ettik. “İyi ettin sen.” falan dedik. Her ne ise...

Lâkin, o muhtereme hanımcığı var idi ya, onun çocuğu olmuyordu. Adam zaman zaman kadıncağızı tersler imiş, “Boşayacağım seni, başkasını alacağım.” falan dermiş, yengenin söyleyişine göre...

Bir gün, bir kandil günü idi. Bizimkinin yazıhanesinde oturmuştuk. Oradan buradan konuşurken, hanımı geliverdi. Elinde üzeri örtülü bir tabak vardı. Meğer lokma dökmüşmüş. Kandil ya... “Hoşgeldin yenge” demeye kalmadan bizimki koltuğundan bir fırlayış fırladı. Bir vurdu tabağa, “Senden lokma isteyen oldu mu be!” diye bir bağırış bağırdı. Hep lâl kesildik. Kadın, hiç durmadı gitti.. Ardından ben de usulca kalktım, eyvallah da demedim.

Bir süre sonra duyduk ki, boşanmışlar. Araya birileri girer olmuş. “Sen bu kadının malını sattın da bu işi kurdun.” diyen olmuş. Ancak, para etmemiş bunlar. Bir daire verip kadıncağızı, savuşturmuş başından.

Az zaman sonra da bizimki yeni bir hanım aldı. Kendinden de epeyce genç idi bu yeni hanımı.

İki-üç sene geçti geçmedi, Allah onlara, bir çocuk nasip etti. Pek sevindiler. Ama sevinçleri kursaklarında kaldı. Çocuk hem sağır hem dilsiz idi çünkü. Aradan epeyce zaman geçti, bir çocukları daha oldu. Allah sizi inandırsın, o da hem sağır hem dilsiz çıktı. Şu işe bakın!...