TR EN

Dil Seçin

Ara

Tatlı Rüyalar / Hayvanat Bahçesi

Uyku, insanların ve hayvanların düzenli olarak başvurdukları bir dinlenme şeklidir. Diğer bir ifadeyle de canlıların “Pause” (işlemi durdurma) düğmesi. Uyku boyunca kaslar rahatlar, nefes alma sayısı ve ona bağlı olarak kalp atışı yavaşlar. Beyin, istirahate çekilir.

Bilim adamları, emin olmamakla birlikte beynin uykuya ihtiyacı olduğunu düşünüyorlar. Çok yorgun olduğunuz halde ayakta kalmaya direnirseniz, doğru dürüst düşünemez hale gelirsiniz. Sonuçta hareketleriniz yavaşlar ve şuurunuz bulanır. Çözüm malum: Küçük de olsa bir şekerleme. Ve ondan sonra isterseniz yine işbaşı.

Uyku, vücudun şarj etmesidir. Veya arabaların boşalmış depolarını doldurmak gibi bir şey.

Bilim adamları, beynin süper aktif olduğu uykularda rüya görüldüğünü ifade ediyorlar. Bu uyku çeşidi de, memelilerde ve bazı kuşlarda olduğuna göre, onlar da rüya görüyor olmalılar. Bilim adamları, ayrıca beynin özel bir aletle ölçülebilecek boyutlarda elektrik sinyalleri gönderdiğini ve bu sinyallerin uyku sırasında değiştiğini belirtiyorlar. Ancak bu değişim, bütün hayvanlarda tesbit edilebilmiş değil. Mesela uyku halindeki bir memelide veya kuşta değişen sinyaller, balık ve kurbağa gibi hayvanlarda değişmiyor. “Son olarak saydığımız bu hayvanlar uyumuyor mu?” diye düşünebilirsiniz. Ama ne diyebiliriz ki. En azından uyuyor gibi görünüyorlar!...

Esasında bazı bilim adamları, bu hayvanların değişik şekilde uyuduklarını düşünüyorlar. Ve onların uykusunun bizimkiler gibi ölçülemeyeceğini söylüyorlar. Bazı bilim adamları ise aynı görüşte değiller. Onlara göre bu hayvanlar tek kelimeyle “uyanık”, yani hiç uyumuyorlar. Ama henüz kesin bir delil de bulamıyorlar.

Hayvanların uykusu, türlere göre farklılık gösteriyor. Ötücü kuşlar ve maymun gibi hayvanlar, gündüzleri çok meşgul olduklarından, uyumak için gece saatlerini seçiyorlar. Kedi ve baykuş gibi hayvanlar ise, geceleri uyanık olmayı ve beslenmeyi tercih ediyorlar.

Uyuma süresi, tehlikenin cinsi ve boyutlarına bağlıdır. Mesela aslan gibi güçlü hayvanlar, çok nadir olarak tehlike içindedir. Bu yüzden uyku saatleri, günde on yedi saate kadar çıkabilir. Ne yapalım o kadar olsun? Ne de olsa kral, öyle değil mi? Peki ya aslan yavruları?

Siz onların yerinde olsanız, kralların kolları arasında ve son derece emniyetli bir şekilde uyumaktan vazgeçer misiniz?

Diğer hayvanlar da emniyetli yerleri seçerler. Mesela yarasalar, iyi bir otel, yani mağara bulmak şartıyla on dokuz saat kestirebilirler.

Ovalarda yaşayan ve her an tehlike içinde olan toynaklı hayvanların saklanacak bir yer bulmaları zordur. Bu yüzden çoğu zaman ayakta ve üstelik de kaçmaya hazır vaziyette beklemek zorundadır. Bilim adamları, bu hayvanların genellikle ayakta uyukladıklarını ve uyku süresinin de günde birkaç saatle ifade edilebildiğini söylüyorlar.

Ayakta uyumak, size biraz garip gelebilir. Ama “hızlı kuşlar” adı verilen bazı kuş türlerinin uçarken uyuduklarını söylersek, bu şaşkınlığınız farklı bir boyut kazanır. Su altında uyurken nefes almak için arada bir su üstüne çıkan ve uykularına ara vermeden devam eden canlıları da unutmayın sakın.

Kısacası hayvanlar, her çeşit pozisyonda ve yerde uyuyabilirler. Ancak bazıları tek başına, bazıları ise birlikte uyumayı tercih ederler. Goril ve şempanze gibi bazı hayvanlar, uyumak için kendilerine rahat bir yatak yaparlar. Ama uyku sırasındaki öncelik, güvenliğin sağlanmasıdır. Bu problem, dağ keçilerinde de geçerlidir. Bu hayvanların, uçurumdan düşmemek için dar kayalıklara dayandıkları bilinmektedir.

 

R.R.’den tercüme ve düzenleme: Ayşe Şumnu