TR EN

Dil Seçin

Ara

Kumdaki Titreşimler

Akreplerin görme duyusu yok denecek kadar zayıftır. Çevrelerindeki hareketleri son derece hassas olan özel duyuları sayesinde hissedebilirler. Bu olay bacaklarındaki hassas hareket duyusunu algılayan sinirleri vasıtasıyla gerçekleşir. Paruroctonus mesaensis cinsi akreplerin bu duyuları ayrıntılı olarak incelendiğinde, bu akrep cinsinin bir milimetrenin bir milyonda biri küçüklüğündeki hareket değişikliklerini bile fark edebildiği ortaya konuldu. Bu hayvanlar bacaklarındaki kaldırgaç benzeri yapısı olan çok küçük çıkıntılarla çok küçük hareketleri algılayıp sinirler aracılığıyla beyne iletirler. Bu nedenle bu akrepler göremese de kendilerine yaklaşan canlıların varlığını ve onların tam olarak nerede olduğunu kolayca algılayabilmektedir.

Bu kadar küçük hareket farklılıklarını bile algılayabilen akrebin, bu hareketlerin tam olarak nereden geldiğini nasıl anlayabildiği konusu bilim adamları için ilginç bir araştırma konusu oldu.

Münih Teknik Üniversite’sindeki Leo van Hemmen ve bir grup teorik fizikçi arkadaşı bu konuya matematik bir model geliştirerek cevap buldular. Bu modele göre, akrebin avından akrebin bacaklarındaki hassas algı noktalarına dalga hareketi ile ulaşan titreşimler ayrı ayrı sinirlerin uyarılmasına yol açarlar. Bu sinirler beyne uyarı sinyalleri gönderir. Ancak akrebin avdan uzak tarafta bulunan bacağına birkaç milisaniye sonra ulaşan titreşimler o bacaktaki sinir hücrelerini uyardığı anda buradaki sinirler beyne algıladıkları titreşimi iletirken, aynı hareketi ilk olarak algılayan sinirlere de duyu baskılayıcı sinyalleri gönderirler. Tabii bu aradaki zaman saniyenin çok küçük bir kesitinde gerçekleşir. Dolayısıyla her bacağa gelen titreşim sinyali, aynı titreşimin diğer bacaklar tarafından hangi güçte ve hangi zaman diliminde algılanmasına göre değerlendirilir ve beyne her bacaktan gönderilen sinyaller bu minik zaman dilimi farklılıklarından ötürü titreşimlerin tam olarak nereden geldiğinin de anlaşılmasını sağlar.

Elbette akrebin bu karmaşık işlemi gerçekleştirebilmesi, ancak ayrıntılı matematiksel işlemlerle açıklanır. Leo van Hemmen ve arkadaşlarının bu konuda geliştirdikleri matematik model Nature dergisinin 19 Haziran tarihli sayısında Bilim Haberleri bölümünde yayınlandı. Bu modelle akrebin hangi yöne doğru dönebildiği matematiksel olarak açıklandı. Bu matematik modelin sadece teoride kalmadığı ve Oregon State Üniversitesi’ndeki Philip Brownell adlı zoolog araştırmacının bizzat akrepler üzerinde yaptığı deneylerle modelin tam olarak uyum halinde olduğu da ayrıca ortaya kondu.

Bazı hayvan türlerinin de çevrelerindeki hareketleri bu modelin öngördüğü metodla tesbit ettikleri düşünülmektedir. Örümcekler, bazı su böcekleri ve hatta bazı kurbağa cinsleri bunların arasında sayılabilir. Van Hemmen’in matematik modeli, akreplerin basit sinir uçlarını kullanarak rızıkları olan avlarına yönlenmelerinin, aslında ilk bakışta göründüğünden çok daha karmaşık olduğunu göstermektedir. Matematikçilerin ve diğer bilim adamlarının, hayvanlar âleminden örnek alacağı ve öğreneceği çok şey olduğu anlaşılmaktadır. Çevredeki olgulara küçümsemeden ve araştırıcı gözle bakan ve bunların işaret ettikleri hikmetleri düşünerek araştıran kafa yapısı bunun için ön şarttır.

 

Kaynak:

1. Sturzl, W., Kempter, R. & van Hemmen, J. L. Theory of arachnid preylocalization. Physical Review Letters 84, 5668-5671 (2000)