ARAMA SAYFASI

Mayıs 2021

post-title

Mayıs 2021, 533

Abone Olun

Merhaba değerli dostlar,

Mayıs sayımızı da sizlere ulaştırmaktan dolayı bahtiyarız. Rabbimiz daima güzelliklerde buluştursun. Bahar gibi, yaşamak gibi, salgından kurtulmak gibi...

Hep buradan ahirete bakarız. Bir de ahiretten baksak hayatımıza, yaşadıklarımıza... Neler neler değişecek nazarımızda... Büyük ihtimal daha güzel göreceğiz her şeyi, daha anlayışlı olacağız...

İmanın insana kazandırdığı bir güzellik de her şeyle “Yaratanın aynı olması” hasebiyle bir kardeşlik bağı kurması. Kalpteki iman her şeyi kardeş ve dost gösteriyor.

...

Bizler çatışma istemiyoruz ama bazıları malesef öyle değil... Mesela bir türlü bitirmedikleri “din-bilim çelişir” iddiası. Buradan dertleri; din ile bilim çelişir, bilimin sözü doğrudur, öyleyse dinin söyledikleri yanlıştır demek. Dini yalanlamak için üretilmiş bir söylem bu. 

Siz ne kadar açıklasanız da fayda etmez. Zaten söz art niyetli olanlara değil, anlamak isteyene söylenir...

Evet bir çelişme söz konusu; fakat bu, ateist bilim adamları ve onların inkarcı ve taraflı yorumlarıyla varlık âlemi arasında... 

Onlara diyoruz ki, insanlarla varlık âlemi arasından çekilin; karanlık yorumlarınızı dayatmayın. Herkes yorumunu kendisi yapsın, kararını versin, neye inanmak istiyorsa öyle inansın… 

...

Ehli imanın zaten bilimle bir problemi olması mümkün değildir. Düşünün mesela, elinizde bir elma var; buna bakıp Rabbinizin odundan meyve çıkarıp size rızık yaptığını, her şeyini sizin seveceğiniz şekilde yarattığını düşünüp şükrediyorsunuz. O sırada bir yazıdan bilimin elma hakkında tespitlerini okuyorsunuz. Bakıyorsunuz, elmanın besin değerleri, sağlığınıza katkıları, yapılış süreçleri vs... Şükrünüz, muhabbetiniz, Rabbinizin işlerine hayranlığınız artıyor. Mutlu oluyorsunuz...

İşte ehli imanın kâinatı öğrenmesi ve bilimsel verilerle yaratılış süreçlerini anlaması böyle imanını, hayretini ve muhabbetini tazeler, güçlendirir…

Ancak bu güzel süreç dayatılan ateist yorumlarla zehirlenir. Varlık âlemini ve bilgiyi kendi malları zanneden birileri, bilimi maske yaparak derler: “İşte bu tesadüfen oldu, şu yaptı, genlerle oldu vs. vs...” 

Bu mesele inançla ilgili olduğu için tartışmak boşunadır. Çünkü bir yanda, imanı ifade eden “sevk-i İlâhî”, diğer yanda tesadüfen olmayı, sahipsizliği ifade eden “içgüdü”; bir yanda imanı dillendiren “Allah’ın eseri,” diğer yanda şirki ifade eden “tabiatın eseri”; bir yanda inançlı bakışı gösteren “yaratılıyor”, diğer yanda inkârı dillendiren “kendi kendine oluyor.”

Yani çelişme ve mücadele din ile bilim arasında değil; kâinata dair yorumlarda var, iman ile küfür arasında var. 

Bu sebeple en doğrusu söz, “Ben sizin taptıklarınıza tapmam, siz benim taptığıma tapmazsınız. Sizin dininiz size, benim dinim bana.” diyerek konuyu kapatmak. Ve dönüp kâinatı bir kitap gibi okumaya devam etmek... Aklınla okumak, bilimle okumak, kalbinle okumak… Daha güzeli var mı? Çünkü ömrümüz en değerli sermayemiz; onu heba edecek vaktimiz yok...

...

Mayıs sayımızda katkısı ve emeği olanlardan ve abone olarak destek olan okuyucularımızdan Rabbimiz razı olsun. 

Mayıs ayı fetihler ayı, aynı zamanda Ramazan Bayramını da idrak etmiş olacağız inşaallah… Bayramınızı tebrik ediyoruz. Duamız hayırların fethi, şerlerin def’i için…

Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah’ın...

 

— Suat Ünsal

Dergideki Yazılar