TR EN

Dil Seçin

Ara

Ocak 2022

post-title

Ocak 2022, 541

Merhaba sevgili okuyucularımız,

Dünya hayatının saatleri, günleri gibi olayları da sürekli değişmekte. Bizler de bir açıdan dünya okulunda kemal noktasına yürüyen öğrenci, bir açıdan ahiret ticareti yapan tüccar veya ahiret tarlası olan dünyada çalışan birer çiftçi gibiyiz. Harman yeri olan mahşerden sonra burada yaptığımız işlerimiz değerlerine göre cennet ya da cehennem mahzenlerine aktarılacak ve elbette o amellerin sahipleri de… Rabbimizin—dünyada gösterdiği gibi—rahmetini ve affını umuyoruz…

Aralık ve ocak sayılarımızda kapağa çıkardığımız konular önemli gerçekleri göz önüne seriyor. Aralık sayımızda Hz. Adem’in Genetik İzi başlığıyla verdiğimiz ve Genetik Adem/Bilimsel Adem olarak adlandırılan bir insan, şu an yeryüzünün her köşesindeki tüm insanların “Ortak Erkek Ata”sı. Hepimiz bu insanın genetik yapısını bir soyadı gibi taşıyoruz. 

İşte bizi bu ortak ataya götüren yol Y kromozomu. Sperm ve yumurta birleştiğinde, anne ve babadan gelen kromozomlar arasında parça değişimleri olurken DNA’da fazla karışıp değişmeyen 2 farklı kısım var. Bunlardan birisi, sadece erkeklerde bulunan ve babadan oğula geçen Y kromozomu. 

National Geographic ve IBM’in katkılarıyla yapılan Genografik Projede, 140’tan fazla ülkeden yaklaşık 1 milyon insanın DNA’sı incelenmiş, ve sonuçta Y kromozomunun izi sürülerek insanlık ağacının dallarından çekirdeğine doğru bir yol aranmış.

Ocak sayımızda da “Göç Yollarının Başında Mitokondriyel Havva” ismiyle verdiğimiz yazı da farklı bir yoldan “Ortak Kadın Ata”ya doğru iz sürüyor. Bilindiği üzere, dünyada yaşayan tüm insanlar hücrelerindeki mitokondride bir DNA taşıyor. Bu DNA da hepimizi 200,000 yıl önce Afrika’da yaşamış olan bir büyük anneanneye bağlıyor. İnsanlığın bu büyük anneannesi de “Mitokondriyel Havva/Genetik Havva” olarak adlandırılıyor.

Yani sonuçta şu an için görülen o ki, insanlar dünyanın farklı yerlerinde, insanımsı maymunumsu bir canlıdan evrim geçirerek oluşmamışlar; hepimiz Afrika’dan bir tek aileden gelmişiz... Tekrar vurgulayalım, bu noktada vahiy ve bilim aynı şeyi ifade etmiş oluyor. 

Nihal Balcı’nın yazdığı bu önemli konuları Ocak sayımızda yer alan harita üzerinden takip etmek de daha heyecan verici olacaktır.

Yine önemli bir konuyu da yazarımız Ayten Yadigâr işliyor: Cana, Canlıya, Hayata Yönelik Şiddete Hayır! Bir Müslüman için şiddete her türlüsüyle, her kimden her kime olursa olsun karşı çıkmak gerekir. Kadına, erkeğe, canlıya cansıza, hatta kişinin kendisine olan şiddete karşı çıkılmalı. Böyle olmadığı zaman önlem diye yapılanlar başka şiddetlere kapı açmaktadır.

Bir diğer konu da ateizm ve deizm. Bununla ilgili de Psikiyatrist Mehmet Tüzün ile güzel ve doyurucu bir röportaj okuyacaksınız.

Vefalı dostlarımız yazarlarımıza tek tek teşekkür etmeye yerimiz elvermese de gönül dolusu tebrik, dua ve teşekkürler ediyoruz. Yazarlarımız ve siz okuyucularımız sayesinde ulaştığımız her 'Zafer,' hepimiz için mahşer zaferi olsun inşaallah…

Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah’ın…

 

— Editör

Dergideki Yazılar