TR EN

Dil Seçin

Ara

Nisan 2026

post-title

Nisan 2026, 592

Merhaba değerli dostlarımız,

Bakterilerin dünyasında da kıyasıya mücadeleler, savaşlar oluyormuş. Oysa bütün bunlar insanların nazarında ne kadar da küçük, basit, kâle bile alınmayacak şeyler... Biraz uzaklaşıp dünyaya uzaydan baktığımızda, Samanyolu’nun içinde bir nokta kadar cirmiyle dünyayı aradığımızda, insanların savaşları nasıl görünüyor acaba? Koca devletlerin aralarındaki çekişmelerin, tükenmek bilmeyen hırslarının, nokta kadar bir dünyanın üzerinde işlenen cehennemi dolduracak cürümlerin bir anlamı kalıyor mu?..

Hakikat nazarında, semavat âlemlerinde de bizim verdiğimiz görüntü, bakterilerin dünyası ve çekişmeleri kadar değersiz ve sonuçsuz mu acaba!?

İrade-i İlahî karşısında bir bakteri kadar gücü olmayan, ancak firavunlaşmış insanlar; kâinatın yaratılış hikmeti yanında bir yer bulamayacak kadar anlamsız olan hesaplarıyla tüm dünyayı yutmaya çabalayan nemrutlaşmış başkanlar; sıradan hevesleri için kardeş katili olanlar... Dünya uykusundan uyandıklarında ne yapacaklar!?

Allah (cc) bu âlemi oyun olsun diye yaratmadığını bildiriyor. Burası bizim okulumuz. Rehberimiz, öğretmenimiz Hz. Muhammed’in talimiyle Rabbimizin derslerini öğrendiğimiz yer. Hayatın anlamı da amacı da Allah’ın Kelamı Kur’an-ı Hakim’de bildirildiği gibi: Allah’ı ve Resulünü tanıyıp itaat etmek, yeryüzünde fesat çıkarmamak, sabredip iyi işler yapmak, hakkın şahitleri olmak.

Hakikat nazarında insan, Allah’ın en büyük kevnî âyeti, Allah’ın anlayışlı muhatabı.

 Bir düşünün Allah’ın enerjiyi yaratması, o enerjiden maddeyi çıkarması, o maddeden kâinatı şekillendirmesi muazzam mucizeleri. Fakat cansız maddeye hayat vermesi, canlı bitki ve hayvanlar yaratması akıl almayacak büyük bir mucize. Daha ötesi Allah’ın (cc), iradesinin, ilminin ve kudretinin nihayetsiz olduğunun en büyük ayeti olan insanı yaratması: Allah (cc) basit maddeyi alıp, kendisine muhatap olacak, kelamını anlayacak, nimetlerini takdir edip şükredecek, kusur ettiğinde farkına varıp af dileyecek anlayışlı bir esere çeviriyor. İnsan yaratıyor Allah...

Ve bu eserini âlemlere üstün kılıyor, ona şeref veriyor, kendi hükümlerini yeryüzünde uygulama yetkisi verip onu halife yapıyor, ellerini açtığında onu kâle alıp duasına cevap veriyor, dünyayı ona misafirhane, kabri cennetin bekleme salonu yapıyor, onun için hayallerin kuşatamadığı cennetler ve fazlasını hazırlıyor...

Fakat yeryüzünde bakteriler gibi yaşayan, bakteriler kadar gücü ve hükmü olmayan birileri de Allah’ın bu misafirlerine hayat hakkı bile tanımıyor; insanlara göz açtırmamak, onları Allah yolundan saptırmak için tüm güçlerini seferber ediyorlar. Elbette bunları, her yaptıklarının zerre zerre karşılığını görecekleri bir gün bekliyor.

İşte o gün gelmeden bize düşen onlara anladıkları dilden konuşmak, hiçbir Müslümana, hiçbir masuma haksızlık yapmayı düşünemeyecekleri güçler hazırlamak ve onlarla en güzel şekilde mücadele etmek...

Rabbimiz bizleri, hakkı hak bilip ittiba eden, bâtılı bâtıl bilip içtinap eden kullarından etsin. Vatanımızı, devletimizi ve tüm İslam âlemini kötülüklerden koruyup, hayırlara erdirsin...

Nisan sayımızın hazırlığında emeği ve duası olan herkese teşekkür ediyoruz. Selam ve dua ile...

Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah’ındır…

Dergideki Yazılar