TR EN

Dil Seçin

Ara

Bir Günlük Ömür

Ortalama ömür her canlı için çok farklı uzunlukta tayin edilmektedir. Örneğin su altında kuma gömülü olarak yaşayan bir istiridye çeşidi olan deniztarağı 220 sene yaşayabilmektedir. Kara hayvanları arasında ise 152 yıllık ömür ile Marion kaplumbağası en uzun yaşayan canlılardandır. Bununla beraber dev kaplumbağaların daha uzun yaşadığına dâir bilgiler de mevcuttur. Buna karşılık böcekler âlemine dâhil olan birgün sineklerinin ortalama ömrü ise bizleri hayrete düşürecek kadar kısadır. 

Hayvanlar âleminin tür sayısı bakımında en kalabalık grubu olan böceklerin ömürleri ergin olarak geçirdikleri süreler dikkate alınarak hesaplanır. Ergin ömürleri dikkate alındığında bazı böcekler bir mevsim yaşarken, örneğin bal arısı kraliçesi 5 yıl, termit kraliçeleri ise 15 yıl gibi uzun bir ömre sahip oldukları bilinmektedir. Bazı böceklerin ise, ömürleri günler mesabesindedir. Ortalama ömrü en kısa olanların başında mayıs sinekleri gelmektedir. Bahar aylarında ortaya çıkan bu böcekler, yumurtadan çıktıktan sonra sadece yarım saat ile bir gün arasında hayat sürmektedir. Hayat sürelerinin bu kadar kısa olması insanların dikkatini çekmiş olmalı ki birçok dilde bu böceklere “birgünlükler” ya da “birgün sinekleri” gibi isimler verilmiştir. 

Birgün sinekleri, sürekli buzla kaplı bölgeler ve çöller hariç her yerde yaşayabilir. Bununla birlikte, serin dağlık bölgelerdeki dere ve göl kenarlarında daha sık görülürler.

Bir günlükler hayatının ilk saatlerini yani lârva dönemlerini tamamen suda geçirir. Ancak, sivrisinekler gibi bazı böceklerden farklı olarak sadece temiz ve berrak sularda yaşarlar. Suda geçirdikleri bu ilk safhaları vasatî ömürlerinin ?’undan fazlasını oluşturur. 

Birgün sineklerinin erginleri, göğüs kısımlarında bulunan ve dinlenme hâlinde iken yukarıda tuttukları zar gibi incecik tülden kanatları ile tanınır. Vücutlarının son bölümünde de ip gibi incecik 2 ya da 3 uzantısı vardır. Bu uzantılar güzelliklerine güzellik katarken uçma esnasında, onların dengelerini sağlamalarına da yardımcı olur. Bu muhteşem görüntüleri ile milyonlarca yıl öncesine dayanan atalarına ait fosillerle tıpa tıp aynı olduklarını haykırarak, bir kısım evrimcilerce tesadüf eseri oldukları hususunda üzerlerine atılan iftirayı reddeder ve kendilerini yaratan Sanatkârını işaret ederler.

Bu küçük ince narin bedenlerine dünyaya geldikten sonra beslenmeye bile vakit bulamayacak kadar ağırlıkta görevleri vardır. Vazife şuuru o kadar had safhadadır ki, beslenmeyi sanki düşünmezler. Zaten beslenemeyecekleri için işe yaramaz hâlde olan ağız parçaları ve yutaktaki kasları vasıtasıyla onlar, gıda yerine iştahla hava yutarlar. Hava yutma sonunda giderek bağırsakları dolar, vücutları şişer ve şiştikçe de özgül ağırlıkları düşer. Böylece uçmaları kolaylaşır ve enerji ihtiyacı da buna bağlı olarak azalır, bu yüzden beslenme onlar için fuzuli bir iş olur. Birgünlükler vücutlarına dolan bu hava sonsuz ilim ve hikmet sahibi yaratıcı tarafından uçuş sırasında konumlarını ve yönlerini belirlemede işe yarar. Onlara takılan bu donanımla artık çok fazla enerjiye ihtiyaç duymadan vazifelerini gerçekleştirmeye hazırdırlar.

Her fert kendine bir eş seçer ve süre kısıtlı olunca neslin devamı için lâzım olan görev havada gerçekleşiverir ve ardından erkeklerin hayatı son bulur. Dişilerin ise son bir görevi daha vardır. Hızla akan tertemiz suya âniden dalarlar ve suyun tabanında bulunan taşlara veya bitkilere 8.000 kadar yumurtayı yapıştırıverirler. Daha sonra onların da hayatı son bulur. Dünyaya geldikten sonra en fazla 24 saat içinde ilham edilen bütün vazifeleri bihakkın yerine getirildikten sonra hem erkek hem dişilerin ömrü sona erdirilir. 

Birgün sineklerinin bu hayatlarına sathî bir nazarla bakıldığında, bu hayvancıkların ekosistemde herhangi bir faydaları yokmuş, kısacık ömürleri boyunca tek gayeleri nesillerinin devamını sağlamakmış gibi görünebilir, ancak bu minik canlıların yeryüzünde önemli vazifeleri vardır. Örneğin yeryüzünde yaratılan tüm canlılarda olduğu gibi birgünlüklere de gıda zincirinde ve ekolojik dengede büyük vazifeler yüklenmiştir. Onlar da kendileri için çizilen rota doğrultusunda bir hayat sürer, sonra suya düşen cansız bedenleri balıklara ve suda yaşayan diğer canlılara rızık olur. Suya bırakılan yumurtadan çıkan yavrular, suda yaşayan diğer böceklere ve canlılara gıda olur.

Tabiatta kurulu bulunan dengeye katkıları yanında insanlara da faydaları vardır bu böceklerin. Örneğin birgün sineklerinin yavruları sadece temiz suda yaşayabildikleri ve suda meydana gelen kirlilikten hemen etkilendikleri için su kalitesinin belirlenmesi yönüyle insanlar için birer uyarıcı (indikatör) olarak da vazifelendirilmişlerdir. Birgünlük yavrularının bu özellikleri dikkate alınarak su kalitesi rahatlıkla takip edilebilmektedir. Yani birgünlükler kendi dilleri ile bizlere “Bizim yaşadığımız su size zarar vermez, gönül rahatlığıyla için.” derler.

 

 

Kaynaklar

1. https://tr.wikipedia.org/wiki/Mayıs_sineği

2. https://ucmp.berkeley.edu/arthropoda/uniramia/ephemeroptera.html