TR EN

Dil Seçin

Ara

Bedenimizdeki Harika Yapı: Kıkırdak

Bedenimizdeki Harika Yapı: Kıkırdak

Burnumuzu tutalım, sağa sola kıvırabildiğimizi görürüz. Kulaklarımız da öyledir. Bu organlarımız kıkırdaktan yapıldıkları için şekillerini koruyabilecekleri kadar katı, ama aynı zamanda bükülebilecek kadar esnektirler.

Kıkırdak; saydam, sedef beyazı görünümlü, kemiklerin birbirine bakan yüzlerini oluşturan yapılara denmektedir. Kıkırdak dokular bulundukları yerin tüm ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar.

Bacak ve kol eklemlerimizin uç kısımlarında da kıkırdak vardır. Bu kıkırdak yapılar, biz hareket halindeyken kemiklerin birbirini üzerinde kaymalarına imkân tanır. Akciğerlerimize hava taşıyan tüpler de kıkırdaktan yapılmış halkalarla açık tutulur. 

Sırtımızdaki yumru şeklindeki kemiklerin arasında omur diskleri denilen kalın kıkırdak yapılar vardır. Bunlar hem darbe emici olarak görev yaparlar hem de kemiklerin birbirlerine sürtünmelerini engellerler. 

Resimdeki omurgada, mavi renkli kısımlar, omur disklerinin arasındaki kıkırdak dokuları gösteriyor.

 

Kıkırdaklar gerçekten harika yapı taşlarımızdır. Bedenimizde pek çok fonksiyonu yerine getirirler:

- Yumuşak dokuları korur ve desteklerler.

- Düzgün yüzeyli ve basınçlara dayanıklı moleküler yapısı ile eklem yüzeylerini kaygan yüzeyler oluşturacak şekilde kaplayıp kemik hareketlerini kolaylaştırırlar.

- Embriyonda kemiklerin ve iskelet sisteminin gelişmesine; ayrıca büyüme çağında özellikle uzun kemiklerin büyümesinde görevalırlar.

- Burun, trakea (nefes borusu), gırtlak (larinks), bronş ve kulak kepçesi gibi organların yapısında yer alarak destekleyici görev yaparlar. Konuşma becerisinde önemli rol oynarlar.

 

Diz Kapağı Eklemi

Vücuttaki hiçbir eklem, diz kapağı kadar büyük bir basınç altında değildir. Bu yüzden dizde bağ ve tendonların yanı sıra kıkırdaktan oluşan koruyucu, kalın yastıklar yaratılır. 

Kıkırdak; kollajen lifleri, su ve jelimsi bir maddeden oluşan yoğun, kauçuğa benzer bir dokudur ve eklemlerin zarar görmesini engelleyen başlıca dokulardan biridir. Eklem kemiklerinin uçları, bir tampon görevi görerek hareket esnasında aşınmalarını engelleyen bir kıkırdak tabakasıyla kaplı olarak yaratılır. Kıkırdak ayrıca kulaklar, burun ve omurgadaki diskleri destekleyip şekillendirir ve bu organların çalışmasını kolaylaştırırlar.

Resimde kırmızı renkli kısım, kemikleri sürtünüp aşınmaktan koruyan kıkırdak dokuyu temsil ediyor.

 

Bebeklerin Kafatası Yapısı

Anne karnındaki bebeğin kafatası kıkırdak haldedir. Ayrıca kemiklerin birleşim noktası arasında boşluklar vardır. Eğer kemikleşme olsaydı ve arada boşluklar bulunmasaydı, dış âleme çıkmak için dar bir kanaldan geçmek zorunda olduğundan doğum anında çok güçlük çekilecekti. Hatta birçok çatlak ve kırıklar meydana gelecek, beyin zedelenebilecekti. Ancak hiçbir nokta eksik bırakılmamış, bu geçişin kazasız atlatılması için kafatası yapısının elastik ve yumuşak olması takdir edilmiştir.

Kıkırdak, kemik doku hariç diğer destek dokularından daha sert bir doku olmasına rağmen, belirli bir bükülebilme ve esneme özelliği vardır. Sinir, kan ve lenf damarı içermezler. Anne karnında tüm iskelet kıkırdak dokusundan yapılmıştır. Daha sonra kıkırdağın büyük bir kısmının yerini kemik doku alır.

Anne karnındaki bebeğin tüm iskeleti kıkırdak dokusudur. Daha sonra ihtiyaç olan yerlerde kıkırdak doku kemik dokuya çevirilir.

 

Köpek Balığı İskeleti

Çoğu balığın kemikli bir iskeleti vardır. Fakat köpek balıklarının iskeletleri de kıkırdak yapıda yaratılır. Köpek balığının lastiğimsi iskeleti vücudunun çok esnek olmasını ve avını takip ederken keskin dönüşler yapabilmesini sağlar. Bu da kıkırdak yapının bir avantajıdır.

Vücudumuz öylesine mükemmel tasarlanmıştır ki, her şey yerli yerindedir ve harika iş görmektedir:

“Onu mükemmel bir insan olarak siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz?” (Vâkıa / 59. ayet meali)