TR EN

Dil Seçin

Ara

Mayıs 2026

post-title

Mayıs 2026, 593

Merhaba değerli dostlarımız,

Merakımızı, ilgimizi, vaktimizi, hasılı her şeyimizi kendine hasretmeye ve hapsetmeye çağıran bir dünyada kendini kaybetmeden yaşamak da büyük bir başarı. Sun’i manyetik alanların etkisinden kendini koruyup rotasını kaybetmemek insanın en büyük meselesi aslında. Ama bunu dünyayı terketmek, bir kenara çekilmek şeklinde anlamak değil, dünyanın içinde hakkın şahitleri olabilmek anlamında kullanıyorum. Hz. Mevlana, “Bir ayağım şeriatta (Allah’ın dininde), diğer ayağımla dünyayı dolaşırım” sözüyle ifade ediyor bunu.

Müslümanlar olarak ölçümüz belli, Allah’ın kelamı ve Resulü’nün uygulamaları. Niyetimiz, hak-bâtıl, meşru-gayrimeşru, helal-haram, iyi-kötü, güzel-çirkin ayrımında, hakkın, meşrunun, helalin ve doğrunun yanında yer almak. Hakkı, meşruyu, helali, doğruyu belirleyen de Allah’ın emirleri, yani İslam dini.

Bu ölçüleri tutturamadığımız her yerde ve hayatın her alanında problemler, sıkıntılar, felaketler yaşamamız kaçınılmaz oluyor. Çünkü Allah’ın kâinatı onun kanunlarıyla ve onun istediği ürünleri üretmek için çalışan bir makine gibi… Bu makinenin çalışma prensiplerine (fıtrat) uymayan her şey önce problem olmaya ve sonrasında yokluğa mahkûm. Fıtrata aykırı her şey yokluk üretir ve kendisi de yok olur. Bu, insanı seküler bir eğitimle yetiştirmekte de, haram olan faizle iş yapmakta da, haram olan zulümle yapılan işlerde de geçerlidir. Nerede Allah’ın kurallarına aykırı bir iş, bir yapı, bir anlayış varsa orası kanserli hücre gibi, kendisiyle beraber çevresini de yokluğa götürür.

Nisan ayında okullarımızda yaşanan acı olaylarda bunun bir örneğini gördük. Yanlış eğitilmiş bir insanın sadece kendisini değil tüm toplumun huzurunu, güvenini nasıl yok ettiğini yaşadık.

Aslında olması gereken bir eğitim uygulansa nasıl olgun, ahlaklı, üretken.. fertlerin yetişeceğine dair örnek görmediğimiz için, uygulanagelen eğitim sisteminin ne kadar faydasız, ne kadar insanımızı tüketen ve bozan sonuçları olduğunu kıyaslayamıyoruz. İslam’ın esaslarına uygun bir eğitim modeli olsa, ne akran zorbalığını, ne okulda terörü, ne iş ahlakının yokluğunu, ne aile krizini, ne de haksız hukuksuz işleri konuşuyor olurduk. Hesap vereceği bilinciyle yaşayan fertlerden oluşan bir toplumda hepimiz daha güvenli ve huzurlu bir hayat yaşardık. Zaten hayattan beklediğimiz de bu değil mi?..

Ne diyelim; eksiklerimizi giderdiğimiz, yanlışlarımızı düzelttiğimiz, faydasızlarımızı bıraktığımız, doğrularımızı ikame ettiğimiz daha insanî, daha güvenli ve herkesin mutlu olduğu günlere ulaşabilmek duasıyla…

Mayıs sayımızda emeği ve katkısı olan yazarlarımıza, abone olarak destek olan okuyucularımıza teşekkür ediyoruz. Rabbimiz hayırlarımızı artırmayı nasip etsin…

Kurban Bayramınızı tebrik ediyoruz. Nice bayramlara sevdiklerinizle, sağlık ve mutluluklarla ulaşmayı Allah nasip etsin…

Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah’ındır…

 

— Editör

Dergideki Yazılar