38 Yazı Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yazar Profili »

Nispet ve İntisap

Eylül 2018, 501 98 Görüntülenme Eklenme Tarih: 01 Eylül 2018 18:08 Prof. Dr. Alaaddin Başar

 

İman bir intisaptır. (Bediüzzaman, Sözler)

 

İNTİSAP, insanın Allah’a inanması, kendisini Onun kulu olarak bilmesi, Ona sığınması ve Onun emirleri dairesinde hareket etmeye karar vermesidir.

Nisbet ve intisap arasında şöyle bir fark vardır: Süleymaniye camii için “Bu cami Mimar Sinan’ın eseridir.” dediğimizde o camiyi Sinan’a nisbet etmiş oluruz. O cami, şuurlu olsa da “Ben Sinan’ın eseriyim.” dese bu bir intisaptır. Yani kendini Sinan’a nisbet etmiş, onun eseri olduğunu bilmiş ve kabul etmiş olur.

İnsanın da “Ben Allah’ın kuluyum, Onun eseri, Onun sanatıyım. Her şeyim Onun ihsân ve ikramıdır.” demesi onun Allah’a iman etmesi demektir ve bu iman aynı zamanda bir intisaptır.

İnsan bir âlimden ders aldığında onun talebesi olur, bu talebelik bir intisaptır. O kişiden söz edilirken “falanın talebesi” derler ve onu hocasına nispet ederek tanıtırlar. Keza bir mürşide intisap eden kişi de onun müridi olmuş olur ve bu intisap ile bilinir ve tanınır.

İman en büyük intisaptır.

Yaratılışlarını hiç düşünmeyen kimseler yanında, kendilerini bâtıl ilâhlara nisbet eden, onlara tapan ve onlardan medet dileyen kimseler de vardır.

İman, Allah’a, Onun bildirdiği gibi inanmakla kalbe yerleşir. Bundan dolayı bâtıl inançlara, gerçek manasıyla, iman denilmez.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Aklın Cevap Beklediği Sorular

Aklını yerinde kullanmayı başaran insan, yaprağın oynamasında rüzgârı seyreder, parmağın hareketinde ruhu keşfeder. Yardımda merhameti, nimette ikramı görür. Eserde sanatı okur, sanattan sanatkâra intikal eder. Okuldan, mezuniyet sonrasını; dünyadan, âhireti seyreder. Günahta hesabı, inkârda ebedî azabı görür. Ağacın gölgesinde meyvesini yerken ve ciğerlerini temiz havayla doldururken, ne ağaca, ne de havaya değil, tabiatın tek sahibi ve Hâlık’ı olan Allah’a şükreder. Âlemde hiçbir varlığın

Devamı »

Duygularımızı Nasıl Kullanmalıyız?

İnsan tek başına, farklı sahalarda ticaret yapan büyük bir holding gibidir. Kalbinin, aklının, hafızasının, hayalinin, görme ve işitme duygularının, sevgi ve korku hislerinin, şefkat ve merhametinin, himmet ve gayretinin her birisi müstakil bir ticaret ünitesidir. Her birinin kârı diğerinden farklıdır. Bütün bu kazançlar ruha ulaşarak onu zenginleştirir ve ulvîleştirir.

Devamı »

Her Şey Güzeldir

Meselâ, hayatın bizzat güzel olmasına karşılık ölümün güzelliği hüsn-ü bilgayrdır. İman ehli için, ölüm, “Cennet bahçelerinden bir bahçe” olmakla dünya güzelliklerini gölgede bırakan bir güzelliğe sahiptir.

Devamı »

Yaratılışın Temeli

Bir hadis-i kudsîde mahlûkatın yaratılış hikmeti şöyle ders veriliyor: “Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeye muhabbet ettim ve mahlûkatı var ettim.” O halde kâinatın yaratılış sebebi, Cenâb-ı Hakk’ın “bilinmeye muhabbet” etmesidir.

Devamı »