114 Yazı Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yazar Profili »

Nispet ve İntisap

Eylül 2018, 501 683 Görüntülenme Eklenme Tarih: 01 Eylül 2018 18:08 Prof. Dr. Alaaddin Başar

 

İman bir intisaptır. (Bediüzzaman, Sözler)

 

İNTİSAP, insanın Allah’a inanması, kendisini Onun kulu olarak bilmesi, Ona sığınması ve Onun emirleri dairesinde hareket etmeye karar vermesidir.

Nisbet ve intisap arasında şöyle bir fark vardır: Süleymaniye camii için “Bu cami Mimar Sinan’ın eseridir.” dediğimizde o camiyi Sinan’a nisbet etmiş oluruz. O cami, şuurlu olsa da “Ben Sinan’ın eseriyim.” dese bu bir intisaptır. Yani kendini Sinan’a nisbet etmiş, onun eseri olduğunu bilmiş ve kabul etmiş olur.

İnsanın da “Ben Allah’ın kuluyum, Onun eseri, Onun sanatıyım. Her şeyim Onun ihsân ve ikramıdır.” demesi onun Allah’a iman etmesi demektir ve bu iman aynı zamanda bir intisaptır.

İnsan bir âlimden ders aldığında onun talebesi olur, bu talebelik bir intisaptır. O kişiden söz edilirken “falanın talebesi” derler ve onu hocasına nispet ederek tanıtırlar. Keza bir mürşide intisap eden kişi de onun müridi olmuş olur ve bu intisap ile bilinir ve tanınır.

İman en büyük intisaptır.

Yaratılışlarını hiç düşünmeyen kimseler yanında, kendilerini bâtıl ilâhlara nisbet eden, onlara tapan ve onlardan medet dileyen kimseler de vardır.

İman, Allah’a, Onun bildirdiği gibi inanmakla kalbe yerleşir. Bundan dolayı bâtıl inançlara, gerçek manasıyla, iman denilmez.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

İnsan, Hayatının Sahibi mi? / Nefsin Yanlış Kıyası

Biz “Benim kolum” sözünü, “Bu kolu kullanmaya benim ruhum yetkili kılınmış” manasında söyleriz. Hiç kimse, kendi kolunu kendisinin yaptığını iddia etmez. Aksi halde, her şeyi bu ters mantıkla değerlendirmesi gerekecek ve “ağacın dalı” derken dalı ağacın yaptığına inanması icap edecektir.

Devamı »

Şerlerin ve Çirkinliklerin Kaynağı Nedir? / Şerlerin Esası

Mesela: Bir aynayı şuurlu kabul edelim. Işığa kavuşmaya hayır, karanlıkta kalmaya şer diyelim. Bu ayna, iradesini doğru kullanarak güneşe yüzünü döndüğünde aydınlanır ve ısınır, ama bunların meydana gelmesinde onun hissesi çok azdır. Yaptığı tek şey “vereni kabul etmek” mânâsında güneşin ışığını almayı kabul etmektir. Bu ayna güneşe sırtını çevirdiğinde ise karanlıkta kalır, ışıktan mahrum kalma bir ademdir ve o ayna bu ademin, bu şerrin faili olur. İnsanın işlediği bütün hayırlar da kalbini ve

Devamı »

Benlik Duygumuzu Kullanarak Allah'ın Mutlak Sıfatlarını Nasıl Biliriz?

“…Mutlak ve muhit bir şeyin hududu ve nihayeti olmadığı için, ona bir şekil verilmez; ve üstüne bir suret ve bir taayyün vermek için hükmedilmez, mahiyeti ne olduğu anlaşılmaz.” (Bediüzzaman, Sözler) Bu ifade, “Niçin Cenâb-ı Hakk’ın sıfât ve esmâsının marifeti enaniyete bağlıdır?” sorusunun cevabında yer alır.

Devamı »

Ayetteki Emanet Kavramı

İnsandaki sıfatlar ve kabiliyetler, Allah’ın sıfatlarını ve şuunatını bilme noktasında bizim için büyük birer rehberdirler.

Devamı »