Modern insan düşünmez. Modern insan düşünmez “bilir”. Heidegger malumunuz bunu bilim adamları için söylemiştir: “Bilim düşünmez, bilir.” Çünkü bilmek düşünmek değildir. Enformasyon çağındayız, düşünme çağında değil. Çağımıza karakterini armağan eden hâkim çizgi “bilmek”, “düşünmek” değil. Bunu anlamak için “Bilgisayar” terimini düşünmek yeterli. Bilgisayar ve kompüter teknolojisi düşünmenin önündeki en büyük engele dönüşmüştür. Bilgisayar teknolojisi Batı rasyonalist geleneğinin zirvesidir. İnsanlık bilgisayar sistemleri çökerse düşünmeye başlayacak.
(Prof. Dr. Hüsamettin Aslan)
…
Tablet, akıllı telefon, televizyon, bilgisayar ekranları…
Ekranların kuşatması…
İnternetin bir adım ötesi: Metaverse…
Gerçekten tam anlamıyla kopuş.
Sanal esaret.
Oysa insan yakın geçmişte düşünüyordu, tefekkür ediyordu.
Sorular sorup, cevaplar arıyordu insan.
Şimdi öyle mi?
…
Bir dağda, ormanda, deniz kıyısında, meyve bahçesinde, çiçeklerle dolu bir tarlada yürümenin güzelliğini ekranlar verebilir mi?
Metaverse, gerçeğin önündeki en büyük tehdit belki de…
Metaverse, anlam kaybının zirvesi olsa gerek.
Bütün bunlara bir de koronavirüs-pandemi-plandemi kelimelerini eklersek…
Büyük resmi görebiliyor musunuz?
Üst akıl dünyayı nereye sürüklüyor dersiniz?
…
Hep söylüyorduk:
Yalnızlaşma, yabancılaşma diye diye yorulmuştuk.
Tekrar edelim:
Kendine, ailesine, içinde yaşadığı topluma, dünyaya, hayata, kâinata ve Allah’a yabancı insan…
Manevi değerlere, anlam arayışına yabancı insan…
Yalnız insan.
Bütün bunlara metaverse de eklenirse sonuç ne olur, nasıl olur?
…
Ne demiştik, ne diyorduk?
Bu dünyaya gelişimizin bir anlamı olmalı.
Şu sorular en değerli sorulardı:
Ben kimim, bu dünyada ne arıyorum, nereye gidiyorum, dünya uzayda hangi rotayı izliyor?
Kim yaratmış, kimin için yaratmış, niçin yaratmış?
Evet bu sorular en değerli sorulardı.
…
Şimdi işin yoksa metaverse’le uğraş bakalım.
Bütün gerçeklerden uzaklaş.
Kendinden uzaklaş.
Hayattan uzaklaş.
Anlam arayışından uzaklaş.
Metaverse’le uyan, metaverse’le uyu…
…
Buradan mütefekkirlere, düşünürlere, yazarlara, seslenelim:
Bize gerçeği, hakikati söyleyin.
Konuşun, anlatın, yazın, çizin…
İnsanlık metaverse kâbusuna dalmadan önce, insanlığı uyarın.
Dünya nereye, hangi istikamete sürükleniyor?
- Halfeti’den Gazze’ye: Siyah gülün Sırrı / Tuğba Öztopçu
- Keşke Müslüman Olsa: Popüler Kültür, Dinî Kimlik ve Gençlik / Öznur Karaaslan
- Batı Menşe’li Çizgi Romanlarda Kızılderili Irkçılığı / Veysel Karaaslan
- Atmosfer Basıncı ve Ölçüler Dünyası / Prof. Dr. Osman Çakmak
- Kar Havanın Zehrini Alır! / Ziya Kesriklioğlu
- Şivlilik: Konya’da Üç Ayların Karşılandığı Bayram / Nursen Bektaş
- “Yutmak” Fiilimize Farklı Bir Bakış / İnt. Dr. Furkan Güneş
- Garip / Öznur Karaaslan
- Varlığın Kaynağı: Akıl ve Mantık Çerçevesinde Mutlak Yaratıcının Gerekliliği / Muhammed Enes Aydın
- Risale-i Nur Külliyâtı'nda Peygamberimiz Hz. Muhammed'in İsim ve Sıfatları / Serdar Çınar
- Attila İlhan, Paris’te Türkolog Prof. Carlier'i Ziyaretinde Ne Duydu? / Attila İlhan
- Yol / Sıla Taşöz
