TR EN

Dil Seçin

Ara

Aralık 2001

post-title

Aralık 2001, 300

Sabredenlerin zaferi

Dergiler de insanlar gibidir, insanlar gibi, dergilerin de bir kişiliği vardır. İnsanlar gibi, dergiler de, değişim geçirirler. İnsanlar gibi, dergilerin de hayatlarında inişli-çıkışlı anlar vardır. İstikrar ve sabır içinde değişime açıklığın, insanlar gibi, dergiler için de kritik bir önemi vardır.

Zafer dergisinin 25 yıl ve 300 sayılık mazisine baktığında, bir an bunları düşünüyor insan... “Nereden nereye?” dedirten koskoca bir yirmi beş yıl... Türkiye’nin ve dünyanın çok çok sancılı bir dönemeçten geçiyor olduğu bir zaman diliminde, günler geceler boyu kendi çevrelerinde kendi ellerinden geldiği kadarıyla bir şeyler yapma ihtiyacı hisseden birkaç gencin birkaç üniversiteli gencin üç-beş sayfa da olsa bir dergi çıkarma azmiyle başlayan bir yolculuk. Önce sekiz sayfa, sonra on altı sayfa, sonra yirmi dört sayfa, sonra otuz iki sayfa derken, her ay altmış sayfa olarak çıkan bir dergiye doğru yolculuğumuz. Sevinçler, hüzünler; çıkışlar, inişler; başarılar, hayal kırıklıkları; ümitler, endişeler... Ama sevincin, yükselişin, başarma azminin ve ümidin hep bir adım önde olduğu bir yürüyüş. Zorluklar karşısında sabır, metanet ve her ay çıkmaya ısrarla devam. Metanet ve sabır; zira, başlıkta zikrettiğimiz üzere, “Sabreden zafere erişir.” buyuran Hz. Peygamberin bu kudsî müjdesine olan itimadımız...

Ve bugün, şöyle dönüp geriye baktığında, ‘sabredenlerin zaferi’ne dair bir numuneyi, Zafer’in hayat yolculuğunda görebiliyor insan. Yola koyulurken hedefimiz neydi; bugün o hedeften kaç fersah ileride kaç kat büyük hedeflerin izini sürüyoruz. O yirmi beş yılda neler yaşadı dünya? Kaç dergi başlayıp devam edemedi, kaç dergi sayfalarını yumdu hayata, kaç izm silindi, kaç holding çöktü, kaç devlet yıkıldı, kaç teori geçersiz hâle geldi; ve şükür ki, Zafer yirmi beş yıldır ayakta...

Hem, hâlen ayakta olan kaç insan, kaç şirket, kaç ülke, kaç toplum geçmişini mumla ararken, geçmişine şükürle, geleceğine umutla bakıyor Zafer. Şükür ki, milyonlar şükür...

Sabredenlerin zaferine dair binbir numune yüklü daha nice yirmi beş yılları Zafer’e nasip etmesini Rabbimizden dilerken, geçen yirmi beş yılın isimli isimsiz kahramanlarını teşekkürle, hayırla yâd etmemiz gerekiyor muhakkak. Vefatına kadar, on sekiz yıl boyu geceyarısı uyandırılma dahil her türlü kahrımızı çeken ve hiçbir yazı talebimizi geri çevirmeyen merhum Haluk Nurbaki, vefat vaktine kadar hikmet ve deha yüklü vecizeleriyle dergimizi süsleyen rahmetli M. Selahaddin Şimşek, dergimiz üzerinde evladı gibi titreyen yüzlerce, belki binlerce isimsiz kahraman, yirmi yıldır yazılarını dergimizden esirgemeyen Cüneyd Suavi, Alâaddin Başar, isimlerini tek tek saymaya sayfamızın yetmeyeceği, her birinin dergimize olan katkısını ‘nisyan’la malûl biz insanlar unutsak dahi meleklerin unutmayacağı nice büyüğümüz, arkadaşımız, kardeşimiz... Bir bayrak yarışı hassasiyeti içinde yeni kalemler yetişmesine vesile olan tecrübeli kalemler, ve bayrağı bir adım daha ileri götürmemize yardımcı olmak üzere aramıza katılan genç kalemler... Ve, dergimiz bugünlere gelmişse, bütün bu kalem erbabının ‘marifet’ini dergiyi alıp okuma gibi bir ‘iltifat’la karşılayan, takdirini, teşvikini ve gerektiğinde tenkidini bizden esirgemeyen okuyucularımız...

Ama yazarak, ama tanıtarak, ama okuyarak, ama hakkımızda duacı olarak, bir şekilde dergimize emeği geçen herkese, hepinize çok çok teşekkür ediyoruz.

Selam ve sevgiyle...

SELİM GÜNDÜZALP

Dergideki Yazılar