40 Yazı Prof. Dr. Sefa Saygılı

Yazar Profili »

Pineal Bezin Marifetleri

Ekim 2016, 478 130 Görüntülenme Eklenme Tarih: 12 Ocak 2020 22:02 Prof. Dr. Sefa Saygılı

 

Pineal gland (bez) diğer adıyla epifiz, beyinde çok küçük bir parçadır. Yakın zamana kadar hiçbir önemi olmayan, vücudumuzda bir rolü bulunmayan, aktivitesi ve fonksiyonu yok denilen bir bölümdü. Uzun zaman da evrimin erken aşamalarından kalan fonksiyonunu kaybetmiş, işe yaramayan bir kalıntı olarak görüldü.

Halbuki hiçbir şey önemsiz ve gereksiz yaratılmaz. Rabbimizin buyurduğu gibi:

“O ki, yedi göğü tabaka tabaka (birbiriyle ahenkli) olarak yarattı. Rahman (olan Allah’ın) yarattığında hiçbir düzensizlik göremezsin! Haydi gözü(nü) çevir (de bir bak), hiçbir çatlak görecek misin?” (Mülk Suresi, 3)

Gerçekten pineal bez, beynimizde ilk yaratılan bezlerden olduğu halde, ne işe yaradığı son zamanlarda keşfedilen bezdir. Beynin en etkili ve aktif maddelerinden biri olan melatonin hormonunu salgılar. Üstelik bu hormon sadece geceleri salgılanmaktadır. Melatonin, pineal bezde belirgin gün içi ritimle sentez edilir. Melatonin üretimi ve salınımı karanlık ile başlar, aydınlık ile sonlanır.

Pineal bez, görme sisteminin bir uç organı olarak ritmik ışık mesajının organizmadaki her organa iletilmesi işlemini görür. Işık uyarısının pineal beze ulaşması karmaşık, çok nöronlu bir sistemle gerçekleşir.

Melatoninin yararları ise saymakla bitmez:

• Hastalık yapan mikroplara ve virüslere karşı vücudumuzun direncini artıran bir özellikte yaratılmıştır.

• Koroner kalp hastalığına yakalanma riskini düşürür.

• Uykuyu getirir. Rahat uyumayı sağlar, uykunun kalitesini yükseltmede faydalıdır.

• Uzun yolculuklarda ortaya çıkan rahatsızlıkları azaltır.

• İnsanın canlılığını artırır, fiziksel faaliyetlerde destek görevi görür.

• Ergenliğin başlamasında anahtar hormondur.

• Üreme ile ilgili görevleri vardır.

• Vücut ısısını azaltma fonksiyonu mevcuttur.

• Antioksidan (dinçleştirici) faydası vardır.

Bu kadar çok görevi ve faydası olan pineal bezin cüssesi ne kadardır dersiniz?

 Pineal bez çam kozalağını andıran minik, gri beyaz yapıdadır ve yetişkin bir insanda boyutları sadece 3-7 mm civarında, irice bir bezelye büyüklüğündedir. Ağırlığı ise 100-150 mg (yani 1 gramın onda biri kadar) gelmektedir.

Yani pineal beze, bedenimizin en küçük organıdır da diyebiliriz. Ancak kanlanması küçüklüğünün aksine oldukça güçlüdür ve böbreklerden sonra en fazla kanlanan organımızdır.

Peki pineal bez, bu küçücük cüssesi ile bu kadar işi nasıl yapmakta ve o kadar görev yükünü nasıl kaldırmaktadır?

Bunun cevabına İsra Suresi’nden bir ayet (17/85) işaret ediyor:

“Sana ruhtan soruyorlar. De ki: Ruh Rabbimin emrindendir.(*) Bu konuda size pek az bilgi verilmiştir.”

Vücudumuzun 0,1 gr ağırlığında, mercimek büyüklüğündeki bu en ufak organı, ancak çok büyük ve önemli görev ve fonksiyonlarda çalıştırılıyor. Bu ise ancak ruh ile izah edilebilir.

 

(*) Rabbimin bir ‘Ol’ emriyle yarattığı bir varlıktır. Veya, Rabbimin işlerinden bir iştir.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Şaşırtan Organımız: Talamus

ARA BEYNİN bir parçası olan talamus, ceviz büyüklüğünde yaratılmış bir sinir dokusudur. İnsan beyninin orta kısmındadır. Koku duyusu dışında tüm duyu organlarının bağlantı yeri talamusta yer alır.

Devamı »

Beynimizin Şaşırtan ve Yeni Anlaşılan Esnekliği: Nöroplastisite

Nöroplastisite kavramı; gelişim, öğrenme, büyüme, yaşlanma, bozulma, hasarlanma, iyileşme, tedavi, terapi ve rehabilitasyon gibi farklılaşmanın yaşandığı tüm süreçlerde ortaya çıkan değişim ve düzenleme mekanizmalarının yönlendirdiği tüm ‘yeni’ veya ‘yeniden’ yapılanmaları ifade eder.

Devamı »

İnsan Beynine Özgü Heyecan Verici Keşif: Kuşburnu Nöronları

Beyinde keşfedilmemiş farklı hücre tiplerinin olması da muhtemel. Örneğin, araştırmacılar yakın bir zaman önce şeklinin adeta kuşburnu ağacını andıracak şekilde çok sayıda dallanmalar içermesi sebebiyle kuşburnu nöronu olarak adlandırdıkları yeni bir tür beyin hücresi keşfettiler ve bu hücrenin sadece insanlarda olduğunu tespit ettiler.

Devamı »

Tedavi İçin Yaratılan Canlı: SÜLÜK

Sülük insanlık tarihi kadar eski geleneksel bir tedavi şeklidir ve asırlardır pek çok hastalığa şifa vermeye devam ettiği gibi günümüzde de öneminden bir şey kaybetmiş değildir.

Devamı »