ARAMA SAYFASI

Baykuşlar

Gece yırtıcıları diye nitelenen baykuşlar yalnızca canlı avlarla beslenmeleri dışında, gündüz yırtıcılarıyla (sözgelimi kartallar) hiçbir ortak özellik taşımazlar.

 

Birçok avcı kuş gündüzleri avlanırken, gece yırtıcıları grubuna giren baykuşlar geceleri avlanır. Çünkü onlara, alacakaranlıkta bile fevkalade görüş kabiliyeti ve karanlıkta avlarının yerini tespit edebilmelerini sağlayan şaşırtıcı seviyedeki işitme duyuları verilmiştir.

Gece yırtıcıları diye nitelenen baykuşlar yalnızca canlı avlarla beslenmeleri dışında, gündüz yırtıcılarıyla (sözgelimi kartallar) hiçbir ortak özellik taşımazlar. Dişilerin renkleri erkeklerinkiyle aynıdır; ama dişiler erkeklerden biraz daha iri olur. Dişiler genellikle 2-10 beyaz yumurta yapar. Kuluçka süresi 30-40 gündür. Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır. Yavruların yuvada kalma süresi ise farklıdır.

 

Kocaman gözlü baykuş

Baykuşların kafatasının yarısından fazlasını dolduran kocaman gözleri vardır. Bu iri gözler, onların neredeyse zifiri karanlıkta bile görebilmesini sağlar. İnsandan tam on kat daha net görürler. Bazı türlerde gözlerin ağırlığı, vücut ağırlığının %5’idir. Bu oran insan vücudu için de geçerli olsaydı, gözlerimizin kocaman birer greyfurt büyüklüğünde olması gerekirdi.

Gözleri kafataslarına öyle sıkıca yerleştirilmiştir ki, yuvalarında pek hareket edemezler. Aslında buna ihtiyaçları yoktur. Çünkü her yarattığında farklı sanat inceliklerini gösteren Âlemlerin Rabbi, baykuşa hareketli göz değil harika bir baş yapısı vermiştir. Baykuş yanlara bakmak için, başını çevirir. Bu iş onlar için bir angarya değildir; çünkü baykuşlar başlarını tam arkaya bakmak için de çevirebilirler. İnanmak zor gelecek ama bir baykuşun başı 270° dönebilecek şekilde yaratılmıştır. Yani bütün bir çemberin tam ¾’ü kadar. Ayrıca başlarını yukarıya ve aşağıya 180° döndürebilirler.

“Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.” (Hicr Suresi, 75)

Gözlerinin bir diğer ilginç özelliği ise, bütün kuşlarda üst göz kapağı alttakine geldiği halde baykuşlarda durumun tersine olmasıdır. Ayrıca baykuş, mavi rengi görebilen tek kuş türüdür.

 

İşitme duyuları

Baykuşların işitme kabiliyetleri de mükemmeldir. Kulakları bir kedininkinden tam dört kat daha hassastır. Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır. Zifiri karanlıkta da işitme duyularıyla avının yerini tespit ederek yakalarlar. Hassas kulaklarıyla, gecenin sessizliğinde uçan pervanenin kanat sesini veya bir tohumun çiğnenişini, hatta tam sessizlikte düşen iğnenin sesini bile işitebilirler. Sessiz bir gecede 50 metre uzakta kımıldayan bir fareyi duyabilirler. Ayrıca seslerin hareket istikametini de inanılmaz bir doğruluk oranıyla tespit edebilirler.

Zaman zaman sinir bozucu bir gürültüden rahatsız olduğunuzda ya da gürültüye rağmen uyumaya çalıştığınızda siz de benim gibi hayali kurarsınız belki: “Keşke kulaklarımın kapağı olsaydı da kapatıverseydim!” İşte aynen böyle kapaklar baykuşlarda vardır. Ancak gene de ben insan olarak yaratılmış olmaktan çok memnunum; varsın kulaklarım açık kalsın!

Evet, baykuşların ilginç özelliklerinden biri de kulaklarının perdeli oluşudur. İstedikleri zaman açar, istediklerinde kaparlar. Dinlenme halinde ve yavaş uçuşlarında kulak perdesini açar, hızlı uçuşlarında ise kaparlar.

 

Yaşlı bilge baykuş

Çoğu kuşun gözleri, kısmen yanlara bakar. Bunun aksine baykuşları iki gözü de direkt olarak karşıya bakar.

Baykuşların ileriye doğru güçlü nazarı, onları antik çağlardan beri bilgeliğin sembolü yapmıştır. Hâlbuki diğer kuşlardan daha zeki değillerdir.

 

Habitatları ve türleri

Baykuşlar tropik bölgelerden kutup bölgelerine kadar uzanan geniş bir habitatta ve dünyanın hemen her yerinde yaşarlar. Çoğu mağaralarda, ağaç kovuklarında, harabelerde yuva yaparlar; bazı baykuş türleriyse başka kuşların yeraltında yaptıkları yuvalara yerleşirler.

Baykuşların Türkiye’de yaşayan başlıca türleri kulaklı orman baykuşu (Asio otus), bataklık baykuşu (A. flammeus), alaca baykuş (Strix aluco), puhu (Bubo bubo) ve cüce baykuştur (Otus scops).

Baykuşların 135 kadar türü vardır. Büyüklükleri muhteliftir ama görünüşleri aynıdır: Büyük, genişçe bir kafa, yok gibi görünen bir boyun ve iri gözlerin etrafında çay tabağını andıran bir çerçeve.

Güney Amerika ve Meksika’da yaşayan cüce baykuş, en küçük baykuşlardan biridir. Gaga ucundan kuyruk ucuna kadar uzunluğu sadece 12 cm’dir. Yani mini minnacık bir serçe kadar. Ağırlığı 50 gram, kanat açıklığı da, 32 cm kadardır. Peçeli baykuşların boyları 27-53 cm arasında değişir; gözleri oldukça küçüktür; yüzleri kalp biçimindedir; tüyleri açık renktir. En büyük baykuş ise, Avrupa’da yaşayan puhudur. Boyu 70 cm’ye, kanat genişliği 1,5 metreye, yani bir insan boyuna ulaşabilir. Ağırlığı ise 4 kg kadardır.

 

Gece bekçileri

Baykuşlar, gece avlanmaya uygun yaratılmışlardır. Görme ve işitme duyularının keskinliğinin yanında, kanat tüylerinin kenarlarının yumuşak ve esnek oluşu, kanat çırpma ve konma sesini yok eder. Yani tüyleri, susturuculu yaratılmıştır. Uçuş esnasında kanatlarının “pırpır” sesi duyulmaz. Böylece baykuş avına sessizce yaklaşır.

Birçok baykuş gececidir ama aralarında cüce baykuşun (Glaucidium passerinum) da bulunduğu bazı türler alacakaranlıkta etkinlik gösterir ve şafak vakti avlanırlar. Buna karşılık yer baykuşu (Speotyto cunicularia) gibi az sayıda baykuş türü gündüzleri de etkindir.

 

Beslenmeleri

Küçük baykuşlar genelde böcekleri yerler. Peçeli baykuşlar gibi orta büyüklükte olanlar ise fare, kertenkele gibi küçük kemirgenleri yerler. En büyük baykuşlar, tavşan ve sincaplarla beslenirler. Puhu baykuşu, şahinler ve öteki baykuşlar da dâhil olmak üzere diğer kuşları avlarlar. İnanmak güç ama geyikleri bile taşıyıp götürebilirler.

 

 

Kaynaklar:

Animals of the World, Parragon, 2000. s.178-179.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Bayku%C5%9F

http://www.hayvansevgisi.net/hayvanlar.aspx?id=345&lid=477&lab=2