TR EN

Dil Seçin

Ara

Bir Belgenin Işığında Bernard Shaw ve İslâmiyet

İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden günlerde İngiliz gazetelerinde Bernard Shaw’a atfen, Avrupa’nın İslâmlaşmakta olduğuna ve gelecek yüzyıl içinde İngiltere’nin İslâmiyeti veya ona benzer bir din kabul edeceğine dair bir haber yayınlandı. Bir takım tartışmalara sebeb olan bu haber, bazı İslâm âlimlerinin de alâkalarını çekmekten de geri kalmadı.

1950 senesinde ölen Bernard Shaw, ölümünden bir müddet evvel, bir dünya seyahatine çıkmıştı. Bombay’dan geçerken “THE LIGHT” gazetesi “İslâmlaşmak” tabiriyle ne kastettiğini bizzat kendisinden öğrenmek üzere, meşhur yazardan bir röportaj talep etti. Bu husustaki görüşlerini Bernard Shaw The Light muhabirine, şu şekilde izah etti:

...Hayret verici bir canlılığa sahip olduğu için, Muhammed’in (asm) dinine karşı öteden beri yüksek bir hürmet beslerim. Bana öyle geliyor ki, daima değişmekte olan hayatın değişik safhalarında ve her devre uyacak bir görüntüsü olan yegâne dindir. Benim gibi, oldukça şöhret kazanmış kimselerin gelecek hakkındaki kanaatlarına önem vermek gerekir. Ben İslâmiyet için, yarınki Avrupa tarafından kabul edileceğini söyledim. Nitekim bugünkü Avrupa, İslâmiyeti böyle görmeye başlamıştır. Ortaçağ’da kilise, tabilerine, taassup veya cehalet yüzünden İslâmiyeti karanlık renklerle tasvir etmişti. Onlar Muhammed’den (asm) de, dininden de nefret etmek üzere yetiştiriliyorlardı. Onların nazarında Muhammed (asm) “Ante-Christ” (İsa aleyhtarı iblis) idi.

Muhammed’in (asm), bu harikulâde adamın hayatını inceledim. O İsa aleyhtarı değil, bütün insanlığın kurtarıcısı olarak bilinmelidir. Onun gibi bir adam, bugün dünyanın idaresini eline alsa, eminim ki dünyayı, hasretini çektiğimiz barış ve saadete kavuşturur.

Sırasıyla söyleyelim. On dokuzuncu yüzyılda Charlyle, Goethe, Gibbon gibi namuslu düşünürler, Muhammed’in (asm) dininde hakiki bir kıymet gördüler ve bu sayede Avrupa İslâmiyet’e karşı daha müsait bir vaziyet almaya başladı. Bugünkü Avrupa bu yolda daha ileri gitti. Muhammed’in (asm) dinine aşık olmaya başlıyor. Gelecek yüzyılda daha da ileri gidecek. Avrupa içine düştüğü zorluklardan kurtulmak için, bu dinin ne kadar kıymetli bir vasıta olduğunu takdir edecektir. Benim iddiamı bu yolda anlamalısınız. Halihazırda bile vatandaşlarımdan ve diğer Avrupalılardan bir çok kimseler, Muhammed’in (asm) dinini kabul etmişlerdir. Sorunuzdaki “İslâmlaşmak” tabiriyle ne demek istediğimi izah etmiş olduğum kanaatindeyim.

 

...

Bernard Shaw’dan Gülen Düşünceler

Kilise, günümüzde dualara katılımı sağlamak için sıradan olmak zorundadır; ama sıradan oldukça, insanlar daha az gidiyor kiliseye. Töreleri de, törenleri de çağdışıdır kilisenin; rahipler de öyle şeylere kulak asmazlar, onlar da çağdışıdırlar çünkü. Düğün törenleri de, ölüm törenleri de çekilmez durumdadır...

•••

Kiliseler, alçak gönüllülüğü öğrettikleri gibi, öğrenmelidirler de...

•••

Çalışan sınıfın psikolojisini, sıradan gelgit işlerinde çalışan bir çocuk kadar bilmiyordu, Marx.

•••

İnancın bulunmadığı yerde, ikiyüzlülük uyumluluk olur; bilginin bulunmadığı yerde ise, bilgisizliğin adı bilim olur.

•••

Bilmeyince ne kadar kolaydır konuşmak.

•••

Köle gibi yetiştirilenler, köle gibi yönetilebilir ancak.

•••

Kendi dilini bilmeyen, başka dili öğrenemez.

•••

Modalar, düzenlenmiş salgın hastalıklardır aslında. Satıcıların salgınlar başlatabileceğini kanıtlar bu...

•••

Yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm gençken. Başarısız olmak istemiyordum, onun için ben de on kat daha çok çalıştım.

•••

Noel, çirkin bir konu; acımasızlıkla, açgözlülükle ilgili bir konu; sarhoşlukla, serserilikle ilgili bir konu; kötülükle, dilencilikle, yalancılıkla, pislikle, küfürle ilgili, ahlâka aykırı bir konu... İsteksiz ve bıkkın bir ulusa, Noel, dükkân sahipleriyle basının zorla benimsettikleri bir konudur.

(Gülen Düşünceler, Şakir Eczacıbaşı)