TR EN

Dil Seçin

Ara

Ruslar ve Çeçenler

Ünlü Rus romancı Tolstoy “Hacı Murat” isimli romanını yazmaya, bir yaz günü, tarlaların içinden evine dönerken karar verdi. Tarladan birbirinden güzel çiçeklerden bir demet yapmıştı. Yürürken yol boyunca uzayan hendeğin dibinde Ruslar’ın Tatar dediği bir “deve dikeni”ni gördü. Onu alıp çiçek demetinin ortasına yerleştirmek geçti içinden:

Hendeğe indim, çiçeğin ortasında tatlı tatlı, tembel tembel uyuklayan tüylü at arısını kovaladıktan sonra, çiçeği koparmaya çalıştım. Güç bir işti bu. Elime mendil sardığım halde yine de dikenler batıyordu. Sapı öylesine sert ve sağlamdı ki dakikalarca uğraşıp lif lif ayırmak zorunda kaldım. Nihayet koparmayı başardığımda, sapı parça parça olmuştu. İlk gördüğümdeki güzelliğinden eser kalmamıştı. Üstelik onca emek vererek topladığım zarif çiçekler arasında, kaba ve çirkin görünüyordu. Dalında çok güzel görünen, beni kendine hayran bırakan bu çiçeği boşu boşuna kopardığıma üzüldüm. Attım onu. Koparmak için yaptığım uğraşıyı düşünerek ‘ne zorlu bir yaşama arzusu bu!’ diye düşündüm.”

Çeçenler Rusların Orta Asya’dan topladığı çiçek demetinde hiçbir zaman süs bitkisi olmadı ve olmayacak. Ruslar stratejik sebeplerle bu savaşı kazanmak zorunda olduklarını düşünüyorlar. Çeçenler ise hayatta kalmak için. Hayatta kalma arzusu insanı stratejiden daha iyi motive eder.