23 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

''Tesadüftür Canım''

Mayıs 2019, 509 486 Görüntülenme Eklenme Tarih: 19 Nisan 2019 16:50 Ömer Sevinçgül

 

Bir araştırmacı, bir yerde arkeolojik kazı yaparken üst üste konmuş beş on tane taş görse “Burada bir medeniyet varmış. Birileri bina yapmışlar” diyor.

Fakat milyar çarpı milyarlarca atom taşının planlı bir biçimde örülmesiyle inşa olunan bir bitkinin, bir hayvanın, bir insanın ustasını, sanatkârını, mimarını “Kendi kendine oldu” söylemiyle görmezden gelebiliyor.

Halbuki kâinatın yapıcısı, yaratıcısı nice alametlerle belli ediyor kendini. Eserlerini birer ayna yapmış. İnsana da görecek göz, düşünecek akıl, sezecek kalp vermiş. Yeter ki önyargısız biçimde baksın kişi.

Eserler o kadar mükemmel, o kadar sanatlı, o kadar düzenli ki bu vadide tesadüf beş para etmez.

Bir adam düşün... Eline bir tüfek almış, hedef tahtasına ateş ediyor. Etrafındaki seyirciler de dikkatle bakıyorlar.

Birinci atışta hedefi on ikiden vuruyor. Kimi “Aferin, vurdu adam!” derken, kimi de “Tesadüftür canım!” diyor.

Adam ikinci kez ateş ediyor, yine on ikiden vuruyor. Üçüncü kez ateş ediyor, on iki…

Yüz atış yapıyor, hepsinde de on ikiden vuruyor. Buna tesadüf demek mümkün mü? Diyene gülerler.

Tıpkı bu örnekteki gibi, varlık aleminde her iş yerli yerinde yapılıyor, her oluş hikmetli, sanatlı, düzenli. Hayat makinesi hiçbir aksaklık olmaksızın çalışıyor.

Tek canlının bile bünyesinde, organlarında, dokularında, hücrelerinde milyarlarca mucizevi olay meydana geliyor, her gün, her saat, her dakika. Hepsi yerli yerinde, hepsi yararlı, hepsi sistemli.

Bunun nesi tesadüf!

Belli ki, perde arkasında bir ilim, bir irade, bir kudret var. Eserlerini bir kadere, bir plana göre düzenliyor, yapıyor, yaratıyor.

Toprak, hava, su, ısı, bitki, sözün kısası her şey birer sebep, birer vesile, birer alet, birer kalem. Yazan, yapan, yaratan başkası. 

Tüm varlıklar harika yaratılışlarıyla ustalarını haykırırken bu sese ilgisiz kalmak ancak inatla açıklanabilir.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Deprem Kader Değil mi?

Bediüzzaman Hazretleri, bir risalesinde, “insanların ağzından çıkan ve küfrü işmam eden kelimeler var,” der ve inananların bu kelimeleri “bilmeyerek” kullandıklarını söyler. Küfrü işmam eden, yani “koklatan, kendilerinden küfür kokusu gelen” kelimeler... Bu tesbiti okuduktan sonra ben de kelimeleri koklamaya çalışıyorum. Gün geçmiyor ki böyle bir sözle karşılaşmayayım. İşte onlardan biri: “Deprem kader değildir!”

Devamı »

Ruh Nereye Gider?

“Merak ediyorum, ölüm nasıl gelir, bedenden ayrılan ruh nereye gider, sonra neler olur? Bunları aşama aşama anlatır mısın bana!”

Devamı »

“Allah Nerede?”

Merakının bütün derinliğini sesine yükleyerek, “Söyler misin bana” dedi, “kâinatın sınırı var mı?”

Devamı »

Süslü Suretler Sergisi

Kuşa nasıl iki kanat gerekiyorsa mana âlemine yükselmek isteyen insana da iki kanat gerek. Bunlar kalp ve akıl kanatlarıdır. Kişi, kalbiyle yaratıcısını severken aklıyla da yaratılışın ince sırlarını, hikmetlerini, maslahatlarını tefekkür eder, kavrarsa hakiki marifeti kazanır, kâmil insan olur.

Devamı »