17 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

''Tesadüftür Canım''

Mayıs 2019, 509 202 Görüntülenme Eklenme Tarih: 19 Nisan 2019 16:50 Ömer Sevinçgül

 

Bir araştırmacı, bir yerde arkeolojik kazı yaparken üst üste konmuş beş on tane taş görse “Burada bir medeniyet varmış. Birileri bina yapmışlar” diyor.

Fakat milyar çarpı milyarlarca atom taşının planlı bir biçimde örülmesiyle inşa olunan bir bitkinin, bir hayvanın, bir insanın ustasını, sanatkârını, mimarını “Kendi kendine oldu” söylemiyle görmezden gelebiliyor.

Halbuki kâinatın yapıcısı, yaratıcısı nice alametlerle belli ediyor kendini. Eserlerini birer ayna yapmış. İnsana da görecek göz, düşünecek akıl, sezecek kalp vermiş. Yeter ki önyargısız biçimde baksın kişi.

Eserler o kadar mükemmel, o kadar sanatlı, o kadar düzenli ki bu vadide tesadüf beş para etmez.

Bir adam düşün... Eline bir tüfek almış, hedef tahtasına ateş ediyor. Etrafındaki seyirciler de dikkatle bakıyorlar.

Birinci atışta hedefi on ikiden vuruyor. Kimi “Aferin, vurdu adam!” derken, kimi de “Tesadüftür canım!” diyor.

Adam ikinci kez ateş ediyor, yine on ikiden vuruyor. Üçüncü kez ateş ediyor, on iki…

Yüz atış yapıyor, hepsinde de on ikiden vuruyor. Buna tesadüf demek mümkün mü? Diyene gülerler.

Tıpkı bu örnekteki gibi, varlık aleminde her iş yerli yerinde yapılıyor, her oluş hikmetli, sanatlı, düzenli. Hayat makinesi hiçbir aksaklık olmaksızın çalışıyor.

Tek canlının bile bünyesinde, organlarında, dokularında, hücrelerinde milyarlarca mucizevi olay meydana geliyor, her gün, her saat, her dakika. Hepsi yerli yerinde, hepsi yararlı, hepsi sistemli.

Bunun nesi tesadüf!

Belli ki, perde arkasında bir ilim, bir irade, bir kudret var. Eserlerini bir kadere, bir plana göre düzenliyor, yapıyor, yaratıyor.

Toprak, hava, su, ısı, bitki, sözün kısası her şey birer sebep, birer vesile, birer alet, birer kalem. Yazan, yapan, yaratan başkası. 

Tüm varlıklar harika yaratılışlarıyla ustalarını haykırırken bu sese ilgisiz kalmak ancak inatla açıklanabilir.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

''Tesadüftür Canım''

Bir araştırmacı, bir yerde arkeolojik kazı yaparken üst üste konmuş beş on tane taş görse “Burada bir medeniyet varmış. Birileri bina yapmışlar” diyor. Fakat milyar çarpı milyarlarca atom taşının planlı bir biçimde örülmesiyle inşa olunan bir bitkinin, bir hayvanın, bir insanın ustasını, sanatkârını, mimarını “Kendi kendine oldu” söylemiyle görmezden gelebiliyor.

Devamı »

Safsata Bunlar, Anlamıyor musun?

Ona dedim ki: Biri sana 'tanrıtanımazım' derse inanma, mutlaka 'tanıdığı' bir tanrısı vardır... Modern dünyada bir sürü tanrı var ve insanlar bunlardan birine iman etmişler: tesadüf, doğa, madde, servet, kariyer, şöhret, bilim, benlik vesaire… Kimi de bir şahsı tanrı edinmiş, onun sözlerini amentü kabul etmiş.

Devamı »

"Kötülüklere Neden Engel Olmuyor?"

Şerleri, kötülükleri yaratmak değildir kötü olan, onları işlemektir. İnsan ister, Allah yaratır. Böylece insan mesul olur, hesap verir.

Devamı »

Üç Yüzlü Dünya…

Hep işitirim ‘yalan dünya’ lafını. Kimi insanlar dünyayı kötülüyor, kalleş, alçak, aldatıcı, dönek falan diyorlar. Nitelikli Müslüman olmanın bir koşulu da dünya ile ilgilenmemekmiş bu anlayışa göre. İnsan nasıl bırakır dünyayı! Burada yaşıyorum ben. Niye pis, niye kötü olsun? Kimlerdir kötüdür, pistir diyenler? Neden?

Devamı »