TR EN

Dil Seçin

Ara

Ufkunu Geniş Tutmak

Ufkumuz beklentilerimizin, hayallerimizin ve gelecek düşlerimizin sınırlarını belirliyor.

 

Dış dünya ile ilgili kavramların iç âlemimizde yansımaları olabiliyor.

“Ufukta bir karaltı belirdi.” veya “Ufukta gemi göründü!” derken düz arazide veya açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yerden bahsetmekteyiz.

Diğer yandan ufku dar insanlardan veya geniş ufuklu insanlardan bahsettiğimizde aynı kelimeyi anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü, ihata anlamında kullanmaktayız.

Dış dünyadaki ufuktan hareketle kendi ufkumuz üzerine bir ufuk turu yapmaya ne dersiniz?

Uzaklardan baktığımızda yer ve göğü bir kılan çizgi ile dünyamıza bir sınır çekilmiştir sanki.

O sınırdan ötesi ait olduğumuzu düşündüğümüz dünyanın dışıdır, bizim için bilinmeyendir.

Bu bilinmeyene ilgisiz kalıp içine doğduğu sınırlar içinde yaşamayı tercih edenler olabilir.

Ama yeni dünyalara açılma ve gelişme derdi olanlar için ufuk ötesi hep merak konusudur. 

Ufkumuz beklentilerimizin, hayallerimizin ve gelecek düşlerimizin sınırlarını belirliyor.

Bizler ufuk genişliğimiz kadar mesafeleri görebiliyor, hayal kuruyor ve öngörüde bulunabiliyoruz.

Peki ufuk çizgimizi kim belirliyor? Biz kim olduğumuzun ve neler yapabileceğimizin farkındalığı ile mi sarılıyoruz hayata? Yoksa birilerinin yüklediği rol ve görevlerin dışına çıkmadan önümüze konan ufkun sınırları içinde kalarak mı geçiriyoruz ömrümüzü? Hayal kurmadan,  daha iyiye ve daha güzele erişmek adına neler yapabileceğimizi görmeden…

Burada “Truman Show” adlı filmi hatırlatmak istiyorum ve çok etkileyici bulduğum “ufka toslama” sahnesini.  

Evli ve iş güç sahibi Truman bir adada rutin bir hayat yaşamaktadır.

Aslında her şey bir kurgu ve etrafındaki herkes oyuncudur.

Çocukluk yıllarında kendisinde oluşturulan deniz korkusu ve başka nedenlerle yaşadığı adadan o güne kadar ayrılmamıştır.

Gerçeği öğrendikten sonra korkularını yenmek adına denize açılmayı göze alır.

Hayatını o güne kadar kurgulayanların tepkisine ve oluşturdukları suni fırtınalara rağmen yolundan dönmez.

Bir süre sonra deniz durulur, merak ve heyecanla yoluna devam ederken yelkenlisi gök ile yerin birleştiği ufka toslayıverir!

Evet o güne kadar ufuk diye bildiği aslında suni bir sınırdır.

Truman’ın yelkenli içinde delip geçtiği ufuk çizgisinde yaşadığı şaşkınlık ve heyecan görülmeye değer.

Evet gördüğünden ötesi vardır. Bitiş zannettiği noktanın bir bitiş olmadığını ancak cesaret ve çaba göstermekle anlayabilmiştir.

İnsan tekleri kadar milletlerin de geniş ufuk sahibi olması önemli.

Hızla değişen şartları daha iyi kavramanın ve iyi bir yol haritası belirlemenin yolu “vizyon sahibi” olmaktan geçiyor.

Başkalarının hayallerinin bir parçası olarak değil, kendi hayallerimizi gerçekleştirerek bir dünya kurmak mümkün.

Hâsılı kelâm vakit ufku geniş tutmak vaktidir.