85 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

Ruhumdan Üfledim

Aralık 2013, 444 411 Görüntülenme Eklenme Tarih: 22 Mayıs 2020 19:53 Ömer Sevinçgül

 

“Allah insanı yaratmış, ona ruhundan üflemiş. Ruhu mu var yani, üflemesi de ne demek?”

Yok, öyle anlama. Onun ruhu var, birazını bize vermiş, demek onu hiç tanımamak anlamına gelir.    

Üfleme meselesi bir unvanı mülahaza, bir temsil dürbünü. Mucize Kitabın üslubuna uygun bir örnekleme. Görünmeyen, özü kavranamayan bir olayı, bilinen bir fiille dile getiriyor. Birazcık da olsa anlayasın diye.  

Mesela, bir ressam dese: “Bu tabloya sanatımdan üfledim.” Bu sözle, “Ben onu sanatımla yaptım, sanatımı ona yansıttım, onda benim sanatımdan izler var, resme bakarak benim sanatımı, ilmimi anlayabilirsiniz” demek ister. İnsan da yaratıcının sanat eseridir. Bedenini topraktan yaratan da odur, ruhunu var eden de.

Bizi yaratan zat, kendisini tanıyabilelim diye kendi sonsuz isim, sıfat ve şanlarından birer gölgecik vermiş bize. Bir bakıma kendi niteliklerini yansıtmış. “Ruhumdan üfledim” sözünden, “kendimde olanın minicik bir timsalini insanda yarattım” manasını anlayabiliriz. 

İnsanda “ene” vardır, yani “benlik” hissi. “Ben” diyebiliyor, “benim” diyebiliyor. Diyemeseydi “sen” ya da “senin” de diyemezdi. Kendini idrak edemeyen idrak edemez başkasını. 

“Ben biliyorum, ben istiyorum, ben yapıyorum, ben evimin sahibiyim” der, buradan yola çıkarak, “Rabbim de biliyor, istiyor, yapıyor, yaratıyor, o da bu evrenin sahibi” diyebilir. Fakat kendisinin bir yaratık, Rabbininse yaratıcı olduğunu unutmamalı. 

Sonra, “Bana ilmi, iradeyi, kudreti veren de o, öyleyse her şey onun” der, elindekileri hakiki sahibine teslim eder, sonsuz derecede fakir olduğunu anlar. Kendi benlik duygusundan vazgeçer. “Ben de onunum. Benim, dediklerim de onun” der. Kendini Rabbinde fani eder. Kibirden, gururdan, benlikten vazgeçer. Böylece kâmil insan olur.

 

 


Aralık 2013, 444 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Tuhaf!

Tanrıtanımaz bir arkadaşla tartıştık. “Tanrı bir kısım işleri nedeniyle evrenle ilgilenemiyor” diyor. “Tanrı varsa ve iyiyse neden kötülüklere meydan veriyor” diyerek inanmama nedenini açıklıyor. … Evvela şu ‘tanrıtanımaz’ kelimesi hakkında bir tespitimi söyleyeyim...

Devamı »

Düşün!

Bir adam düşün... Eline bir tüfek almış, hedef tahtasına ateş ediyor. Etrafındaki seyirciler de dikkatle bakıyorlar. Birinci atışta hedefi on ikiden vuruyor. Kimi “Aferin, vurdu adam!” derken, kimi de “Tesadüftür canım! Acemi şansı” diyor. Adam ikinci kez ateş ediyor, yine on ikiden vuruyor. Üçüncü kez ateş ediyor, on iki. Yüz atış yapıyor, hepsinde de on ikiden vuruyor. Buna tesadüf demek mümkün mü? Diyene gülerler.

Devamı »

Birey Olmak

Birey olmak istiyorsun demek. Ne güzel! Birey olma arzusu, özgürlük talebi pek yaygın günümüzde...

Devamı »

Heme Ez Ost!

Diyorsun ki: “Tümtanrıcılık diye bir terim var. ‘Tanrı evrende içkindir’ falan diyorlar. Her varlık onun parçasıymış sanırım. Edebiyat dersinde bir şeyler anlatmıştı hoca. ‘Dalga ayrı görünür ama denizdendir’ falan gibi bir laf etmişti. Düşündüm, içinden çıkamadım. Ne demek istiyorlar?”

Devamı »